![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Bloglar | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Klavye Link | Arama | Bugünki Mesajlar | Okundu Kabul Et |
| Türk Kültürü Zengin Türk Kültürü'nün tarihi , gelenek ve görenekler , dil ve edebiyat ve daha neler neler |
| Etiketler: turkce |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| .::.SustuM.::. Üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,844
Ruh Hali: Teşekkürler: 147
116 Mesaja 209 Teşekkür edildi
| Türk kelimesinin milletimizin adı olarak geçtiÇi ilk Türkçe metinler... Orhun Yazıtları Köktürk imparatorluÇunun ünlü hükümdarı Bilge KaÇan döneminden kalan yazılı taşlardır. Bu taşlar, hem maddî hem de manevi bakımdan Türk dili, kültürü ve tarihinin en deÇerli anıtlarıdır. "Türk" kelimesi, Türk milletinin adı olarak ilk defa bu bengü taşlarda geçmektedir. Bunlar, Türk edebiyatının ilk şaheseri, Türk hitabet sanatının muhteşem örneÇi, Türk yazı dilinin ilk belgeleridir. Şüphesiz daha önceki dönemlerden kalma Türkçe metinler ve kitabeler de vardır. "Türk adının, Türk milletinin isminin geçtiÇi ilk Türkçe metin.. İlk Türk tarihi.. Taşlar üzerine yazılmış tarih.. Türk devlet adamlarının millete hesap vermesi, milletle hesaplaşması.. Devlet ve milletin karşılıklı vazifeleri.. Türk nizamının, Türk töresinin, Türk medeniyetinin, yüksek Türk kültürünün büyük vesikası.. Türk askerî dehasının, Türk askerlik sanatının esasları.. Türk gururunun ilâhî yüksekliÇi.. Türk feragat ve faziletinin büyük örneÇi.. Türk içtimaî hayatının ulvî tablosu.. Türk edebiyatının ilk şaheseri.. Türk hitabet sanatının erişilmez şaheseri.. Hükümdarane eda ve ihtişamlı hitap tarzı.. Yalın ve keskin üslubun şaşırtıcı numunesi.. Türk milliyetçiliÇinin temel kitabı.. Bir kavmi bir millet yapabilecek eser.. Asırlar içinden millî istikameti aydınlatan ışık.. Türk dilinin mübarek kaynaÇı.. Türk yazı dilinin ilk, fakat harikulade işlek örneÇi.. Türk yazı dilinin başlangıcını miladın ilk asırlarına çıkartan delil.. Türk ordusunun kuruluşunu en az 1250 sene öteye götüren vesika.. TürklüÇün en büyük iftihar vesilesi olan eser.. İnsanlık aleminin sosyal muhteva bakımından en manalı mezar taşları.. Dünyanın bugün belki de en büyük meselesi olan Çin hakkında 1250 sene evvelki Türk ikazı.." (Muharrem Ergin, Orhun Abideleri, Ön Söz'den) KÖKTÜRKLER 6. yüzyılın başlarından 7. yüzyılın ortalarına kadar olan dönemde Köktürk İmparatorluÇu Mançurya'dan İran'a kadar uzanıyordu. Türk boyları güçlü hakanların buyruÇunda birleşmiş, Batı KaÇanlıÇı DoÇu KaÇanlıÇına tâbi olmuş, bir merkezden idare edilen Türkler Asya'nın hâkimi durumuna gelmişlerdi. Fakat daha sonra imparatorluÇu teşkil eden kavimler arasındaki çekişme, Türk Beyleri arasındaki dayanışmanın bozulması. Çin'in entrikaları ve özellikle güçlü kaÇanların gelmeyişi İmparatorluÇun çökmesine yol açtı. Devletin doÇu kısmı Çin hâkimiyetine geçti. Çin daha sonra batı kısmına da yayılmaya başladı. Türk illeri işgal, Türk boyları esir edildi. Fakat bu esaret uzun sürmedi, İlteriş KaÇan daÇılan milleti topladı; 680-682 yıllarında devleti Çin esaretinden kurtararak yeniden kurdu. BİLGE VE KÖL TİGİN KARDEŞLER İlteriş KaÇan öldüÇü zaman oÇulları Bilge ve Köl Tigin henüz 7 ve 8 yaşlarında idiler. Onun için İlteriş KaÇan'ın yerine kardeşi Kapgan KaÇan geçti. Kapgan KaÇan zamanında devlet eski haşmetine ulaştı. Kapgan KaÇan'ın ölümünden sonra Bilge KaÇan Taht'a oturdu. Kardeşi Köl Tigin ve buyrukçu (vezir) ihtiyar Tonyukuk' un yardımı ile devleti daha da kuvvetlendirdi. Onun devrinde "Türk BirliÇi" tam olarak bir kere daha saÇlandı. BirliÇin saÇlandıÇı her devirde görüldüÇü gibi, Bilge KaÇan zamanında da Türk Devleti eşsiz bir kudret haline geldi. Köl Tigin 731'de, aÇabeyi Bilge KaÇan 734'de öldüler. Köl Tigin öldükten bir yıl sonra, yani 732 yılında, Bilge KaÇan kardeşi için bir ebedî taş yontturdu, başka deyişle bir anıt diktirdi. Bu taştaki yazılar, o eşsiz kitabe, Bilge KaÇan tarafından kaleme alınmıştır. Bilge KaÇan bu kitabede, kardeşinin yüceliÇini, kahramanlıÇını, Türk milleti için unutulmaz hizmetlerini dile getirir. Kendi ölümünden sonra oÇlu tarafından onun adına dikilen anıtta yine Bilge KaÇan konuşmaktadır. Ebedî taşa, onun saÇlıÇında söyledikleri, devleti nasıl kurdukları ve yücelttikleri, Türk milletine vasiyeti, nakşedilmiştir. Her iki taşta benzer ve birbirinin aynı olan cümleler vardır. Çünkü Bilge KaÇan, unutulmaması gereken olayları ve kendisinden sonra tutulacak yolu ısrarla belirtmek istemişti. BiLGE TONYUKUK Bilge KaÇan ve Köl Tigin anıtlarından başka, Koço Çaydam bölgesinde Tonyukuk için dikilmiş bir ebedî taş daha vardır. Bu anıtı Bilge Tonyukuk, saÇlıÇında, 725'ten sonra kendisi için diktirmiştir. Bilge Tonyukuk, İlteriş KaÇan'ın isyanına katılan daha sonra Kapgan KaÇan'a ve Bilge KaÇan'a başkumandanlık, baş vezirlik, baş danışmanlık yapan bu büyük devlet adamı, kaÇanların ve kendisinin yaptıklarını anlatmaktadır YAZITLARIN YERİ Orhun Yazıtları, bugünkü MoÇolistan'da, Baykal Gölünün güneyinde, Orhun nehri vadisinde, Koşo Çaydam gölü yakınlarındadır. 48. enlem ve 107. boylam arasında kalan bölgededir. Anıtların olduÇu yerde yalnız dikilitaşlar deÇil, daha pek çok ve son derece deÇerli kalıntılar da bulunmuştur. Yüzlerce heykel, balbal, şehir harabeleri, taş yollar, su kanalları, koç ve kaplumbaÇa heykelleri, sunak taşları ile kutsal yer, eski bir Türk başkentidir. Heykeller arasında Bilge KaÇan'ın, eşinin, kardeşinin heykelleri de bulunmuştur. Yazık ki bunların bazı parçaları kaybolmuş, kalan kısımları da kırık dökük bir durumda ele geçmiştir. YAZITLAR NASIL BULUNDU Orhun harfleriyle yazılı kitabelerden tarihçi Cüveyni "Talih-i Cihanküşa" isimli eserinde söz etmişti. Eski Çin kaynaklarında da Türklerin böyle anıtlar diktikleri yazılıydı. Fakat 18. ve 19. yüzyıllara kadar ilim dünyası bu anıtların nerede ve ne durumda olduklarını öÇrenemedi. 1709 yılında Rusya ile İsveç arasında yapılan Poltava savaşında, İsveç subaylarından Strahlenberg Ruslara esir düştü ve Sibirya'ya sürüldü. 13 yıllık sürgün hayatında Kuzey Rusya'yı baştan başa dolaşan Strahlenberg, Yenisey'de eski Türklere ait bazı kitabeler buldu. Bunlar, Orhun kitabelerinden iki-yüz yıl önce yazılmıştı. Bu İsveçli subay ülkesine döndükten sonra anılarını yazdı ve Yenisey kitabelerinden söz etti. Bunun üzerine tarihçilerin Türklerden kalan eserlere ilgisi arttı. ORHUN YAZITLARI DA BULUNUYOR 1889 yılında Rus tarihçi Yardintsev Orhun Abidelerini buldu. Fakat yazılarını okuyamadı. 1890'da bir Fin heyeti, 1891'de de bir Rus heyeti abidelerin olduÇu yere gittiler. Resimler çekip bunları ilim dünyasına sundular. Fakat yazılar hâlâ çözülemiyordu. Nihayet 1893'te Danimarkalı büyük ilim adamı Thomsen, Orhun yazısını çözmeÇe muvaffak oldu. Önce yazılarda çok geçen Tengri (Tanrı), Türk ve Köl Tigin kelimelerini çözen Thomsen, sonra bütün yazıları okudu ve Türk milletine, Türk tarihine yaptıÇı bu hizmetten dolayı milletimizin şükranlarını kazandı. ORHUN ALFABESİ Köktürk alfabesini Orhun anıtlarından öÇrendik. Onun için Köktürk alfabesi daha çok Orhun alfabesi olarak anılır. Köktürk yazısı, Türk yazı dilinin ilk asırlarında ve özellikle 5. ve 9. yüzyıllar arasında yaygın olarak kullanıldı. Fakat Türkistan'da, bu yazı ile yazılmış, Milâttan çok öncesine ait bazı kaya yazıları da bulunmuştur. Orhun alfabesi 38 harflidir. Bunun 4'ü sesli, 4'ü sessiz harftir. Yazıda harfler birbirine birleştirilmez. Kelimeler de birbirinden üst üste konmuş iki nokta ile ayrılır. Yazı saÇdan sola, istenirse, yukarıdan aşaÇıya yazılır. Orhun Abidelerinde satırlar yukarıdan aşaÇıya yazılmış ve saÇdan sola doÇru istif edilmiştir.(Bk. Alfabe) ORHUN YAZISI Orhun yazısı saÇdan sola yazılır. Harfler birleştirilmez. Kelimeler ise birbirinden üst üste konmuş iki nokta ile ayrılır. Orhun alfabesi 4'ü sesli, 34'ü sessiz olmak üzere 38 harflidir. Yukarıdaki yazı Köl Tigin anıtının güney cephesindeki metninden alınmış ilk cümlelerdir. (Tengri teg tengride bolmış Türk Bilge KaÇan... Tanrı gibi gökte olmuş Türk Bilge KaÇan..) diye başlıyor. "Tengri" kelimesi hem 'Tanrı", hem "gök"anlamına geliyor. KÖL TİGİN ANITI Bilge KaÇan'ın kaÇan olmasında, kahraman kardeşi Köl Tigin birinci derecede rol oynamıştı. Bilge KaÇan kardeşinin ölümüne çok üzülmüş, onun için bir türbe yaptırmış ve anıt diktirtmişti. Bu anıttaki yazılar Bilge KaÇan'ın sözleridir. Bilge KaÇan burada kardeşiyle birlikte yaptıkları savaşları, devleti nasıl güçlendirdiklerini, kardeşinin kazandıÇı zaferleri anlatıyor. Bu anıt, Bilge KaÇan'ın kardeşi, Köktürk prensi ve askeri komutanı Köl Tigin adına dikilmiştir. Köl Tigin, kon yılka yiti yirmike "koyun yılının on yedisinde" (=27 Şubat 731) ölmüştür. Cenaze töreni 1 Kasım 731'de yapılmıştır. Türkçe yazıt ise 21 AÇustos 732'de dikilmiştir. Köl Tigin anıtı, kaplumbaÇa şeklinde oyulmuş bir kaideye oturtulmuş. BulunduÇu zaman bu kaidenin yanında devrilmiş durumdaydı. Sonradan yerine dikilmiştir. Rüzgâra dönük tarafında bazı satırlar silinmiş. Anıtın yüksekliÇi 3,75 metredir. Kireçtaşından yapılmıştır ve dört cephelidir. Yukarısı aşaÇı kısmına göre daha dardır. DoÇu ve batı cephelerinin genişliÇi aşaÇıda 132, yukarıda 122 santimdir. Güney ve kuzey cepheleri ise aşaÇıda 46, yukarıda 44 santimdir. Üst kısım kemer şeklinde bitmekte ve yukarıda beş kenarlı olmaktadır. DoÇu cephesinin üzerinde kaÇanın işareti bulunuyor. Köl Tigin anıtındaki satırların uzunluÇu 235 santimdir. Cetvelden çıkmış gibi düzgün ve güzel harflerle yazılmıştır. Bu anıtın etrafında türbenin enkazı, heykel parçaları, iki tarafında heykeller ve balbal denilen işaretli, kabartmalı taşlar dizili 4,5 km. uzunluÇunda bir yol bulunmuştur. Heykel parçaları arasında Köl Tigin'in başı ile karısının gövdesi ve yüzünün bir kısmı da bulunmuştur. Ne yazık ki bu heykeller çok parçalanmış, yüzlerini ve boylarını tam olarak gösteren örnekler bulunamamıştır. BİLGE KAĞAN ANITI Köl Tigin anıtının bir kilometre uzaÇında ve yerleşme şekli bakımından aynıdır. Yalnız birkaç santim daha uzundur. Bilge KaÇan anıtı ünlü Köktürk hakanı Bilge KaÇan adına dikilmiştir. Anıt, ıt yılı onunç ay altı otuzka "köpek yılının onuncu ayının yirmi altısında" (25 Kasım 734) günü ölen ve 22 Haziran 735'te yuÇ töreni yapılan Bilge KaÇan adına dikilmiş ve onun kendi aÇzından yazılmıştır. Burada yine devletin nasıl büyüdüÇü anlatılmakta, ayrıca Köl Tigin'in ölümünden sonraki olaylar ilâve edilmektedir. Bunda ve Köl Tigin'in anıtında Bilge KaÇan'ın konuşmasından başka, yeÇeni YolluÇ Tigin'in kitabe kayıtları da yer alır. Bilge KaÇan'ın türbe ve heykel kalıntıları da bulunmuştur. Fakat hem anıt,hem heykeller daha çok tahrip edilmiş durumdadır. TONYUKUK ANITI Tonyukuk anıtı iki dikilitaş halindedir. İkisi de dört cephelidir. BulunduÇu zaman taşlar devrilmemişti. Fakat yazılar daha silik durumdadır. Tonyukuk, Bilge KaÇan'ın babası İlteriş KaÇan'ın , amcası Kapgan KaÇan'ın ve Bilge KaÇan'ın baş bilicisi, baş buyrukçusu yani baş veziri idi. Bu anıtı ihtiyarlık devrinde kendisi diktirmiştir ve oradaki yazılar da kendisine aittir. Tonyukuk, kendisi için diktirdiÇi taşlarda Köktürklerin Çin esaretinden nasıl kurtulduÇunu, kurtuluş savaşını nasıl yaptıklarını,kendisinin neler yaptıÇını anlatır. Tonyukuk anıtının birinci taşında 35, ikinci taşında 27 satır yazı vardır. |
| | |
| Sponsored Links |
| | #2 (permalink) |
| .::.SustuM.::. Üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,844
Ruh Hali: Teşekkürler: 147
116 Mesaja 209 Teşekkür edildi
| Cevap: Türk kelimesinin milletimizin adı olarak geçtiÇi ilk Türkçe metinler... ![]() Orhon Vadisi ![]() Köl Tigin Yazıtı ![]() Tonyukuk (DoÇu) ![]() Tonyukuk (Kuzey) ![]() Tonyukuk I Yazıtı ![]() Tonyukuk Külliyesi |
| | |
| | #3 (permalink) |
| .::.SustuM.::. Üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,844
Ruh Hali: Teşekkürler: 147
116 Mesaja 209 Teşekkür edildi
| Cevap: Türk kelimesinin milletimizin adı olarak geçtiÇi ilk Türkçe metinler... Göktürk yazıtları üç taştan oluşur: Tonyukuk anıtı 716, Köl Tigin (Kültigin) anıtı 732, Bilge KaÇan anıtı 735 yılında dikilmiştir. Köl Tigin yazıtı, Bilge KaÇan'ın aÇzından yazılmıştır. Kültigin, Bilge KaÇan'ın kardeşi, buyrukçu ihtiyar Tonyukuk ise veziridir. Anıtların olduÇu yerde yalnızca dikilitaşlar deÇil, yüzlerce heykel, balbal, şehir harabeleri, taş yollar, su kanalları, koç ve kaplumbaÇa heykelleri, sunak taşları bulunmuştur. ![]() ![]() Kültigin Anıtı: 3,35 metre yükseklikte, kireçtaşından yapılmış ve dört cephelidir. DoÇu-batı cephelerinin genişliÇi aşaÇıda 132, yukarıda 122 santimetredir. Kuzey-güney cepheleri de aşaÇıda 46, yukarıda 44 santimetredir. Üst kısım kemer şeklinde ve yukarıda beş kenarlı olarak bitmektedir. Anıttaki satırların uzunluÇu 235 santimetredir. Yazıtın doÇu yüzünde 40; güney ve kuzey yüzlerinde 13'er satır Göktürk harfli Türkçe metin vardır. Batı yüzünde ise, devrin Tang İmparatoru'nun Köl Tigin'in ölümü dolayısıyla gönderdiÇi Çince mesajına yer verilmiştir. Batı yüzde Çince yazılar dışında yazıta sonradan eklenmiş Göktürk harfli iki satır bulunmaktadır. Yazıtın kuzeydoÇu, güneydoÇu, güneybatı yüzlerinde de (pahlarda) Göktürk harfli Türkçe metinler mevcuttur. Kültigin yazıtında Göktürk tarihine ait olaylar, Bilge KaÇan'ın aÇzından nakledilerek birlik, bütünlük mesajı verilir. Yazıtın doÇu, kuzey ve güney yüzlerinin yazıcısı, Yollug Tigin, batı yüzünün yazıcısı ise, Tang İmparatoru Hiuan Tsong'ın yeÇeni Çang Sengün'dür. Köl Tigin yazıtının doÇu yüzünde, bütün Türk boylarının ortak damgası olduÇu sanılan daÇ keçisi damgasına; doÇuya ve batıya bakan "tepelik" kısımlarında ise, kurttan süt emen çocuk tasvirlerine yer verilmiştir. Yazıt, geçen yaklaşık 1300 yıllık süreç içinde önemli ölçüde tahrip olmuştur. Zira yazıtın doÇu ile kuzey yüzlerini birleştiren kısım yıldırım düşmesi sonucunda parçalanmıştır. Orijinalinde kaplumbaÇa kaide üzerinde bulunan yazıt, bu kaidenin de parçalanması üzerine 1911 yılında, sunak taşından kesilen granit bir blok üzerine oturtulmuştur. Bilge kaÇan Anıtı: Kültigin Anıtının bir kilometre uzaÇındadır. 734 yılında ölen Bilge KaÇan adına oÇlu Tenri KaÇan tarafından yaptırılan bu anıt 735 yılında dikilmiştir. Yazıtta Bilge KaÇan'ın aÇzından devletin nasıl büyüdüÇü anlatılmakta ve Kültigin'in ölümünden sonraki olaylar ilave edilmektedir. Ayrıca kaÇanın konuşmasından başka yeÇeni YuluÇ Tigin'in kayıtları da yer almaktadır. Yaklaşık 3,75 metre yüksekliÇinde olan yazıt, dört cephelidir. Yazıtın doÇu yüzünde 41, kuzey ve güney yüzlerinde 15'er satır Göktürk harfli Türkçe metin bulunmaktadır. Batı yüzünde ise, (Köl Tigin yazıtında olduÇu gibi), Çince bir metne yer verilmiştir. Batı yüzün tepelik kısmının ortalarına da Göktürk harfli Türkçe manzum metin yazılmıştır. Yazıtın güneydoÇu, güneybatı ve batı yüzlerinde de (pahlarda) Göktürk harfli Türkçe küçük metinler bulunmaktadır. Yazıtta olayları nakleden, öÇütler veren Bilge KaÇan'dır. Yazıta Köl Tigin'in ölümünden sonraki olaylar da ilave edilmiştir. Tonyukuk Anıtı:Tonyukuk anıtı dört cepheli iki dikilitaş halindedir. Yazılar, diÇer taşlara göre daha silik durumdadır. Tonyukuk, Bilge KaÇan'ın babası İlteriş KaÇan'ın amcası Kapgan KaÇan'ın ve Bilge KaÇan'ın baş bilicisi yani başveziri idi. Bu anıtı ihtiyarlık devrinde kendisi diktirmiştir ve yazılar da kendisine aittir. Taşlarda Göktürklerin Çin esaretinden nasıl kurtulduÇu, kurtuluş savaşının nasıl yapıldıÇı ve Tonyukuk'un neler yaptıÇı anlatılır. Birinci yazıt, 243 cm; ikinci yazıt ise, 217 cm yüksekliÇindedir. Birinci yazıtta 35, ikinci yazıtta 27 satır Göktürk harfli Türkçe metin bulunmaktadır. |
| | |
| | #4 (permalink) |
| .::.SustuM.::. Üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,844
Ruh Hali: Teşekkürler: 147
116 Mesaja 209 Teşekkür edildi
| Cevap: Türk kelimesinin milletimizin adı olarak geçtiÇi ilk Türkçe metinler... AŞAĞIDAKİ METİNLERDEKİ KELİMELER GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİNE ÇEVRİLMİŞTİR, ANCAK CÜMLE YAPISI BÜYÜK ÖLÇÜDE KORUNMUŞTUR, BU NEDENLE CÜMLELER GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİNE GÖRE TUHAFIMIZA GİDEBİLİR. METİNDE "......" İLE GÖSTERİLEN KISIMLAR TAHRİP OLMUŞ VE OKUNAMAYAN KISIMLARDIR. BİLGE KAĞAN YAZITI DoÇu Yüzü: Tanrı gibi Tanrı yaratmış Türk Bilge KaÇanı, sözüm: Babam Türk Bilge KaÇanı ... Sir, Dokuz OÇuz, İki Ediz çadırlı beyleri, milleti ... Türk tanrısı ... üzerinde kagan oturdum. OturduÇumda ölecek gibi düşünen Türk beyleri, milleti memnun olup sevinip, yere dikilmiş gözü yukarı baktı. Bu zamanda kendim oturup bunca aÇır töreyi dört taraftaki ... dim. Üstte mavi gök, altta yaÇız yer kılındıkta, ikisi arasında insan oÇlu kılınmış. İnsan oÇlunun üzerine ecdadım Bumın KaÇan, İstemi KaÇan oturmuş. Oturarak Türk milletinin ilini, töresini tutu vermiş, düzene soku vermiş. Dört taraf hep düşman imiş. Ordu sevk ederek dört taraftaki milleti hep almış, hep tâbi kılmış. Başlıya baş eÇdirmiş, dizliye dik çöktürmüş. DoÇuda Kadırkan ormanına kadar, batıda Demir Kapıya kadar kondurmuş. İkisi arasında pek teşkilâtsız Gök Türk'ü düzene sokarak öylece oturuyormuş. Bilgili kaÇan imiş, cesur kaÇan imiş. Buyruku bilgili imiş tabiî, Cesur imiş tabiî. Beyleri de milleti de doÇru imiş. Onun için ili öylece tutmuş tabiî. İli tutup töreyi düzenlemiş. Kendisi öylece vefât etmiş. Yasçı, aÇlayıcı, doÇuda gün doÇusundan Bökli Çöllü halk, Çin, Tibet, Avar, Bizans, Kırgız, Üç Kurıkan, Otuz Tatar, Kıtay, Tatabı, bunca millet gelip aÇlamış, yas tutmuş. Öyle ünlü kaÇan imiş. Ondan sonra küçük kardeşi kaÇan olmuş tabiî, oÇulları kaÇan olmuş tabiî. Ondan sonra küçük kardeşi büyük kardeşi gibi kılınmamış olacak, oÇlu babası gibi kılınmamış olacak. Bilgisiz kaÇan oturmuştur, kötü kaÇan oturmuştur. Buyruku da bilgisizmiş tabiî, kötü imiş tabiî. Beyleri, milleti ahenksiz olduÇu için, aldatıcı olduÇu için, Çin milleti hilekâr ve sahtekâr olduÇu için, küçük kardeş ve büyük kardeşi birbirine düşürdüÇü için, bey ve milleti karşılıklı çekiştirttiÇi için, Türk milleti il yaptıÇı ilini elden çıkarmış, kaÇan yaptıÇı kaÇanını kaybedivermiş. Çin milletine beylik erkek evlâdını kul kıldı, hanımlık kız evlâdını cariye kıldı. Türk beyler Türk adını bıraktı. Çinli beyler Çin adını tutarak, Çin kaÇanına itaat etmiş. Elli yıl işi gücü vermiş. DoÇuda gün doÇusunda Bökli kaÇana kadar ordu sevk edi vermiş. Batıda Demir Kapıya ordu sevk edi vermiş. Çin kaÇanına ilini, töresini alı vermiş. Türk halk kitlesi şöyle demiş: İlli millet idim, ilim şimdi hani, kime ili kazanıyorum der imiş. KaÇanlı millet idim, kaÇanım hani, ne kaÇana işi, gücü veriyorum der imiş. Öyle diyip Çin kaÇanına düşman olmuş. Düşman olup, kendisini tanzim ve tertip edemediÇinden, yine tâbi olmuş. Bunca işi, gücü vermediÇini düşünmeden, Türk milletini öldüreyim, kökünü kurutayım der imiş. Yok olmaya gidiyormuş. Yukarıda Türk Tanrısı, mukaddes yeri, suyu öyle tanzim etmiştir. Türk milleti yok olmasın diye, millet olsun diye, babam İltiriş kaÇanı, annem İlbilge Hatun'u göÇün tepesinden tutup yukarı kaldırmıştır. Babam kaÇan on yedi erle dışarı çıkmış. Dışarı yürüyor diye ses işitip şehirdeki daÇa çıkmış, daÇdaki inmiş. Toplanıp yetmiş er olmuş. Tanrı kuvvet verdiÇi için, babam kaÇanın askeri kurt gibi imiş, düşmanı koyun gibi imiş. DoÇuya batıya asker sevk edip toplamış, yıÇmış. Hepsi yedi yüz er olmuş. Yedi yüz er olup ilsizleşmiş, kaÇansızlaşmış milleti, cariye olmuş, kul olmuş milleti, Türk töresini bırakmış milleti, ecdadımın töresince yaratmış, yetiştirmiş. Tölis, Tarduş milletini orda tanzim etmiş. Yabguyu, şadı orda vermiş. Güneyde Çin milleti düşman imiş. Kuzeyde Baz KaÇan, Dokuz OÇuz kavmi düşman imiş. Kırgız, Kurıkan, Otuz Tatar, Kıtay, Tatabı hep düşman imiş. Babam kaÇan bunca .... kırk yedi defa ordu sevk etmiş, yirmi savaş yapmış. Tanrı lûtfettiÇi için illiyi ilsizletmiş, kaÇanlıyı kaÇansızlatmış, dizliye diz çöktürmüş, başlıya baş eÇdirmiş. Babam kaÇan öylece ili, töreyi kazanıp, uçup gitmiş. Babam kaÇan için ilkin Baz kaÇanı balbal olarak dikmiş. Babam kaÇan uçtuÇunda kendim sekiz yaşında kaldım. O töre üzerine amcam kaÇan oturdu. Oturarak Türk milletini tekrar tanzim etti, tekrar besledi. Fakiri zengin kıldı, azı çok kıldı. Amcam kaÇan oturduÇunda kendim prens ... Tanrı buyurduÇu için ondört yaşımda Tarduş milleti üzerine şad oturdum. Amcam kaÇan ile doÇuda Yeşil Nehir'e, Şantung ovasına kadar ordu sevk ettik. Batıda Demir Kapı'ya kadar ordu sevk ettik. Kögmen'i aşarak Kırgız ülkesine kadar ordu sevk ettik. Yekun olarak yirmi beş defa ordu sevk ettik, on üç defa savaştık. İlliyi ilsizleştirdik, kaÇanlıyı kaÇansızlaştırdık. Dizliye diz çöktürdük, başlıya baş eÇdirdik. Türgiş kaÇanı Türk'üm, milletim idi. BilmediÇi için, bize karşı yanlış hareket ettiÇi, ihanet ettiÇi için kaÇanı öldü, buyruku, beyleri de öldü. On Ok kavmi eziyet gördü. Ecdadımızın tutmuş olduÇu yer, su sahipsiz kalmasın diye Az milletini tanzim ve tertip edip ... Bars bey idi. KaÇan adını burda biz verdik. Kız kardeşim prensesi verdik. Kendisi ihanet etti, kaÇanı öldü, milleti cariye, kul oldu. Kögmen'in yeri, suyu sahipsiz kalmasın diye Az, Kırgız milletini tanzim ve tertip edip geldik. Savaştık ... ilini geri verdik. DoÇuda Kadırkan ormanını aşarak milleti öyle kondurduk, öyle düzene soktuk. Batıda Kengü Tarbana kadar Türk milletini öyle kondurduk, öyle düzene soktuk. O zamanda kul kullu, cariye cariyeli olmuştu. Küçük kardeş büyük kardeşini bilmezdi, oÇlu babasını bilmezdi. Öyle kazanılmış, öyle düzene sokulmuş ilimiz, töremiz vardı. Türk, OÇuz beyleri, milleti işit: Üstte gök basmasa, altta yer delinmese, Türk milleti, ilini, töreni kim bozabilecekti? Türk milleti, vazgeç, pişman ol! DisiplinsizliÇinden dolayı, beslemiş olan kaÇanına, hür ve müstakil iyi iline karşı kendin hata ettin, kötü hâle soktun. Silâhlı nereden gelip daÇıtarak gönderdi? Mızraklı nereden gelerek sürüp gönderdi? Mukaddes Ötüken ormanının milleti, gittin! DoÇuya giden, gittin! Batıya giden, gittin! GittiÇin yerde hayrın şu olmalı: Kanın nehir gibi koştu. KemiÇin daÇ gibi yattı. Beylik erkek evlâdını kul kıldın. Hanımlık kız evlâdını cariye kıldın. O bilmemenden dolayı, kötülüÇün yüzünden amcam kaÇan uçup gitti. Önce Kırgız kaÇanını balbal olarak diktim. Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye, babam kaÇanı, annem hatunu yükselten Tanrı, il veren Tanrı, Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye, kendimi o Tanrı kaÇan oturttu tabiî. Varlıklı, zengin millet üzerine oturmadım. İçte aşsız, dışta elbisesiz; düşkün, perişan millet üzerine oturdum. Küçük kardeşim Kül Tigin, iki şad, küçük kardeşim Kül Tigin ile konuştuk. Babamızın, amcamızın kazanmış olduÇu milletin adı sanı yok olmasın diye Türk milleti için gece uyuyamadım, gündüz oturmadım. Küçük kardeşim Kül Tigin ile, iki şad ile öle yite kazandım. Öyle kazanıp bütün milleti ateş, su kılmadım. Ben kendim kaÇan oturduÇumdan her yere gitmiş olan millet yaya olarak, çıplak olarak, öle yite geri geldi. Milleti besleyeyim diye kuzeyde OÇuz kavmine doÇru; doÇuda Kıtay, Tatabı kavmine doÇru; güneyde Çine doÇru on iki defa ordu sevk ettim ... savaştım. Ondan sonra Tanrı buyurduÇu için, devletim, kısmetim var olduÇu için, ölecek milleti diriltip besledim. Çıplak milleti elbiseli kıldım. Fakir milleti zengin kıldım. Az milleti çok kıldım. DeÇerli illiden, deÇerli kaÇanlıdan daha iyi kıldım. Dört taraftaki milleti hep tâbi kıldım, düşmansız kıldım. Hep bana itaat etti. Onyedi yaşımda Tanguta doÇru ordu sevk ettim. Tangut milletini bozdum. OÇlunu, karısını, at sürüsünü, servetini orda aldım. Onsekiz yaşımda Altı Çub SoÇdaka doÇru ordu sevk ettim. Milleti orda bozdum. Çinli Ong vali, elli bin asker geldi. Iduk Başta savaştım. O orduyu orda yok ettim. Yirmi yaşımda, Basmıl Iduk Kut soyumdan olan kavim idi, kervan göndermiyor diye ordu sevk ettim. K ... m tâbi kıldım, malını çevirip getirdim. Yirmi iki yaşımda Çin'e doÇru ordu sevk ettim. Çaça general, seksen bin asker ile savaştım. Askerini orda öldürdüm. Yirmi altı yaşımda Çik kavmi Kırgız ile beraber düşman oldu. Kemi geçerek Çike doÇru ordu sevk ettim. Örpende savaştım. Askerini mızrakladım. Az milletini aldım ... tâbi kıldım. Yirmi yedi yaşımda Kırgız'a doÇru ordu sevk ettim. Mızrak batımı karı söküp, Kögmen ormanını aşarak yürüyüp Kırgız kavmini uykuda bastım. KaÇanı ile Songa ormanında savaştım. KaÇanını öldürdüm, ilini orda aldım. O yılda Türgiş'e doÇru Altın ormanını aşarak İrtiş nehrini geçip yürüdüm. Türgiş kavmini uykuda bastım. Türgiş kaÇanının ordusu ateş gibi, fırtına gibi geldi. Bolçu'da savaştık. KaÇanını, yabgusunu, şadını orda öldürdüm. İlini orda aldım. Otuz yaşımda Beş Balıka doÇru ordu sevk ettim. Altı defa savaştım ... askerini hep öldürdüm. Onun içindeki ne kadar insan ... yok olacaktı ... çaÇırmak için geldi. Beş Balık onun için kurtuldu. Otuzbir yaşımda Karluk milleti sıkıntısız, hür ve serbest iken, düşman oldu. Tamag Iduk Başta savaştım. Karluk milletini öldürdüm, orda aldım ... Basmıl kara ... Karluk milleti toplanıp geldi ... m, öldürdüm. Dokuz OÇuz benim milletim idi. Gök, yer bulandıÇı için, ödüne kıskançlık deÇdiÇi için düşman oldu. Bir yılda dört defa savaştım: En önce Togu Balık!ta savaştım. Togla nehrini yüzdürerek geçip ordusu ... İkinci olarak Andırgu'da savaştım. Askerini mızrakladım ... Üçüncü olarak Çuş başında savaştım. Türk milleti ayak titretti, perişan olacaktı. İlerleyip yayarak gelen ordusunu püskürttüm. Çok ölecek orda dirildi. Orda Tongra yiÇiti bir boyu Tonga Tigin mateminde çevirip vurdum. Dördüncü olarak Ezginti Kadız'da savaştım. Askerini orda mızrakladım, yıprattım ...yıprat ... Otuziki yaşımda Amgı kalesinde kışladıkta kıtlık oldu. İlk baharında OÇuz'a doÇru ordu sevk ettim. İlk ordu dışarı çıkmıştı, ikinci ordu merkezde idi. Üç OÇuz ordusu basıp geldi. Yaya, kötü oldu diyip yenmek için geldi. Bir kısım ordusu evi barkı yaÇma etmek için gitti, bir kısım ordusu savaşmak için geldi. Biz az idik, kötü durumda idik. OÇuz ... düşman ... Tanrı kuvvet verdiÇi için orda mızrakladım, daÇıttım. Tanrı bahşettiÇi için, ben kazandıÇım için Türk milleti kazanmıştır. Ben küçük kardeşimle beraber böyle başa geçip kazanmasam Türk milleti ölecekti, yok olacaktı. Türk beyleri, milleti, böyle düşünün, böyle bilin! OÇuz kavmi ... göndermeden, diye ordu sevk ettim. Evini barkını bozdum. OÇuz kavmi Dokuz Tatar ile toplanıp geldi. Aguda iki büyük savaş yaptım. Ordusunu bozdum. İlini orda aldım. Öyle kazanıp ... Tanrı buyurduÇu için otuzüç yaşımda ... idi. Seçkin, muhterem, güç beslemiş olan, kahraman kaÇanına ihanet etti. Üstte Tanrı, mukaddes yer, su, amcam kaÇanın devleti kabul etmedi olacak. Dokuz OÇuz kavmi yerini, suyunu terk edip Çin'e doÇru gitti. Çin ... bu yere geldi. Besleyeyim diye düşünüp ... millet .... suçla ... güneyde Çin'de adı sanı yok oldu. Bu yerde bana kul oldu. Ben kendim kaÇan oturduÇum için Türk milletini ... kılmadım. İli, töreyi çok iyi kazandım ... toplanıp ... orda savaştım. Askerini mızrakladım. Teslim olan teslim oldu, millet oldu; Ölen öldü. Selengadan aşaÇıya yürüyerek Kargan vâdisinde evini, barkını orda bozdum ... ormana çıktı. Uygur valisi yüz kadar askerle doÇuya kaçıp gitti ...... Türk milleti aç idi. O at sürüsünü alıp besledim. Otuz dört yaşımda OÇuz kaçıp Çin'e girdi. Eseflenip ordu sevk ettim. Hiddetle .., oÇlunu, karısını orda aldım. İki valili millet ..... Tatabı milleti Çin kaÇanına itaat etti. Elçisi, iyi sözü, niyazı gelmiyor diye yazın ordu sevk ettim. Milleti orda bozdum. At sürüsünü ... askeri toplanıp geldi. Kadırkan ormanına kon ... yerine doÇru, suyuna doşru kondu. Güneyde Karluk milletine doşru ordu sevk et diyip Tudun Yamtarı gönderdim, gitti ... Karluk valisi yok olmuş, küçük kardeşi bir kaleye ... kervanı koşmadı. Onu korkutayım diyip ordu sevk ettim. Koruyucu iki üç kişi ile beraber kaçıp gitti. Halk kütlesi kaÇanım geldi diyip övdü ... ad verdim. Küçük adlı ... GüneydoÇu Yüzü: .... Gök Öngü çiÇneyerek ordu yürüyüp, gece ve gündüz yedi zamanda susuzu geçtim. ÇoraÇa ulaşıp yaÇmacı askeri ... Keçine kadar ... Güney Yüzü: ... Çin süvarisini, on yedi bin askeri ilk gün öldürdüm. Piyadesini ikinci gün hep öldürdüm. Bi ... aşıp vard ... defa ordu sevk ettim. Otuzsekiz yaşımda kışın Kıtay'a doÇru ordu sevk ettim ... Otuz dokuz yaşımda ilk baharda Tatabı'ya doÇru ordu sevk ettim.... ben ... öldürdüm. OÇlunu, karısını, at sürüsünü, servetini ... millet... karısını yok kıldım....... savaştım. ... verdim. Kahraman erini öldürüp balbal kılı verdim. Elli yaşımda Tatabı milleti Kıtaydan ayrıldı. ... lker daÇına ... Ku general kumandasında kırk bin asker geldi. Töngkes daÇında hücum edip vurdum. Otuz bin askeri öldürdüm. On bin ... ise ... öktüm. Tatabı .... öldürdü. Büyük oÇlum hastalanıp yok olunca Ku'yu, generali balbal olarak diki verdim. Ben on dokuz yıl şad olarak oturdum, on dokuz yıl kaÇan olarak oturdum, il tuttum. Otuz bir ... Türk'üm için, milletim için iyisini öylece kazanı verdim. Bu kadar kazanıp babam kaÇan köpek yılı, onuncu ay, yirmi altıda uçup gitti. Domuz yılı, beşinci ay, yirmi yedide yas töreni yaptırdım. BukaÇ vali ... babası Lisün Tay generalin başkanlıÇında beş yüz yiÇit geldi. Kokuluk .... altın, gümüş fazla fazla getirdi. Yas töreni kokusunu getirip diki verdi. Sandal aÇacı getirip öz ... Bunca millet saçını, kulaÇını ... kesti. İyi binek atını, kara samurunu, mavi sincabını sayısız getirip hep bıraktı. Tanrı gibi Tanrı yaratmış Türk Bilge KaÇanı, sözüm: Babam Türk Bilge KaÇan'ı oturduÇunda şimdiki Türk beyleri, sonra Tarduş beyleri; Kül Çor başta olarak, arkasından şadpıt beyleri; önde Tölis beyleri; Apa Tarkan başta olarak, arkasından şadpıt beyleri; bu ... Taman Tarkan, Tonyukuk Boyla Baga Tarkan ve buyruk ... iç buyruk; Sebig Kül İrkin başta olarak, arkasından buyruk; bunca şimdiki beyler, babam kaÇana fevkalâde fevkalâde çok iltica etti ... Türk beylerini, milletini fevkalâde çok yüceltti, övdü ... babam kaÇan ... aÇır taşı, kalın aÇacı Türk beyleri, milleti ... Kendime bunca ... Kuzey Yüzü: Tanrı gibi gökte olmuş Türk Bilge KaÇanı, bu zamanda oturdum. Sözümü tamamiyle işit. Bilhassa küçük kardeş yeÇenim, oÇlum, bütün soyum, milletim, güneydeki Şadpıt beyleri, kuzeydeki Tarkat, Buyruk beyleri, Otuz Tatar, ... Dokuz OÇuz beyleri, milleti! Bu sözümü iyice işit, adamakıllı dinle: DoÇuda gün doÇusuna, güneyde gün ortasına, batıda gün batısına, kuzeyde gece ortasına kadar, onun içindeki millet hep bana tâbidir. Bunca milleti hep düzene soktum. O şimdi kötü deÇildir. Türk kaÇanı Ötüken ormanında otursa ilde sıkıntı yoktur. DoÇuda Şantung ovasına kadar ordu sevk ettim, denize ulaşmama az kaldı. Güneyde Dokuz Ersin'e kadar ordu sevk ettim, Tibet'e ulaşmama az kaldı. Batıda İnci nehrini geçerek Demir Kapıya kadar ordu sevk ettim. Kuzeyde Yir Bayırku yerine kadar ordu sevk ettim. Bunca yere kadar yürüttüm. Ötüken ormanından iyisi hiç yokmuş. İl tutacak yer Ötüken ormanı imiş. Bu yerde oturup Çin milleti ile anlaştım. Altını, gümüşü, ipeÇi, ipekliyi sıkıntısız öylece veriyor. Çin milletinin sözü tatlı, ipek kumaşı yumuşak imiş. Tatlı sözle, yumuşak ipek kumaşla aldatıp uzak milleti öylece yaklaştırırmış. Yaklaştırıp, konduktan sonra, kötü şeyleri o zaman düşünürmüş. İyi bilgili insanı, iyi cesur insanı yürütmezmiş. Bir insan yanılsa kabilesine, milletine, akrabasına kadar barındırmaz imiş. Tatlı sözüne, yumuşak ipek kumaşına aldanıp çok çok, Türk milleti, öldün; Türk milleti, öleceksin! Güneyde Çogay ormanına, Tögültün ovasına konayım dersen, Türk milleti, öleceksin! Orda kötü kişi şöyle öÇretiyormuş: Uzak ise kötü mal verir, yakın ise iyi mal verir diyip öyle öÇretiyormuş. Bilgi bilmez kişi o sözü alıp, yakına varıp, çok insan öldün! O yere doÇru gidersen Türk milleti, öleceksin! Ötüken yerinde oturup kervan, kafile gönderirsen hiç bir sıkıntın yoktur. Ötüken ormanında oturursan ebediyen il tutarak oturacaksın. Türk milleti, tokluÇun kıymetini bilmezsin. Acıksan tokluk düşünmezsin. Bir doysan açlıÇı düşünmezsin. Öyle olduÇun için beslemiş olan kaÇanının sözünü almadan her yere gittin. Hep orda mahvoldun, yok edildin. Orda, geri kalanınla, her yere zayıflayarak ölerek yürüyordun. Tanrı buyurduÇu için, kendim devletli olduÇum için kaÇan oturdum. KaÇan oturup aç, fakir milleti hep toplattım. Fakir milleti zengin kıldım. Az milleti çok kıldım. Yoksa bu sözümde yalan var mı? Türk beyleri, milleti, bunu işitin! Türk milletini toplayıp il tutacaÇını burda vurdum. Yanılıp öleceÇini yine burda vurdum. Her ne sözüm varsa ebedî taşa vurdum. Ona bakarak bilin. Şimdiki Türk milleti, beyleri, bu zamanda itaat eden beyler olarak mı yanılacaksınız? Babam kaÇan, amcam kaÇan oturduÇunda dört taraftaki milleti nasıl düzene sokmuş ... Tanrı buyurduÇu için kendim oturduÇumda dört taraftaki milleti düzene soktum ve tertipledim ... kıldım. ... Türgiş kaÇanına kızımı ... fevkalâde büyük törenle alı verdim. Türgiş kaÇanının kızını fevkalâde büyük törenle oÇluma alıverdim ... fevkalâde büyük törenle alı verdim ... yaptırdım ... başlıya baş eÇdirdim, dizliye diz çöktürdüm. Üstte Tanrı, altta yer bahşettiÇi için gözle görülmeyen, kulakla işitilmeyen milletimi doÇuda gün doÇusuna, güneyde ... batıda ... Sarı altınını, beyaz gümüşünü, kenarlı ipeÇini, ipekli kumaşını, binek atını, aygırını, kara samurunu, mavi sincabını Türk'üme, milletime kazanı verdim, tanzim edi verdim ... kedersiz kıldım. Üstte Tanrı kudretli ... Türk beylerini, milletini ... besleyin, zahmet çektirmeyin, incitmeyin! ... benim Türk beylerim, Türk milletim,... kazanıp ... bu ... bu kaÇanından, bu beylerinden ... suyundan ayrılmazsan, Türk milleti, kendin iyilik göreceksin, evine gireceksin, dertsiz olacaksın. ... Ondan sonra Çin kaÇanından resimciyi hep getirttim. Benim sözümü kırmadı, maiyetindeki resimciyi gönderdi. Ona bambaşka türbe yaptırdım. İçine dışına bambaşka resim vurdurdum. Taş yontturdum. Gönüldeki sözümü vurdurdum ... On Ok oÇluna, yabancına kadar bunu görüp bilin! Ebedî taş yontturdum ... yontturdum, yazdırdım. ... O taş türbesini ... Batı Yüzü: ... üstte ... Bilge KaÇan uçtu. Yaz olsa, üstte gök davulu gürler gibi, öylece ve daÇda yabani geyik gürlese, öylece mateme gark oluyorum. Babam kaÇanın taşını kendim kaÇan ...... Güneybatı Yüzü: Bilge KaÇan kitâbesini Yollug Tigin, yazdım. Bunca türbeyi, resimi, sanatı ... kaÇanın yeÇeni Yollug Tigin ben bir ay dört gün oturup yazdım, resimledim |
| | |
| | #5 (permalink) |
| .::.SustuM.::. Üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,844
Ruh Hali: Teşekkürler: 147
116 Mesaja 209 Teşekkür edildi
| Cevap: Türk kelimesinin milletimizin adı olarak geçtiÇi ilk Türkçe metinler... KÖL TİGİN (KÜL TİGİN) YAZITI Güney Yüzü: Tanrı gibi gökte olmuş Türk Bilge KaÇanı, bu zamanda oturdum. Sözümü tamamiyle işit. Bilhassa küçük kardeş yeÇenim, oÇlum, bütün soyum, milletim, güneydeki Şadpıt beyleri, kuzeydeki Tarkat, Buyruk beyleri, Otuz Tatar ........... Dokuz OÇuz beyleri, milleti! Bu sözümü iyice işit, adamakıllı dinle: DoÇuda gün doÇusuna, güneyde gün ortasına, batıda gün batısına, kuzeyde gece ortasına kadar, onun içindeki millet hep bana tâbidir. Bunca milleti hep düzene soktum. O şimdi kötü deÇildir. Türk kaÇanı Ötüken ormanında otursa ilde sıkıntı yoktur. DoÇuda Şantung ovasına kadar ordu sevk ettim, denize ulaşmama az kaldı. Güneyde Dokuz Ersin'e kadar ordu sevk ettim, Tibet'e ulaşmama az kaldı. Batıda İnci nehrini geçerek Demir Kapı'ya kadar ordu sevk ettim. Kuzeyde Yir Bayırku yerine kadar ordu sevk ettim. Bunca yere kadar yürüttüm. Ötüken ormanından daha iyisi hiç yokmuş. İl tutacak yer Ötüken ormanı imiş. Bu yerde oturup Çin milleti ile anlaştım. Altını, gümüşü, ipeÇi ipekliyi sıkıntısız öylece veriyor. Çin milletinin sözü tatlı, ipek kumaşı yumuşak imiş. Tatlı sözle, yumuşak ipek kumaşla aldatıp uzak milleti öylece yaklaştırırmış. Yaklaştırıp, konduktan sonra, kötü şeyleri o zaman düşünürmüş. İyi bilgili insanı, iyi cesur insanı yürütmezmiş. Bir insan yanılsa, kabilesi, milleti, akrabasına kadar barındırmazmış. Tatlı sözüne, yumuşak ipek kumaşına aldanıp çok çok, Türk milleti, öldün; Türk milleti, öleceksin! Güneyde Çogay ormanına, Tögültün ovasına konayım dersen, Türk milleti, öleceksin! Orda kötü kişi şöyle öÇretiyormuş: Uzak ise kötü mal verir, yakın ise iyi mal verir diyip öyle öÇretiyormuş. Bilgi bilmez kişi o sözü alıp, yakına gidip, çok insan, öldün! O yere doÇru gidersen, Türk milleti öleceksin! Ötüken yerinde oturup kervan, kafile gönderirsen hiç bir sıkıntın yoktur. Ötüken ormanında oturursan ebediyen il tutarak oturacaksın. Türk milleti, tokluÇun kıymetini bilmezsin. Açlık, tokluk düşünmezsin. Bir doysan açlıÇı düşünmezsin. Öyle olduÇun için, beslemiş olan kaÇanının sözünü almadan her yere gittin. Hep orda mahvoldun, yok edildin. Orda, geri kalanınla her yere hep zayıflayarak, ölerek yürüyordun. Tanrı buyurduÇu için, kendim devletli olduÇum için, kaÇan oturdum. KaÇan oturup aç, fakir milleti hep toplattım. Fakir milleti zengin kıldım. Az milleti çok kıldım. Yoksa, bu sözümde yalan var mı? Türk beyleri, milleti, bunu işitin! Türk milletini toplayıp il tutacaÇını burda vurdum. Yanılıp öleceÇini yine burda vurdum. Her ne sözüm varsa ebedî taşa vurdum. Ona bakarak bilin. Şimdiki Türk milleti, beyleri, bu zamanda itaat eden beyler olarak mı yanılacaksınız? Ben ebedî taş yontturdum .... Çin kaÇanından resimci getirdim, resimlettim. Benim sözümü kırmadı. Çin kaÇanının maiyetindeki resimciyi gönderdi. Ona bambaşka türbe yaptırdım. İçine dışına bambaşka resim vurdurdum. Taş yontturdum. Gönüldeki sözümü vurdurdum ... On Ok oÇluna, yabancına kadar bunu görüp bilin. Ebedî taş yontturdum ... İl ise, şöyle daha erişilir yerde ise, işte öyle erişilir yerde ebedî taş yontturdum, yazdırdım. Onu görüp öyle bilin. Şu taş .... dım. Bu yazıyı yazan yeÇeni Yollug Tigin. DoÇu Yüzü: Üstte mavi gök, altta yaÇız yer kılındıkta, ikisi arasında insan oÇlu kılınmış. İnsan oÇlunun üzerine ecdadım Bumin KaÇan, İstemi KaÇan oturmuş. Oturarak Türk milletinin ilini töresini tutuvermiş, düzenleyi vermiş. Dört taraf hep düşman imiş. Ordu sevk ederek dört taraftaki milleti hep almış, hep tâbi kılmış. Başlıya baş eÇdirmiş, dizliye diz çöktürmüş. DoÇuda Kadırkan ormanına kadar, batıda Demir Kapı'ya kadar kondurmuş. İkisi arasında pek teşkilâtsız Göktürk öylece oturuyormuş. Bilgili kaÇan imiş, cesur kaÇan imiş. Buyruku yine bilgili imiş tabiî, cesur imiş tabiî. Beyleri de milleti de doÇru imiş. Onun için ili öylece tutmuş tabiî. İli tutup töreyi düzenlemiş. Kendisi öylece vefat etmiş. Yasçı, aÇlayıcı, doÇuda gün doÇusundan Bökli Çöllü halk, Çin, Tibet, Avar, Bizans, Kırgız, Üç Kurıkan, Otuz Tatar, Kıtay, Tatabı, bunca millet gelip aÇlamış, yas tutmuş. Öyle ünlü kaÇan imiş. Ondan sonra küçük kardeşi kaÇan olmuş tabiî, oÇulları kaÇan olmuş tabiî. Ondan sonra küçük kardeşi büyük kardeşi gibi kılınmamış olacak, şÇlu babası gibi kılınmamış olacak. Bilgisiz kaÇan oturmuştur, kötü kaÇan oturmuştur. Buyruku da bilgisizmiş tabiî, kötü imiş tabiî. Beyleri, milleti ahenksiz olduÇu için, Çin milleti hilekâr ve sahtekâr olduÇu için, aldatıcı olduÇu için, küçük kardeş ve büyük kardeşi birbirine düşürdüÇü için, bey ve milleti karşılıklı çekiştirdiÇi için, Türk milleti il yaptıÇı ilini elden çıkarmış, kaÇan yaptıÇı kaÇanını kaybedi vermiş. Çin milletine beylik erkek evladı kul oldu, hanımlık kız evlâdı cariye oldu. Türk beyler Türk adını bıraktı. Çinli beyler Çin adını tutup, Çin kaÇanına itaat etmiş. Elli yıl işi gücü vermiş. DoÇuda gün doÇusunda Bökli kaÇana kadar ordu sevk edi vermiş. Batıda Demir Kapıya kadar ordu sevk edi vermiş. Çin kaÇanına ilini, töresini alı vermiş. Türk halk kitlesi şöyle demiş: İlli millet idim, ilim şimdi hani, kime ili kazanıyorum der imiş. KaÇanlı millet idim, kaÇanım hani, ne kaÇana işi gücü veriyorum der imiş. Öyle diyip Çin kaÇanına düşman olmuş. Düşman olup, kendisini tanzim ve tertip edemediÇinden yine teslim olmuş. Bunca işi gücü verdiÇini düşünmeden, Türk milletini öldüreyim, kökünü kurutayım der imiş. Yok olmaya gidiyormuş. Yukarıda Türk tanrısı, Tük mukaddes yeri, suyu öyle tanzim etmiş. Türk milleti yok olmasın diye, millet olsun diye babam İltiriş KaÇanı, annem İlbilge Hatunu göÇün tepesinde tutup yukarı kaldırmış olacak. Babam kaÇan on yedi erle dışarı çıkmış. Dışarı yürüyor diye ses işitip şehirdeki daÇa çıkmış, daÇdaki inmiş, toplanıp yetmiş er olmuş. Tanrı kuvvet verdiÇi için babam kaÇanın askeri kurt gibi imiş, düşmanı koyun gibi imiş. DoÇuya, batıya asker sevk edip toplamış, yıÇmış. Hepsi yedi yüz er olmuş. Yedi yüz er olup ilsizleşmiş, kaÇansızlaşmış milleti, cariye olmuş, kul olmuş milleti, Türk töresini bırakmış milleti, ecdadımın töresince yaratmış, yetiştirmiş. Tölis, Tarduş milletini orda tanzim etmiş. Yabguyu, şadı orda vermiş. Güneyde Çin milleti düşman imiş. Kuzeyde Baz KaÇan, Dokuz OÇuz kavmi düşman imiş. Kırgız, Kurıkan, Otuz Tatar, Kıtay, Tatabı hep düşman imiş. Babam kaÇan bunca ... Kırk yedi defa ordu sevk etmiş, yirmi savaş yapmış. Tanrı lûtfettiÇi için illiyi ilsizletmiş, kaÇanlıyı kaÇansızlatmış, düşmanı tâbi kılmış, dizliye diz çöktürmüş, başlıya baş eÇdirmiş. Babam kaÇan öylece ili, töreyi kazanıp, uçup gitmiş. Babam kaÇan için ilkin Baz KaÇanı balbal olarak dikmiş. O töre üzerine kaÇan oturdu. Amcam kaÇan oturarak Türk milletini tekrar tanzim etti, besledi. Fakiri zengin kıldı, azı çok kıldı. Amcam kaÇan oturduÇunda kendim Tarduş milleti üzerinde şad idim. Amcam kaÇan ile doÇuda Yeşil Nehir, Şantung ovasına kadar ordu sevk ettik. Batıda Demir Kapıya kadar ordu sevk ettik. Kögmeni aşarak Kırgız ülkesine kadar ordu sevk ettik. Yekûn olarak yirmi beş defa ordu sevk ettik, on üç defa savaştık. İlliyi ilsizleştirdik, kaÇanlıyı kaÇansızlaştırdık. Dizliye diz çöktürdük, başlıya baş eÇdirdik. Türgiş KaÇanı Türkümüz, milletimiz idi. BilmediÇi için, bize karşı yanlış hareket ettiÇi için kaÇanı öldü. Buyruku, beyleri de öldü. On Ok kavmi eziyet gördü. Ecdadımızın tutmuş olduÇu yer, su sahipsiz olmasın diye Az milletini tanzim ve tertip edip ... Bars bey idi. KaÇan adını burda biz verdik. Küçük kız kardeşim prensesi verdik. Kendisi yanıldı, kaÇanı öldü, milleti cariye, kul oldu. Kögmenin yeri, suyu sahipsiz kalmasın diye Az, Kırgız kavmini düzene sokup geldik. Savaştık ... ilini geri verdik. DoÇuda Kadırkan ormanını aşarak milleti öyle kondurduk, öyle düzene soktuk. Batıda Kengü Tarmana kadar Türk milletini öyle kondurduk, öyle düzene soktuk. O zamanda kul kullu olmuştu. Cariye cariyeli olmuştu. Küçük kardeş büyük kardeşini bilmezdi, oÇlu babasını bilmezdi. Öyle kazanılmış, düzene sokulmuş ilimiz, töremiz vardı. Türk, OÇuz beyleri, milleti, işitin: Üstte gök basmasa, altta yer delinmese, Türk milleti, ilini töreni kim boza bilecekti? Türk milleti, vazgeç, pişman ol! DisiplinsizliÇinden dolayı, beslemiş olan bilgili kaÇanınla, hür ve müstakil iyi iline karşı kendin hata ettin, kötü hâle soktun. Silahlı nereden gelip daÇıtarak gönderdi? Mızraklı nereden gelerek sürüp gönderdi.Mukaddes Ötüken ormanının milleti, gittin. DoÇuya giden, gittin. Batıya giden, gittin. GittiÇin yerde hayrın şu olmalı: Kanın su gibi koştu, kemiÇin daÇ gibi yattı. Beylik erkek evlâdın kul oldu, hanımlık kız evlâdın cariye oldu. BilmediÇin için, kötülüÇün yüzünden amcam, kaÇan uçup gitti. Önce Kırgız kaÇanını balbal olarak diktim. Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye, babam kaÇanı, annem hatunu yükseltmiş olan Tanrı, il veren Tanrı, Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye, kendimi o Tanrı kaÇan oturttu tabiî. Varlıklı, zengin millet üzerine oturmadım. İşte aşsız, dışta elbisesiz; düşkün, perişan milletin üzerine oturdum. Küçük kardeşim Kül Tigin ile konuştuk. Babamızın, amcamızın kazanmış olduÇu milletin adı sanı yok olmasın diye, Türk milleti için gece uyumadım, gündüz oturmadım. Küçük kardeşim Kül Tigin ile, iki şad ile öle yite kazandım. Öyle kazanıp bütün milleti ateş, su kılmadım. Ben kendim kaÇan oturduÇumda, her yere gitmiş olan millet öle yite, yaya olarak çıplak olarak dönüp geldi. Milleti besleyeyim diye, kuzeyde OÇuz kavmine doÇru, doÇuda Kıtay, Tatabı kavmine doÇru, güneyde Çine doÇru on iki defa büyük ordu sevk ettim, ... savaştım. Ondan sonra, Tanrı baÇışlasın, devletim var olduÇu için, kısmetim var olduÇu için, ölecek milleti diriltip besledim. Çıplak milleti elbiseli, fakir milleti zengin kıldım. Az milleti çok kıldım. DeÇerli illiden, deÇerli kaÇanlıdan daha iyi kıldım. Dört taraftaki milleti hep tâbî kıldım, düşmansız kıldım. Hep bana itaat etti. İşi gücü veriyor. Bunca töreyi kazanıp küçük kardeşim Kül Tigin kendisi öylece vefat etti. Babam kaÇan uçtuÇunda küçük kardeşim Kül Tigin yedi yaşında kaldı ... Umay gibi annem hatunun devletine küçük kardeşim Kül Tigin er adını aldı. On altı yaşında, amcam kaÇanın ilini, töresini şöyle kazandı: Altı Çub SoÇdaka doÇru ordu sevk ettik, bozduk. Çinli Ong vali, elli bin asker geldi, savaştık. Kül Tigin yaya olarak atılıp hücum etti. Ong valinin kayın biraderini, silâhlı, elle tuttu, silâhlı olarak kaÇana takdim etti. O orduyu orda yok ettik. Yirmi bir yaşında iken, Çaça generale karşı savaştık. En önce Tadıgın, Çorun boz atına binip hücum etti. O at orda öldü. İkinci olarak Işbara Yamtar'ın boz atına binip hücum etti. O at orda öldü. Üçüncü olarak Yigen Silig beyin giyimli doru atına binip hücum etti. O at orda öldü. Zırhından kaftanından yüzden fazla ok ile vurdular, yüzüne başına bir tane deÇdirmedi. ... Hücum ettiÇini, Türk beyleri, hep bilirsiniz. O orduyu orda yok ettik. Ondan sonra Yir Bayırkunun UluÇ Irkini düşman oldu. Onu daÇıtıp Türgi Yargun Gölünde bozduk. UluÇ İrkin azıcık erle kaçıp gitti. Kül Tigin yirmi altı yaşında iken Kırgıza doÇru ordu sevk ettik. Mızrak batımı karı söküp, Kögmen ormanını aşarak yürüyüp Kırgız kavmini uykuda bastık. KaÇanı ile Songa ormanında savaştık. Kül Tigin, Bayırku'nun ak aygırına binip atılarak hücum etti. Bir eri ok ile vurdu, iki eri kovalayıp takip ederek mızrakladı. O hücum ettiÇinde, Bayırku'nun ak aygırını, uyluÇunu kırarak, vurdular. Kırgız kaÇanını öldürdük, ilini aldık.O yılda Türgiş'e doÇru Altın ormanını aşarak, İrtiş nehrini geçerek yürüdük. Türgiş kavmini uykuda bastık. Türgiş kaÇanının ordusu Bolçu'da ateş gibi, fırtına gibi geldi. Savaştık. Kül Tigin alnı beyaz boz ata binip hücum etti. Alnı beyaz boz ...... tutturdu. İkisini kendisi yakalattı. Ondan sonra tekrar girip Türgiş kaÇanının buyruku Az valisini elle tuttu. KaÇanını orda öldürdük, ilini aldık. Türgiş avam halkı hep tâbi oldu. O kavmi Tabarda kondurduk ... SoÇd milletini düzene sokayım diye İnci nehrini geçerek Demir Kapıya kadar ordu sevk ettik. Ondan sonra Türgiş avam halkı düşman olmuş. Kengeris'e doÇru gitti. Bizim askerin atı zayıf, azıÇı yok idi. Kötü kimse er ... kahraman er bize hücum etmişti. Öyle bir zamanda pişman olup Kül Tigini az erle eriştirip gönderdik. Büyük savaş savaşmış. Türgiş avam halkını orda öldürmüş, yenmiş. Tekrar yürüyüp... Kuzey Yüzü: ... ile, Koşu vali ile savaşmış. Askerini hep öldürmüş. Evini, malını eksiksiz hep getirdi. Kül Tigin yirmi yedi yaşına gelince Karluk kavmi hür ve müstakil iken düşman oldu. Tamag Iduk Başta savaştık. Kül Tigin o savaşta otuz yaşında idi. Alp Şalçı ata binip atılarak hücum etti. İki eri takip edip kovalayarak mızrakladı. Karluk'u öldürdük, yendik. Az milleti düşman oldu. Kara Göl'de savaştık. Kül Tigin otuz bir yaşında idi. Alp Şalçı akına binip atılarak hücum etti. Az ilteberini tuttu. Az milleti orda yok oldu. Amcam kaÇanın ili sarsdıÇında; millet, hükümdar ikiye ayrıldıÇında; İzgil milleti ile savaştık. Kül Tigin Alp Şalçı akına binip atılarak hücum etti. O at orda düştü. İzgil milleti öldü. Dokuz OÇuz milleti kendi milletim idi. Gök, yer bulandıÇı için düşman oldu. Bir yılda beş defa savaştık. En önce Togu Balıkta savaştık. Kül Tigin Azman akına binip atılarak hücum etti. Altı eri mızrakladı. Askerin hücumunda yedinci eri kılıçladı. İkinci olarak Kuşalgukta Ediz ile savaştık. Kül Tigin Az yaÇızına binip, atılarak hücum edip bir eri mızrakladı. Dokuz eri çevirerek vurdu. Ediz kavmi orda öldü. Üçüncü olarak Bolçuda OÇuz ile savaştık. Kül Tigin Azman akına binip hücum etti, mızrakladı. Askerini mızrakladık, ilini aldık. Dördüncü olarak Çuş başında savaştık. Türk milleti ayak titretti. Perişan olacaktı. İlerleyip gelmiş ordusunu Kül Tigin püskürtüp, Tongradan bir boyu, yiÇit on eri Tonga Tigin mateminde çevirip öldürdük. Beşinci olarak Ezginti Kadız'da OÇuz ile savaştık. Kül Tigin Az yaÇızına binip hücum etti. İki eri mızrakladı, çamura soktu. O ordu orda öldü. Amga kalesinde kışlayıp ilk baharında OÇuza doÇru ordu çıkardık. Kül Tigini evin başında bırakarak, müdafaa tedbiri aldık. OÇuz düşman, merkezi bastı. Kül Tigin öksüz akına binip dokuz eri mızrakladı, merkezi vermedi. Annem hatun ve analarım, ablalarım, gelinlerim, prenseslerim, bunca yaşayanlar cariye olacaktı, ölenler yurtta yolda yatıp kalacaktınız. Kül Tigin olmasa hep ölecektiniz. Küçük kardeşim Kül Tigin vefat etti. Kendim düşünceye daldım. Görür gözüm görmez gibi, bilir aklım bilmez gibi oldu. Kendim düşünceye daldım. Zamanı Tanrı yaşar. İnsan oÇlu hep ölmek için türemiş. Öyle düşünceye daldım. Gözden yaş gelse mani olarak, gönülden aÇlamak gelse geri çevirerek düşünceye daldım. Müthiş düşünceye daldım. İki şadın ve küçük kardeş yeÇenimin, oÇlumun, beylerimin, milletimin gözü kaşı kötü olacak diyip düşünceye daldım. Yasçı, aÇlayıcı olarak Kıtay, Tatabı milletinden başta Udar general geldi. Çin kaÇanından İsiyi Likeng geldi. On binlik hazine, altın, gümüş fazla fazla getirdi. Tibet kaÇanından vezir geldi. Batıda gün batısındaki SoÇd, İranlı, Buhara ülkesi halkından Enik general, OÇul Tarkan geldi. On Ok oÇlum Türgiş kaÇanından Makaraç mühürdar, OÇuz Bilge mühürdar geldi. Kırgız kaÇanından Tarduş İnançu Çor geldi. Türbe yapıcı, resim yapan, kitâbe taşı yapıcısı olarak Çin kaÇanının yeÇeni Çang general geldi. KuzeydoÇu Yüzü: Kül Tigin koyun yılında on yedinci günde uçtu. Dokuzuncu ay, yirmi yedinci günde yas töreni tertip ettik. Türbesini, resimini, kitâbe taşını maymun yılında yedinci ay, yirmi yedinci günde hep bitirdik. Kül Tigin kendisi kırk yedi yaşında bulut çöktürdü ... Bunca resimciyi Tuygut vali getirdi. GüneydoÇu Yüzü: Bunca yazıyı yazan Kül Tiginin yeÇeni Yollug Tigin, yazdım. Yirmi gün oturup bu taşa, bu duvara hep Yollug Tigin, yazdım. DeÇerli oÇlunuzdan, evlâdınızdan çok daha iyi beslerdiniz. Uçup gittiniz. Gökte hayattaki gibi ... Güneybatı Yüzü: Kül Tiginin altınını, gümüşünü, hazinesini, servetini, dört binlik at sürüsünü idare eden Tuygut bu ... Beyim prens yukarı gök ... taş yazdım. Yollug Tigin. Batı Yüzü: Batıdan SoÇd baş kaldırdı. Küçük kardeşim Kül Tigin ... için, öle yite işi gücü verdiÇi için, Türk Bilge KaÇanı, nezaret etmek üzere, küçük kardeşim Kül Tigini gözeterek oturdum. İnançu Apa Yargan Tarkan adını verdim. Onu övdürdüm. |
| | |
| | #6 (permalink) |
| .::.SustuM.::. Üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,844
Ruh Hali: Teşekkürler: 147
116 Mesaja 209 Teşekkür edildi
| Cevap: Türk kelimesinin milletimizin adı olarak geçtiÇi ilk Türkçe metinler... TONYUKUK YAZITI BİRİNCİ TAŞ (Batı Cephesi) Ben Bilge Tonyukuk'um. Çin ülkesinde doÇdum. Türk milleti Çin'de tutsak idi. Türk milleti hanını bulmayınca Çin'den ayrıldı, han sahibi oldu. Hanını bırakıp yine Çin'e tutsak düştü. Tanrı şöyle demiş: Han verdim, hanını bırakıp tutsak düştün. Tutsak düştüÇün için Tanrı öldürdü. Türk milleti öldü, bitti, yok oldu. Türk Sır milletinin yerinde boy kalmadı. Ormanda, dışarıda kalmış olanlar toplanıp yedi yüz er oldular. İki bölüÇü atlı idi, bir bölüÇü yaya idi. Yedi yüz kişiyi idare edenlerin büyüÇü şad idi; danışman ol dedi, danışmanı ben oldum, Bilge Tonyukuk. (Şadı) kaÇan mı yapayım diye düşündüm. Arık boÇa ile semiz boÇa arkada oldukça; semiz boÇa mı, arık boÇa mı bilinmezmiş diye düşündüm. Bunun üzerine, Tanrı akıl verdiÇi için onu ben kaÇan yaptım. İlteriş KaÇan olunca, Bilge Tonyukuk Boyla Baga Tarkan ile İlteriş, güneyde Çinli'yi, doÇuda Kıtay'ı, kuzeyde OÇuz'u pek çok öldürdüler. Danışmanı, yardımcısı ben idim. Çogay'ın kuzeyi ile Kara Kum'da oturuyorduk. BİRİNCİ TAŞ (Güney Cephesi) Geyik yiyerek, tavşan yiyerek oturuyorduk. Milletin karnı tok idi. Düşmanımız çevremizde ocak gibi idi, biz ateş idik. Böyle otururken OÇuz'dan casus geldi. Casusun sözü şöyle idi: Dokuz OÇuz boyu üzerine kaÇan oturmuş; Çin'e Kunı Sengün'ü göndermiş; Kıtay'a Tongra Esim'i göndermiş. Şu haberi göndermiş: Azıcık Türk (Köktürk) boyu var; fakat kaÇanı yiÇit, danışmanı bilgili. Bu iki kişi var oldukça seni, Çinliyi öldürecek, diyorum; doÇuda Kıtay'ı öldürecek, diyorum; beni, OÇuz'u mutlaka öldürecek diyorum. Çinli, sen güney yönünden saldır; Kıtay, sen doÇu yönünden saldır; ben de kuzey yönünden saldırayım; Türk Sır boyunun yerinde hiç kimse kalmasın; mümkünse hepsini yok edelim, diyorum. Bu haberi işitince gece uyuyasım gelmedi, gündüz oturasım gelmedi. Bunun üzerine kaÇanıma arza çıktım. Şunu arz ettim: Çinli, OÇuz, Kıtay... bu üçü birleşirse biz kalırız. Dıştan sarılmış gibiyiz. Yufka iken delmek kolay imiş, ince iken koparmak kolay. Yufka kalın olsa delmek zor imiş, ince yoÇun olsa koparmak zor. DoÇuda Kıtay'dan, güneyde Çin'den, batıda batılılardan, kuzeyde OÇuz'dan gelecek iki üç bin askerimiz var mı acaba? Böyle arz ettim. KaÇanım, ben Bilge Tonyukuk'un arzını işitti, gönlünce idare et dedi. Kök Öng'ü çiÇneyerek Ötüke ormanına doÇru orduyu sevkettim. İnek ve yük arabalarıyla Togla'da OÇuz geldi. Üç bin askeri varmış. Biz iki bin idik. Savaştık. Tanrı yarlıÇadı, yendik. IrmaÇa döküldüler. Pek çoÇu da daÇıttıÇımız yerde öldü. Ondan sonra OÇuz tamamıyla geldi. Türk milletini Ötüken yerine, beni, Bilge Tonyukuk'u Ötüken yerine yerleşmiş diye işiten güneydeki millet; batıdaki, kuzeydeki, doÇudaki millet geldi. BİRİNCİ TAŞ (DoÇu Cephesi) İki bin idik. İki ordumuz oldu. Türk milleti yaratılalı, Türk kaÇanı tahta oturalı Şantung şehrine, denize ulaşmış olan yok imiş. KaÇanıma arz edip ordu gönderdim. Şantung şehrine, denize ulaştırdım. Yirmi üç şehir zaptettiler. Uykularını burada bırakıp seferde yatıp kalktılar. Çin kaÇanı düşmanımız idi. On Ok kaÇanı düşmanımız idi. Kırgızların güçlü kaÇanı da düşmanımız oldu. Bu üç kaÇan anlaşıp Altun ormanında birleşelim demişler. Şöyle anlaşmışlar: DoÇuda Türk kaÇanına doÇru sefere çıkalım demişler. EÇer biz üzerine yürümezsek, eninde sonunda o bizi, kaÇanı yiÇit, danışmanı bilgili olduÇu için, eninde sonunda o bizi mutlaka öldürecektir. Üçümüz birleşip üzerine yürüyelim, hepsini yok edelim demişler. Türgiş kaÇanı şöyle demiş: Benim milletim oradadır demiş, Türk (Kök-türk) boyu yine karışıklık içindedir, OÇuz'u yine dardadır demiş. Bu sözleri işitince gece yine uyuyasım gelmiyordu, gündüz yine oturasım gelmiyordu. 0 zaman düşündüm. İlkin Kırgız üzerine yürüsek daha iyi olur dedim. Kögmen yolu tek imiş; kapanmış diye işitip bu yoldan yürümek olmaz dedim. Kılavuz istedim. Çöllü Az eri buldum. Az ülke (sinde), Anı bel (inde bir yol var) mış; bir at yolu imiş, onunla gitmiş. Onunla konuşup bir atlının gitmiş olduÇunu öÇrenince bu yolla gitmek mümkün dedim. Düşündüm ve kaÇanıma;... BİRİNCİ TAŞ (Kuzey Cephesi) ...arz ettim. Ordu yürüttüm. At in dedim. Ak Termil'i geçince at bindirdim. At üzerine bindirip karı söktürdüm. Sonra atları yedeÇe aldırıp yaya olarak ve aÇaçlara tutuna tutuna yukarı çıkarttım. Öndeki eri çapraz yürüterek aÇaç olan tepeyi aştık. Yuvarlanarak indik. On gecede yandaki engeli dolaşarak gittik. Kılavuz yeri şaşırıp boÇazlandı. Bunalıp "kaÇan, yetiş" demiş. Anı suyuna vardık. O sudan aşaÇı gittik. Yemek için attan iniyor, atı aÇaca baÇlıyorduk. Gece gündüz dört nala gittik. Kırgızları uykuda bastık. Uykularını mızrakla açtık. Hanı, ordusunu topladı; savaştık ve yendik. Hanlarını öldürdük. Kırgız boyu kaÇana teslim oldu, baş eÇdi. Geri döndük, Kögmen ormanını dolaşarak geldik. Kırgız�dan döner dönmez Türgiş kaÇanından casus geldi. Haberi şöyle idi: DoÇudan kaÇana sefer edelim. Biz yürümezsek onlar bizi, kaÇanı yiÇit, danışmanı bilgili olduÇu için eninde sonunda onlar bizi mutlaka öldürecek, demiş. Casus, türgiş kaÇanı çıkmış dedi, On Ok boyu eksiksiz çıkmış dedi: Çin ordusu da varmış. Bu haberi işittiÇimiz sırada katun (kraliçe) vefat etmişti. KaÇanım, ben eve ineyim, onun yoÇ törenini yapayım dedi. Orduya �gidin Altun ormanında oturun� dedi. �Ordunun başında İni İl KaÇan, Tarduş şadı gitsin� dedi. Bilge Tonyukuk�a, bana şunları söyledi : �Bu orduyu ilet� dedi, �ben sana ne söyleyeyim. Kararı istediÇin gibi ver� dedi; �gelirse göreceÇi var, gelmezse haberciyi ve haberi alarak otur� dedi. Altun ormanında oturduk. Üç casus geldi. Haberleri bir: KaÇan orduyu çıkardı. On Ok eksiksiz çıktı. Yarış ovasında toplanalım demişler. Bu haberi işitince haberi kaÇana yolladım. Handan haber geldi: �Oturun, öncüyü ve nöbetçiyi iyice düzenleyin, baskın yapmayın� demiş. Bögü KaÇan bana böyle haber yollamış. Apa Tarkan�a ise gizli haber göndermiş. Bilge Tonyukuk kötüdür, kindardır; yanılır; orduyu yürütelim diyecek; kabul etmeyin. Bu haberi işitince ordu yürüttüm. Altun ormanını yol olmaksızın aştık. İrtiş ırmaÇını geçit olmaksızın geçtik. Gece de yol aldık ve Bolçu�ya şafak sökerken ulaştık.� İKİNCİ TAŞ (Batı Cephesi) �Haberciyi getirdiler. Sözü şöyle idi: Yarış ovasında yüz bin asker toplandı dedi. Bu sözü işitince beÇler, hepbirlikte geri dönelim, zayıfın utancı daha iyidir dediler. Ben şöyle dedim; ben, Bilge Tonyukuk: Altun Ormanını aşarak geldik, İrtiş ırmaÇını geçerek geldik. Gelenler yiÇit dediler duymadılar; tanrı, Umay, mukaddes yer su üzerine çöküverdi. Niçin kaçıyoruz? Çok diye niçin korkuyoruz? Azız diye niçin kendimizi küçümsüyoruz? Hücum edelim dedim. Hücum ettik ve yaÇmaladık. İkinci gün ateş gibi kızıp geldiler. Savaştık. Bizden iki ucu, yarısı fazla idi. Tanrı yarlıÇadıÇı için çok diye korkmadık ve savaştık. Tarduş şadına kadar kovalayıp daÇıttık. KaÇanını tuttuk; yabgusunu, şadını orada öldürdük. Elli kadar er yakaladık. Hem o gece halkına haber gönderdik. O haberi işitip On Ok beÇleri, halkı hep geldi, baş eÇdi. Halkın birazı kaçmıştı. Gelen beÇleri ve halkı düzenleyip toplayarak, On Ok ordusunu yürüttüm. Biz de yürüdük. Anı�yı geçtik. İnci ırmaÇını geçerek Tinsi oÇlu denen ebedi Ek daÇını aşırdım.� İKİNCİ TAŞ (Güney Cephesi) Demir Kapı�ya kadar gittik. Oradan geri döndük. İni İl KaÇan�a... Tacikler, Toharlar... ondan berideki Suk başlı SoÇdak kavmi hep gelip baş eÇdi. Türk milletinin Demir Kapı�ya , Tinsi OÇlu denen daÇa ulaştıÇı hiç vâki deÇildi. O yere, ben Bilge Tonyukuk ulaştırdıÇım için sarı altın, beyaz gümüş, kızıl yak öküzü, eÇri deve, mal sıkıntısızca getirdik. İlteriş kaÇan, bilgisinden dolayı, yiÇitliÇinden dolayı Çin ile on yedi defa savaştı. Kıtaylarla yedi defa savaştı. OÇuzlarla beş defa savaştı. Bu savaşlarda da danışmanı hep ben idim. Kumandanı da yine ben idim. İlteriş KaÇan�a, Türk�ün hakim kaÇanına, Türk�ün bilgili kaÇanına.� İKİNCİ TAŞ (DoÇu Cephesi) Kapgan KaÇan... Gece uyumadı, gündüz oturmadı. Kızıl kanımı dökerek, kara terimi akıtarak işimi gücümü hep ona verdim. Öncüleri yine uzaklara gönderdim; hisarları, gözcüleri çoÇalttım; basılan düşmanı getirdim; kaÇanım ile seferlere çıktık. Tanrı korusun, bu Türk milletinin içinde silahlı düşman dolaştırmadım, damgalı at koşturtmadım. İlteriş KaÇan kazanmasaydı, onun ardından ben kazanmasaydım il yine, millet yine yok olacaktı. O kazandıÇı için, ardından ben kazandıÇım için il yine il oldu, millet yine millet oldu. Ben artık yaşlandım, kocadım. Her hangi bir yerdeki kaÇan sahibi bir millete benim gibisi olsa ne sıkıntıları olabilir? Türk Bilge KaÇan ilinde yazdırdım. Ben Bilge Tonyukuk. |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Allah kelimesinin sırrı ortaya çıktı | נα¢к ∂αиιєℓѕ™ | Dini Yazılar | 7 | 08-10-2007 00:06 |
| Cezaevinden milletvekili olarak çıkıyor | FeLiX | Genel ve Güncel Konular | 2 | 08-04-2007 02:19 |
| DİnldedİĞİnİz Radyoyu Mp3 Olarak Kaydetmek İstermİsİnİz | Pc_KoPaT | Hack Programları Download | 1 | 07-30-2007 10:30 |
| Türk Kelimesinin Anlamı...? | eFKaRLı | Türk Kültürü | 0 | 02-25-2007 19:02 |
| Ordu Kumandanı Olarak Mustafa Kemal | eFKaRLı | Atatürk Köşesi! | 0 | 01-28-2007 16:33 |
| Klavye.com da Yenimisiniz? | Yardıma mı ihtiyacınız var ? |