Giriş Yapmadınız Yada Üye Değilsiniz...Üye Olmak İçin Buraya Tıklayın...

Klavye Forum  

Geri git   Klavye Forum > KÜLTÜR & SANAT > Genel Tarih > Türk Kültürü
Kayıt ol Bloglar Yardım Üye Listesi Ajanda Klavye Link Arama Bugünki Mesajlar Okundu Kabul Et

Türk Kültürü Zengin Türk Kültürü'nün tarihi , gelenek ve görenekler , dil ve edebiyat ve daha neler neler


Etiketler: ,

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 02-23-2007, 20:29   #1 (permalink)
Yine Yeni Yeniden :)
 
mRv - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Üyelik tarihi: May 2005
Nerden: MaviLerin Icınden :)
Yaş: 23
Mesajlar: 4,678
Ruh Hali:
Teşekkürler: 169
123 Mesaja 173 Teşekkür edildi
Rep Gücü: 38010
Rep Puanı: 379843
Rep Seviyesi: mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)
Resimlerim: (0)
Arrow TÜrk KÜltÜrÜ Ve Temellerİ

Tarihte insanlıÇın ilerlemesini, üç öÇe saÇlamıştır. Hız'a sahip olma, hukuk fikri ve demirin işlenmesi. İlk iki unsur insanlıÇa manevi ilham kaynaÇı, sonuncusu da uygarlıÇın önde gelen malzemesi olmuştur. İnsan kültürünün bu iki önemli unsuru, varlıÇını Türklere borçludur. Bir bozkır kavmi olan Türkler, tabiatın çok kısır olduÇu bu bölgede geçimlerini uzak mesafelerden saÇlayabilmek için vahşi hayvan olan atı terbiye ederek insanlıÇın emrine vermişlerdir. "At sırtında geçen bir hayat, baş döndüren bir sür'at, yayladan kışlaÇa ve kışlaktan yaylaya doÇru sürüp giden bir kovalamaca, onların günlük ve olaÇan hayatları idi. Onlar için olaÇan olmayan şey, ufuktaki daÇlar ile vadilerin ötelerinde, uzanan ülkeleri görememe ve çeşitli zenginlikleri elde edememe idi[1].
Kısacası "göçebe Türkler tarafından, en eski çaÇlardan beri yetiştirilen at, tüm kültüre yön veren, en önemli tesirdir. Atın ehilleştirilmesi olmadan eski çaÇ ve erken orta çaÇın büyük ölçüdeki kavim göçü tasvir dahi edilemez"[2].
Geniş bozkırlarda büyük ve daÇınık sürüleri sevk ve otlakları koruma mücadelesi Türkleri devlet yönetiminde tecrübe sahibi yapmış ve bu durum, o bölgede bütün insanlara hükmetme duygusunun da doÇmasına sebep olmuştur. Böylece, yanyana ve bir arada huzurla yaşayabilmek için fertler arasında asabiyet baÇının oluşmasının zorunlu olduÇu inancı ilk olarak eski Türk kavimlerinde hissedilmiştir. "Bundan dolayı yeryüzünün ilk devletleri Türkler tarafından kurulmuş, yani Türkler dünyada `amme hukukunu' vaz eden ilk millet olmuştur"[3].
Bu geçmişten geleceÇe bütün Türklerin sosyal hayatlarını düzenleyen, onlara kural koyan, devletin gücünü de temsil eden Türklerin töre dedikleri devlet düzenidir. Ziya Gökalp de töreyi şöyle tanımlar: "Atalardan kalan bütün kuralların toplamı". Töre yazılı yasaları kapsadıÇı gibi alışkıları (teamülleri) de içine alır. Töre; hukuksal töre, dinsel töre, ahlaksal töre gibi birkaç bölümden oluşmaktadır"[4].
"Türk töresini kaybetme", Türk milleti için de söz konusuydu. Devletsiz, kaÇansız kalmış bir millet, töresini de kaybetmiş oluyordu. Nitekim Bilge KaÇan, Orhun Abideleri'nde Türk töresini şöyle tarif eder; "... (Türk Milleti'nin) kaÇan olarak oturdum. "Ölecek miyiz?" diye düşünüp üzülen Türk begleri ile Türk beyleri (bana) dönüp, sevindiler! "Bulanmış gözleri" canlandı! Beni gördüler! (yani bana baÇlandılar). "AÇır töreleri", (düzenledim), yürürlüÇe koydum. (Dünyanın) dört bucaÇındaki "milletleri" de (düzene koydum)!...[5]
Bilge KaÇan Yazıtları'nda da ifade edildiÇi üzere, "Eski Türk devlet geleneÇinde Töre ilahi kaynaklı hakimiyetten (kuttan) ayrılamazdı. Özellikle devlet kuran her KaÇan mutlaka bir töre koyardı. Töre, Türk örf ve geleneklerinin kesin bir hükümler birliÇidir. Töresiz bir ilin ya da devletin varlıÇı mümkün deÇildir"[6].
Türk kültür yapısının en hassas ve ince dokusunu "Türk Töresi" oluşturur. "Töre, milli toplumda ferdi ve sosyal ilişkileri düzenleyen, ferdi disiplin ve otoriteye baÇlayan, milli barış, dayanışma ve beraberliÇi saÇlayan bir kültür kurumudur. Yabancı kültürler önce bu deÇer sistemini yıkmak isterler"[7].
Türk töresi rastgele, tesadüfen meydana gelmiş şeylerden ibaret deÇildir. Bunlar ayrılmaz bir şekilde milletin varlıÇına milletin ortak düşünce, duygu ve kanaatlerine baÇlıdır. Töre, Türk milleti ile birlikte doÇar, milletle gelişir ama asla milletle yok olmaz. Kısacası "İl gider, töre kalır". Türk kültürünün temelini oluşturan, sonuncu unsur ise, "demir"dir. Bu maddenin ilk defa eski Türk yurdu olan Altay DaÇları'nda bulunduÇu ve yeryüzüne daÇıldıÇı artık bilinen bir gerçektir.
Türkler dünyanın ilk demirci kavmi olarak bilinir. Demirin eritilip istenilen şekil verilmesiyle birlikte, insanlık aleminde uzun ve parlak bir dönem açılmış oluyordu. Demir Türk uygarlıÇının ilk simgesidir. "Göktürkler ile OÇuzlar'ın ataları demirci idiler. Demirciye MoÇollar "Darhan" derlerdi. Dokuz atası demirci olan adam şaman olurdu. Şamanların büyüklerine Tarhan adı verilirdi. Bundan anlaşılır ki demircilik eski Türklerce sanatların en saygınıydı"[8].
"Demircilik ile ilgili bir takım merasimler de eski Türkler arasında önemli bir yer tutardı. Her yıl belli bir günde İlhan, demir merasimi için bir demir parçasını akkor haline gelinceye kadar ocakta ısıtırdı. Demir, bu hale geldikten sonra, İlhan'a ait "altın örsün" üzerine konulur. İlhan, altın çekici alarak, bunun üstüne vururdu. Bundan sonra, koşullar, toylar, şölenler yapılırdı. Bu merasimler hudutta da yapılır. Ülkeye dışardan girmek isteyen bir yabancı elçi, bu merasimi yapmadan giremezdi"[9].
Demircinin Türk toplumunda ne kadar önemli konumda olduÇunu tarihe ışık tutan bütün Türk destanlarında görmek mümkündür. Nitekim, Türk sosyo-kültürel yapısını en iyi işleyen destanlardan biri olan Manas Destanı'nda da anlatıldıÇı üzere; "Her akına çıkmadan önce Manas kendi demircisine gider, kılıçlarını biletir, silahlarını tamir ettirir ve öyle yola çıkardı. Nogay-Han'ı Yoloy'u maÇlup ettikten sonra, onun iki kızını esir ederek yurduna getirmiştir. Bu Han kızlardan birini, teşekkür ifadesi ile demircisine vermiş ve diÇerini de oÇluna nikahlamıştı. Manas, demircisini Darkan yani Tarkan, saygı deyimi ile çaÇırırdı. Çünkü Tarkanlık hükümdar tarafından verilmiş çok yüksek bir üstünlük unvanı idi. Onların bu rütbesi de nesilden nesile sürüp giderdi"[10].
Bu açıklamalarda demirciliÇin hem dini ve inanç sistemleriyle ilgisi bulunması hem de rütbelerin babadan oÇula geçmesi, Osmanlılar'ın ilk dönemlerinde kurulan lonca yani esnaf teşkilatlarının izlerini taşımaktadır. Nitekim, ahilik teşkilatı üzerine araştırma yapan bazı ilim adamlarına göre, kelimenin kökeni Orta Asya kaynaklıdır ve taşıdıÇı mertlik, alplik, yiÇitlik, eli açıklık, konukseverlik hasletlerinin ifade ettiÇi sanat ve ticaret kurallarının Orta Asya Türkleri arasında çok yaygın oluşunu göstermektedir[11].
Belirtmek gerekirse, toplumları uygarlıÇa yöneltme yolunda en kesin tesirler yapmış olan bu üç temel unsurun Türk kültürüne özgü özellikler olduÇu görüşü bütün dünyada genel kabul görmüş bir mütalaadır. "W. Koppers, O. Menghin başta olmak üzere, bir kısım batılı bilginlerce "Altaylılar" tarafından yaratıldıÇı ifade edilen ve dünyanın ilk yüksek kültürü olarak tanınan bu Türk (Bozkır) Kültürü, taşıdıÇı beşeri deÇerler sebebiyle süratle etrafa yayılarak kısa zamanda doÇuda MoÇolları ve Kuzey Çinlileri, batıda Hind-Avrupalıların bazı kollarını tesir altına almış ve bir medeniyet vasfı kazanmıştır. Böylece milattan önceki binlerden, milattan sonra XIV.-XV. yüzyıllara kadar Avrupa ve Asya'nın step bölgelerinde hakim olan ve son Avrupa ilmi literatüründe "La civilisation des Steppes" tabiri ile yer almaya başlayan Bozkır Medeniyeti, adları geçen Batılı araştırmacılara göre, dünyada mevcut ilk medeniyettir. Daha da mühimi batı medeniyetinin doÇuşunda birinci derecede amil oluşudur[12].


[1] Ögel, Bahaeddin, "Türk Kültürünün Gelişme ÇaÇları", Türk Dünyası Araştırma Vakfı Yay., İstanbul 1988, sh. 1.
[2] TürkdoÇan, Orhan, "Türk Tarihinin Sosyolojisi", Turan Yay., İstanbul 1996, sh. 131.
[3] KafesoÇlu, İbrahim, "Türk MilliyetçiliÇinin Meseleleri", Hamle Yay., İstanbul 1995, sh. 59.
[4] Gökalp, Ziya,"Türk Töresi", (Haz..: Yusuf Çotuksöken), İnkılap Yay., İstanbul 1977, sh. 12-13.
[5] Ögel, Bahaeddin, "Türk Kültürünün Gelişme ÇaÇları", Türk Dünyası Araştırma Vakfı Yay., İstanbul 1988, sh. 474-475.
[6] Taşdelen, H. Musa, "Siyaset Sosyolojisi", Turan Yay., İstanbul 1996, sh. 35.
[7] Karaca, Kurt, "Milliyetçi Türkiye", Emet Matbaacılık, Ankara 1976, sh. 51.
[8] Gökalp, Ziya,"Türk Uygarlık Tarihi", (Haz..: Yusuf Çotüksöken), İnkılap Yay., İstanbul 1981, sh. 9.
[9] TürkdoÇan, Orhan, a.g.e., sh. 148.
[10] Ögel, Bahaeddin,"Türk Mitolojisi I", Türk Tarih Kurumu Basımevi Yay., Ankara 1993, sh. 69.
[11] TürkdoÇan, Orhan, a.g.e., sh. 151.
[12] KafesoÇlu, İbrahim, a.g.e., sh. 66.
__________________

~~ вℓα¢к яσѕє ~~
mRv isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
Alt 02-25-2007, 10:12   #2 (permalink)
Klavye Üye
 
emir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Üyelik tarihi: Feb 2007
Yaş: 34
Mesajlar: 3
Teşekkürler: 0
0 Mesaja 0 Teşekkür edildi
Rep Gücü: 0
Rep Puanı: 5
Rep Seviyesi: emir henüz puan almamış.Sanırım yararlı bilgiler vermiyor...
Resimlerim: (1)
Cevap: TÜrk KÜltÜrÜ Ve Temellerİ

tebrikler mrv gerçekten etkilendim
emir isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Klavye.com da Yenimisiniz? Yardıma mı ihtiyacınız var ?

Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. şuan saat: 14:30.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Copyright © 2005 | Klavye.Com
Türkçe çeviri: Klavye.Com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.

Webservis
Firma Rehberi Klavye Forum Serkan
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457