![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Bloglar | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Klavye Link | Arama | Bugünki Mesajlar | Okundu Kabul Et |
| Türk Kültürü Zengin Türk Kültürü'nün tarihi , gelenek ve görenekler , dil ve edebiyat ve daha neler neler |
| Etiketler: unvanlar |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| .::.SustuM.::. Üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,844
Ruh Hali: Teşekkürler: 147
116 Mesaja 209 Teşekkür edildi
| Osmanlı da Ünvanlar ADLİ : "Adil". II. Bayezid, III. Mehmed ve II. Mahmud'a verilmiştir. AĞA : "Komutan". Ordudaki kıdemli görevlilere, Yeniçeri aÇası ve Kızlar aÇası gibi saray korumalarına verilmiştir. AHRETLİK : "Manevi evlat". Dürrüşehvar'a verilmiştir. AK BAŞLI : "Ak başlıklı". Aktimur'a verilmiştir. ALP : "Kahraman asker". Daha çok ilk dönemde kullanılmakla beraber kabilevi yapılanma sona erdiÇi dönemde de kullanılmaya devam edilmiştir. AMCAZADE : Amca çocuÇu. ARSLAN : "Arslan veya Arslan yürekli". AVCI : IV. Mehmed'e verilmiştir. Hayatındaki en önde gelen uÇraşısı idi. Edirne civarında kendisini bu iptilaya kaptırmıştı. BAHİR : "Denizci" BAHTİ : "Talihli". I. Ahmed'e verilmiş ve onun tarafından şiirlerinde maslah olarak kullanılmıştır. BAŞ :"Lider", "Başkan". Baş-Çuhadar" veya "Kapıcı-başı" gibi genellikle diÇer ünvanlarla beraber kullanılmıştır. BEDROS : "Kurnaz". Genel bir Ermeni adıdır ve güya II. Abdülhamid'in yüz hatları itibariyle Ermeniler'e benzediÇini ima için ona verilmiştir. Wittlin'in anlattıÇı bir hikayeye göre, Abdülhamid'in babası I. Abdülmecid deÇil, Abdülhamid'in annesiyle gizli aşk hayatı yaşamayı başaran bir Ermeni'dir. Abdülhamid'in annesi Trimüjgan'ın muhtemelen Ermeni olması daha kolay anlaşılır bir açıklamadır. BEY : "Efendi", "Şehzade". Zamanla bu ünvan deÇerini kaybetti ve daha ziyade İngilizce'deki esquire gibi nezaket ünvanı haline geldi. BEYCEĞİZ : "Küçük Şehzade" BEYLERBEYİ : "Bölge Valisi". Büyük eyaletlerin idarecisine verilmiştir. BEYZADE : "Şehzade oÇlu". Padişahların kızlarının oÇullarına verilen ünvandır. İlk dönemlerdeki "Sultanzade" ünvanının yerini almıştır. BIYIKLI : "Sakallı" BOŞNAK : "Bosnalı" CEDDÜ'L OSMAN "Osmanlıların Babası".Süleyman Şah'a verilmiştir. CEMCA : "Cemşid gibi güçlü". Sultan için DoÇu dillerinde kullanılan bir ünvan. CİHANDAR : "Dünyanın Efendisi". III. Selim'e verilmiştir. CİVAN : "Genç". 2138/ Mehmed'e verilmiştir. ÇAKIRCI : "Şahinci" ÇAVUŞ : "Rütbeli Er", "Haberci" ÇELEBİ : "Beyefendi". "Kibar Efendi", "Genç Efendi". II. Mehmed dönemine kadar padişah oÇullarına verilen ünvandır. Ayrıca I. Mehmed'e de özellikle verilmiştir. ÇELEBİ SULTAN : "Kibar-Şehzade". 1594 yılına kadar sancak valisi olan padişah oÇullarına verilmiş olan ünvandır. ÇUHADAR : "Kahya". DAMAD-I ŞEHRİYARI : "Padişah Damadı". Padişahların kızlarıyla evlenenlere verilen ünvandır. Ancak bu sadece babasının saltanatı döneminde evlenen kızların kocalarına uygulanmıştır. Ayrıca aynı isimlerdeki birkaç veziri seçmek için de bu ünvan kullanılmıştır. DAYE : "Süt Anne" DEFTERDAR : "Hazineci" DELİ : I. Mustafa ve İbrahim'e verilmiştir. DİVİTDAR "Yazma kutusunu taşıyan" DOĞANCI : "DoÇan yakalayıcısı" DÜZME(CE) : "Sahte". Kendi adına çıkan isyan döneminde ve aslı konusundaki şüpheye ifade etmek üzere Mustafa'ya verilmiş ünvandır. EBU'L FETH : "Fethin babası". II. Mehmed'e verilmiştir. EFENDİ : I. Abdülmecid döneminden itibaren padişah oÇullarına verilen ünvandır. Ayrıca tarikat üyeleri arasında da bir dereceyi gösteren tabirdir. EĞRİ : "EÇri-büÇrü". Topal olan Cihangir'e verilmiştir. EĞRİ FATİHİ : III. Mehmed'e verilmiştir. EMİR : "İdareci", "Şehzade". Yarı baÇımsız idareciler için kullanılmıştır. Ayrıca Selçıklulara baÇımlı olduÇu süre zarfında I. Osman için kullanılmıştır. 1402-1413 arasındaki Fetret Devri esnasında I. Bayezid'in oÇullarından birinin açık şekilde üstün idareci olmadıÇını göstermek için yeniden kullanılmıştır. EMİRÜ'L MÜ'MİNİN : "Müslümanların İdarecisi". Halifeye verilen isimlerden biri olup I. Selim'in Mısır seferinden sonra Osmanlı padişahlarına da verilmiştir. ENİŞTE : "Kızkardeşin kocası" FAHREDDİN : "Dinin öÇüncü". I. Osman'a verilmiştir. FATİH : İstanbul'u fethinden dolayı II. Mehmed'e verilmiştir. FATİH-İ BAĞDAT : "BaÇdat'ı fetheden" IV. Murad'a verilmiştir. FRENK : Frank. Başlangıçta Fransa'dan gelenler için kullanılmışken oldukça genişletilerek herhangi bir Avrupa ülkesi için de kullanılmıştır. GAZİ : Daru'l Harbde savaşan kişilere ve Hristiyanlara karşı alınmış zaferlerdeki askerlere verilen ünvandır. Özellikle de O. Osman, Orhan, I. Murad, I. Bayezid, II. Mehmet ve IV. Murad için kullanılmıştır. GENÇ : II. Osman'a verilen isimdir. GÖZDE : Padişahın cariyeleri için kullanılmıştır. GÜLEÇ : "Neşeli" GÜREŞÇİ : Güçlü olduÇu için I. Mehmed'e verilmiştir. "Güreşçi" mi "Kürüşçü" mü olduÇu şeklinde bir şüphe var ise de, doÇru şekli "Güreşçi" şeklindeki Padişah için kullanımıdır. GÜVEY : "Damad" GÜZELCE : "Yakışıklı" HACE, HACİ : "Hacı". Hace kadınlar için, Hacı erkekler için kullanılna formudur. Mekke'de Hac görevini tamamlayan kişiye verilen ünvandır. HADİMU'L HARAMEYNİ'Ş ŞERİFEYN : "İki mübarek şehir olan Mekke ve Medine'nin koruyucusu". I. Selim'e 1517'de Mekke Şerifi tarafından bu şehirlerin anahtarı gönderilmek suretiyle verilmiş bir ünvandır. HAFIZ : "Koruyucu". Genişletilmek suretiyle Kur'an'ı ezbere bilen kişiye denilmiştir. HAKANİ : "Emperyal" HAKANÜ'L BERREYN VE'L BAHREYN : "Karaların ve Denizlerin Hakanı". Padişahın gücünün ihtişamını ifade eden ünvanlardan biridir. HALİFE : Son Abbasi Halifesinin 1538'de ölümüne kadar halifeliÇi elinde tuttuÇu şeklindeki birtakım düşüncelere raÇmen, 1517 yılında HalifeliÇin I. Selim'e ve onun mirasçılarına geçmesi, İslam'da önemli ölçüde sert tartışmalara neden olmamıştır. Cam. Mod. Hist., 91'de: "Hilafet İslam'ın temel prensiplerinden biridir ve bütün Müslümanlar tek bir imam tarafından idare edileceklerdir. Ayrıca İmam'da Hz. Peygamber'in kabilesi olan Kureyş'ten olacaktır. 1517 yılında İmamlık, HaşimoÇullarından Mehmed Ebu Cafer'in güçsüz ellerindeydi ve halifeliÇi Kahire Sarayı'nda sembolik olarak devam ettiriyordu. Abbasilerin en son halifesi olarak Sultan Selim lehine halifelikten feragat etti. Bu biçimsel geçiş, Kureyş kabilesine mensup olmamakla birlikte Türk sultanlarının Müslümanların idarecisi veya İmamı olmalarının temeli oldu. HalifeliÇin Osmanlılara geçişi, Mekke Şerifi'nin Kabe'nin anahtarlarını Selim'e göndermesi, böylece Selim'in Mukaddes Beldeler'in koruyucusu olmasıyla halifeliÇin tanınması onaylanmış oldu" der. S. Lane Po HAN : Kırım idarecileri için kullanılmıştır. II. Selim tarafından torunu İbrahim'e verilmiştir. HANÇERLİ : "Hançer taşıyan" HANIM SULTAN : "Prenses Hanım". Padişahların kadın tarafından kız torunlarına verilen ünvan. HANTAL : "Beceriksiz" HASEKİ SULTAN : "Gözde Prenses". Erkek evlat doÇurmuş olan padişah gözdelerine verilen ünvan. Genellikle ilk dört veya altı anne ile sınırlanmıştır. HASEKİ KADIN : "Gözde Kadın". Padişah kızlarının annelerine verilmiştir. HATUN : "Hanım". İlk dönemlerde, son dönemlerdeki Valide Sultan yerine padişahın nikahlı eşlerine verilen ünvandır. HEZARPARE : "Bin parça". Ölümünden sonra kendisine yapılan suikasde işaret etmek için Ahmed'e verilen ünvandır. HÜMAYUN : "Padişaha ait". -Devlet kuşu, saadet anlamına gelen- "Hümay"dan alınmıştır. HÜNKAR : "Hükümdar" I. Murad ve II. Mehmed'e verilen ünvan. HÜDAVENDİGAR "Hükümdar", "Bey". I. Murad'a verilmiş ve daha sonra da Bursa SancaÇı içinde kullanılmıştır. Yine Orhan ve II. Murad için de kullanılmıştır. İKBAL : "Talih". Haremde il rütbe ilerlemesi. İLHAMİ : "İlham alan". III. Selim'e verilen ünvandır. KALAYLIKÖZ : "Beyaz Fındık" KANBUR : I. Mahmud'a verilmiştir. KANLI : Politikasını ima için II. Abdülhamid'e verilmiştir. KANUNUİ : "Adil". II. Mehmed'e ve özellikle de I. Süleyman'a verilmiştir. KAPUDAN PAŞA : "Amiral". Osmanlı donanmasının başındaki kimseye verilmiştir. KARA : I. Osman ve birçok kişiye verilmiştir. KEHLE-İ İKBAL : "Talih bitti" KETHÜDA : "Kahya". KIZIL : "Kırmızı" KOCA : "Büyük". KOZHEYCİ :"Fındık satıcısı" KÖSE : "Sakalsız" KRAL : Sırp ünvanı. KUL : "Köle". KULOĞLU : "KöleoÇlu" KÜRÜŞÇÜ : "Yay gerdiren". Bir sanatta pir kabul edildiÇi için I. Mehmed'e verilmiştir. LALA : "Terbiyeci". Özellikle hem sarayda, hem de tayin edildikleri sancak valiliklerinde genç şehzadeleri yetiştirenlere verilen ünvandır. Lİ/LI/LU : "den,dan" Yer isimlerine baÇlanır. Kişinin doÇum yerini işaret için kullanılmıştır. MAKBUL : "Gözde" MAKTUL : "Öldürülmüş" MEHD-İ ULYA-YI SALTANAT : "Büyük saltanat beşiÇi". DiÇer bir ismi de Valide Sultan'dır. MEKRİ : "Kurnaz" MEST : "Sarhoş". II. Selim'e verilmiştir. MEYVEİ : "Meyve satan" MIRAHOR : "Ahırların muhafızı". "Emir-i Ahur"dan gelmedir. MİRZA : "Şehzade". İran ünvanıdır. MUHASSIL : "Vergi tahsildarı" MUHSİN : "BaÇışlayıcı" MUHTEŞEM : Avrupalılar tarafından I. Süleyman'a verilen ünvandır. Türkler kullanmazlar. MUID : "Okulda düzeni saÇlayan" MUSAHİP : "(Padişah'a hususi işlerinde) Yardım eden" ve daha geniş ifadesiyle "Gözde". MÜVERRİH : "Tarihçi" NEBİL / NEBİLE : "Prens/Prenses". Mısır ünvanıdır. NAİB : "Vekil". NAKKAŞ : "Dekoratör" NAMZET : "Aday". Henüz tam olarak evlenmemiş, nişanlı olan padişah kızlarına verilen ünvandır. NİŞANCI : "Saltanat mührünün muhafızı". NİŞANCI OĞLU : "Saltanat mührü muhafızının oÇlu". OĞUZ : "Temiz" veya "Genç erkek" OSMANCIK : "Küçük Osman". I. Osman için kullanılmıştır. PADİŞAH : "Hükümdar". İran kaynaklı bir ünvandır. Sultanların çok fazla arzu ettikleri en yüksek makamdır. Herhangi bir kimse tarafından sultanla eş anlamlı olarak da kullanılabilir. Son döenmlerde Fransız Kralları için de kullanılmıştır. PALABIYIK : "Kavisli uzun bıyıklı". PARE : ""Parça". "Hezarpare" ve "Şekerpare"de olduÇı gibi. PEHLİVAN : "Şampiyon", "Güreşçi". I. Mehmed'e verilmiştir. REİSÜ'L-KÜTTAB : "Katiplerin Reisi". RUM : "Rumeli". Temelde Roma ve Roma İmparatorluÇu içinde kalan yerleri ifade eder. Böylece Anadolu Selçukluları, İran Selçuklularından ayrılmışlardır. Ayrıca "Rum Beylerbeyi" altında Osmanlı İmparatorluÇu'nun Avrupa eyaletlerini de temsil eder. SAHİB-KIRAN : "Her zaman başarılı Hükümdar". I. Süleyman ve IV. Murad'a verilen ünvandır. SAİBÜ'L-AŞERETİ'L - KAMİLET : "On numarayı tamamlayan". Onuncu sultan olduÇu için I. Süleyman'a verilmiştir. SANCAK : "Büyük Bayrak". "Eyalet". SANCAK BEYİ : "Eyalet İdarecisi". SARHOŞ : II. Selim'e verilmiştir. SARI : "Sarı", "Soluk". II. Selim'e verilmiştir. SARIKÇI : "Sarık yapan" SEDEF-İ DÜRR-İ HİLAFET : "Hilafet incisinin sedefi". Bir diÇer ünvanı da "Valide Sultan"dır. SEMEN/SEMİZ : "Şişman" SERASKER : "Ordu komutanı". SEYYİD : "Peygamber soyundan gelen" SİLAHDAR : "Silahları muhafaza eden memur". Sultanın hususi görevlilerinden biri. SİPAHİ : "Atlı asker" SIĞIR : II. Selim'e verilmiştir. SOFU : II. Bayezid'e verilen ünvandır. SULTAN : "Prens". En az üç farklı kullanımı vardır. En geçerlisi, 'devletin başı" olarak kullanımıdır. "Sultan Han Murad"da olduÇu gibi "Han" ile birlikte "Şehzade"lik ifadesi anlamında da kullanılmıştır. Bu şekli genellikle padişah oÇulları içindir ve özellikle de II. Mehmed döneminden sonradır. bununla beraber eÇer isimden sonra kullnaılmışsa o ismin "Prenses" olduÇunu ifade eder: Fatma Sultan'da olduÇu gibi. Yine "Haseki" ve "Valide" kelimleri ile de birleştirilerek kullanılmıştır. SULTANÜ'L-GUZAT : "Gaziler sultanı". İlk dönem ünvanıdır. I. Murad ve diÇerlerine verilmiştir. SULTANZADE : "Prenses oÇlu". Padişah kızlarının oÇullarına veya erkek torunlarına verilen ünvandır. ŞAH-I ALEM-PENAH : "İmparator", "Dünyanın barınaÇı". Padişahın üstünlük ünvanlarından biridir. İran menşe'lidir. ŞAHİN Sokullu Mehmed Paşa'ya verilmiştir. ŞAHZADE/ŞEHZADE : "Padişahın oÇlu". I. Mehmed ile başlayarak padişahların oÇullarına verilmiştir. ŞEHİD : Savaşta dini uÇruna ölen kişi. I. Murad ve II. Osman'a verilmiştir. ŞEHRİ : "Şehirli" ŞEYH : Edebali'ye verilmiştir. ŞEYHÜLİSLAM : "Müfti". Halifenin altında olup İslam'ın başkanıdır. ŞÜCAEDDİN : "Dinin kahramanı". Orhan'a verilen ünvandır. TAVAŞİ : "Hadım" TAVİL : "Uzun". Sokullu Mehmed Paşa'ya verilmiştir. TEKFUR : "Kral". Ermenice "Tagavor"dan alınmıştır. TIRNAKÇI : "Dolandırıcı" TİRYAKİ : Genellikle uyuşturucu veya sigara tiryakiliÇi için kullanılır. UĞURLU : "Şanslı" VALİDE : "Anne". VALİDE SULTAN : "Prenses Anne". Saltanatları döneminde padişahların annelerine verilen ünvandır. XVI. yüzyılda girmiştir. VELİ : II. Bayezid'e verilen ünvandır. VELİAHT : "Tahta geçecek şehzade". Tahta geçecek kişi için son dönemde kullanılmıştır. Ancak 1876 Anayasası tahta çıkacak şehzadenin "en yaşlı erkek evlat" olmasını belirleyinceye ve diÇer şehzadeleri reddedinceye dek uygulanamamıştır. Hatta VI. Mehmed'e "Veliahd-ı Sani" (Tahtın ikinci varisi) ünvanı verilmişti. Benzer bir makam, Kırım Hanlarından Nureddin'e de verilmiştir. VEZİR : "Bakan". "AÇır sorumluluk yüklenen". VEZİR-İ AZAM : "Başbakan", "Baş vezir". Bir diÇer formu da "Sadr-ı Azam"dır. VOYNUK : "Bulgar savaşçısı" VOYVODA : "İdareci". Moldavya ve Lehistan prensliklerinden birinin yöneticisine verilen ünvandır. YAĞLIKÇI : "YaÇlık satan" YAVUZ : "YiÇit". I. Selim'e verilmiştir. YENİÇERİ : "Yeni askerler." Meşhur Yeniçeri OcaÇı mensupları. YILDIRIM : I. Bayezid'e verilmiştir. ZADE : "-oÇlu". Genellikle "ın soyu" anlamında genişletilmiştir, |
| | |
| Sponsored Links |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| ~ Osmanlı Padişahları ~ | ShirinBaby | Genel Tarih | 61 | 08-30-2007 22:41 |
| OsmanLı Başkentleri[BURSA] | Rosita | Türk Kültürü | 0 | 08-26-2007 15:55 |
| OsmanLı Başkentleri[EDİRNE] | Rosita | Türk Kültürü | 0 | 08-26-2007 15:53 |
| Meksika'da Osmanlı eseri | ShirinBaby | Yeni Forum Konuları Oluşturun | 0 | 08-17-2007 12:52 |
| Son Osmanlı: Yandım Ali | funda | Vizyondaki Sinemalar | 0 | 01-26-2007 09:06 |
| Klavye.com da Yenimisiniz? | Yardıma mı ihtiyacınız var ? |