![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Bloglar | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Klavye Link | Arama | Bugünki Mesajlar | Okundu Kabul Et |
| Türkçe Şarkı Sözleri Yerli... |
| Etiketler: turkusozleri |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Klavye Üye ![]() Üyelik tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 123
Ruh Hali: Teşekkürler: 31
22 Mesaja 41 Teşekkür edildi
| Kırmızı gül demet demet türküsü ve hikayesi KIRMIZI GÜL DEMET DEMET REVAN, bugünkü adıyla ERİVAN, yani günümüzde Ermenistan'ın başkenti... Türkümüze konu olan olayın geçtiÇi zaman ise, büyük olasılıkla 17. yüzyıl sonrası... Neden derseniz, REVAN Osmanlının önemli bir ticaret merkezi o zamanlar. Ama bir ara elden çıkmış, Safeviler işgal etmiş. Yıl 1635. Dördüncü Murat ikiyüzellibin kişilik bir orduyla REVAN seferini düzenlemiş. Sekiz ay, yirmi dokuz günlük kuşatma sonunda, REVAN yeniden Osmanlı topraklarına katılmış. Eskisi gibi kervanlar gider gelir olmuş. Mal götürüp, mal getirmişler... Memet de gidip gelen kervancılardan birisi... Anasının da tek 'balası'... Tek oÇlu!. Erzurum yöresinde üç beş dönümlük tarlalarını ekip dikiyorlar... Yetiştirdikleri ürünü de kervana katıp, REVAN'da satıyor Memet... Memet de Memet hani... KarayaÇız bir delikanlı... Taşı tutsa, suyunu çıkaracak kadar güçlü. Bir de alışkanlıÇı var Memet'in. Her akşam tarla dönüşü, bahçelerden derlediÇi demet demet gülleri getiriyor anasına.. Anayla oÇul arasında bir simge gibi kırmızı gül demeti... Sevgi saygı simgesi. Gülleri evinin duvarına asıp kurutuyor ana... Onlara baktıkça oÇlunu görür gibi oluyor... Hele Memet kervandaysa. Gözü gönlü kırmızı gülün kurumuş, gazelleşmiş demetinde ananın. Rüyaları hep Memet üstüne... REVAN yollarını düşlüyor hep. Kimi zaman kara saplanmış görüyor kervanı. Kanter içinde uyanıyor. hayra yormaya çalışıyor. Kimi geceler de toza dumana katılmış kervanın, atının eşeÇinin devesinin bir toz bulutu içinde kayboluşunu düşlüyor. Bir hortum, yutuyor kervanı. Koca kervan döne döne göÇe çekiliyor. Geride ne bir at, ne de bir deve, ne de insan kalıyor. Memet'i arıyor gözleri. Kara yaÇız, kaytan bıyık Memet, ellerini uzatıyor anasına. 'Tut ellerimi' diyor. Ama ne gezer. Anasının elleri boşlukta kalıyor. Sözün kısası günü gelip de kervan REVAN'dan dönene kadar bu böyle sürüp gidiyor. Kervanın dönüşünü dört gözle bekliyor. Bazen kışın yola saldıÇı oÇlu yazın dönüyor .Bazen de tersi oluyor . Kervanın dönüşü, bayram gibi! Kimi kocasını, kimi yavuklusunu karşılıyor. Kimi analar da oÇlunu. Sarılıp, aÇlayanlar, sevinç gözyaşı dökenler. Yemen seferinden döner gibi. Gerçi savaş dönüşü deÇil ama; hastalıÇı saÇlıÇı var... Karı var, ayazı var!. Bir de salgın hastalık söylentisi yayılmış. Veba hastalıÇı kırıp geçiriyor ortalıÇı. İlkin bir ateş sarıyor bünyeyi. Kusma, iltihap, baş dönmesi. En sonunda da sayıklama. Artık kurtuluşu yok. Sayıklaya sayıklaya götürüyor insanı. En erken üç gün. En geç yedi gün içinde başlıyor sayıklama... KurduÇu tüm dünya yok oluyor bir anda insanın. Sevgiliye özlem, alınan armaÇanlar. Söylenecek güzel sözler. ''Sensiz olamam. Sen benim her şeyimsin. Güne seninle başlıyorum. Seninle bitiyor gecem. Zaman yitirmemek gerek demiştin. Oysa günler su gibi geçti. Ne bir ses; ne bir nefes. Düşlerdeki yerin hariç. Oysa seninle her şeye yeniden başlayacaktık. Öyle demiştik. ''Yaşam o kadar kısa ki; hiç zaman yitirmek istemiyorum seninle olmak için''. Bunları sen söylemiştin. SıcaklıÇın avuçlarımdaydı. Kuytu bir sokak arası mıydı?. Yoksa aşıklar yoluna girişte miydi? Bir tek gözlerin kalmış belleÇimde. Bir de kuşların bitmeyen şakımaları. Ne de güzel batmıştı güneş. Alaca ışıÇın, alaca karanlıÇa dönüştüÇü an. Akşam güneşinin, yavaş yavaş yok oluşu muydu güzel olan?. Yoksa alaca ışıÇın, alaca mutluluÇa dönüştüÇü an mıydı en güzeli. Bahar mı kokuyordu saçların. Yoksa gerçekten bahar günleri miydi? İşte böyle sevgili. Ben şimdi senden uzak. Seni sayıklıyorum. Ellerini tutabilsem yeniden. Yüzüme dokunsa saç tellerin. Ama ne gezer!. Kuytulardan kaybolmayı severim demiştin. Aniden yok oluyorsun düşlerimden. Ellerim boşta kalıyor. Hem anamın hıçkırıÇı niye. UzattıÇım ellerimi tutsa ya! Ateşler içindeyim. BildiÇim türküleri mırıldanıyorum; yokluÇunuzda. Gurbet elde baş yastıÇa gelende, Gayet yaman olur işi garibin, Gelen olmaz giden olmaz yanına, Bir çalıdır mezar taşı garibin. Bir çalının dibine gömüyorlar Memet'i. Söylenecek sözleri, sevgiliye, anasına özlemiyle birlikte örtüyorlar üstünü. Kara toprak alıyor baÇrına. Gençmiş... Sevenleri varmış... Anası yavuklusu yol gözlüyormuş. Ecel bu! Kimini sele, kimini yele verir. Memet'i de Revan'da vebayla yakalıyor. Sayıklaya sayıklaya gidiyor Memet. Kucak dolusu kırmızı güller elinde kalıyor. Sevgiliye özlemi de dilinde!. Artık bir çalıdır mezar taşı Memet'in!. Bir tek Memet deÇil vebaya teslim olan. Kervanın çoÇu kırılıyor. Sahipsiz mezar oluyor Revan ' da. Kalanlar perişan. Utangaç. Yaşıyor olmaktan utanıyorlar sanki... Sanki ölenlerin sorumlusu ölmeyenlermiş gibi... AÇır aÇır Erzurum'a giriyor kervan. Analar, bacılar, sevgililer, oÇullar, eşler... Meraklı gözlerle karşılıyor kervanı. AradıÇını bulan sarmaş dolaş. Gözyaşları hıçkırıklara karışıyor. AradıÇını bulamayanlar, ilk rastladıÇına soruyor. ''OÇlum Memet'im nerede. Birlikte çıktınız kervana. Nerede kaldı''. Sen sen ol da gel yanıtla. "İlkin kusma başladı. Sonra da bir ateş. En son sayıklama başladı. Tüm sevdiklerini bir bir sıraladı. Titreye titreye sayıkladı. Yedi gün dayandı Memet. Sonra... Sonra bir çalının dibine gömdük onu''. Gel de söyle bunu. Söyleyebil!. Hem de anasına... O ana deli olup daÇlara düşmez mi?. Avuçlarını göÇe açıp ol tabipten medet dilemez mi?. Kırmızı gülden merhemlik istemez mi?. KarayaÇızın güzeli oÇlunu, canından parçayı alıp götüren ölüme, ilenmez mi? Ölümün hepsi kötü. Ana, baba, anneanne, dede. Hepsi kötü. Dün var olan... Soluyan, nefes alan; nefes veren. Bir anda yok artık. Yerinde yeller esiyor. Şekli şemali, son sözleri, yavaş yavaş yok oluyor. Belleklerden siliniyor. Yaşlı ölümü neyse ne! ''Öldü de kurtuldu" diyor insan. Ya gencecik ölümler. Muradı gözünde gidenler. Anadır, alıyor veriyor. veriyor alıyor. Oluru yok. Diline kırmızı gülleri doluyor. Ol tabipten medet diliyor. Olmuyor. Ver elini daÇ yolları. Dilinde türküsü. Gönlünde oÇlunun hayali. Deli olup daÇlara düşüyor. O'nu son görenler elinde bir demet kırmızı gül, dilinde ''Kırmızı gül demet demet. Sevda deÇil bir alamet Şol Revan'da balam kaldı. Yavrum kaldı''... diye diye haykırdıÇını söylediler. Kırmızı gül demet demet Sevda deÇil, bir alamet Balam nenni, yavrum nenni, Gitti gelmez ol muhannet, Şol Revan'da balam kaldı, Yavrum kaldı, Balam nenni, Kırmızı gül her dem olmaz, Yaralara merhem olmaz Balam nenni, Yavrum nenni, Ol tabipten derman gelmez Şol Revan ' da balam kaldı, Yavrum kaldı, Balam nenni. Kırmızı gülün hazanı, AÇaçlar döker gazalı, KarayaÇızın güzeli Şol Revan ' da balam kaldı, Yavrum kaldı, Kaynak: Yaşar Özürküt Öyküleriyle Türküler 2 İstanbul, 2001
__________________ bitmeyen bir sevdad?r TÜRKÜLER |
| | |
| Tesekkür Botu ![]() | 1 kişi bu mesaj için EwiL_DaY arkadaşımıza teşekkür etti:
sevdalinka (01-26-2008) |
| Sponsored Links |
| | #2 (permalink) |
| Klavye Üye ![]() Üyelik tarihi: Aug 2007 Nerden: hayatın içinde :))
Mesajlar: 318
Ruh Hali: Teşekkürler: 103
32 Mesaja 68 Teşekkür edildi
| Cevap: Kırmızı gül demet demet türküsü ve hikayesi çok sevdiÇim bir türkü emeÇine saÇlık kanki gerçektende bitmeyen bir sevdadaır türküler...... |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Peruklu Demet | Haberci | Magazin | 0 | 11-06-2007 01:10 |
| Demet Akalin - Gazete | ShirinBaby | Türkçe | 0 | 10-03-2007 03:21 |
| Demet Akalın'dan itiraflar | Haberci | Son Dakika Haberleri | 0 | 09-29-2007 14:00 |
| Demet Akalın | Rosita | Türkçe | 0 | 07-17-2007 18:18 |
| Demet Sağıroğlu | a_lee | Türkçe | 0 | 12-19-2006 03:07 |
| Klavye.com da Yenimisiniz? | Yardıma mı ihtiyacınız var ? |