![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Bloglar | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Klavye Link | Arama | Bugünki Mesajlar | Okundu Kabul Et |
| Etiketler: sozcuk, turleri |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Yine Yeni Yeniden :) ![]() Üyelik tarihi: May 2005 Nerden: MaviLerin Icınden :) Yaş: 23
Mesajlar: 4,678
Ruh Hali: Teşekkürler: 169
123 Mesaja 173 Teşekkür edildi
| SÖzcÜk TÜrlerİ SÖZCÜK TÜRLERİ Sözcükler tür bakımından temelde iki ana gruba ve sekiz ayrı türe ayrılır: a. İsim soylu sözcükler : İsim, sıfat, zamir, zarf, edat, baÇlaç ve ünlemler b. Fiiller soylu sözcükler : Fiiller Şimdi bu sözcükleri sırasıyla görelim. İSİM (AD) Varlıkları, kavramları karşılayan sözcüklerdir. İsimlerle, karşıladıkları kavram ve nesneler arasında çok sıkı bir ilgi vardır. Bunlar daima birbirlerini çaÇrıştırır. ÖrneÇin "kitap" sözü aklımızda hemen varlık olarak "kitap" nesnesini canlandırır. Ya da bir kitabı gördüÇümüzde zihnimize hemen onu karşılayan isim gelir. Kavramlar için ise bu kadar belirgin bir ilişkinin varlıÇını söyleyemeyiz. ÖrneÇin "dert" dendiÇinde aklımızda bir nesne canlanmaz; ancak bunun insanı sıkıntıya sokan bir durum olduÇu zihnimizde belirir. Şimdi isim çeşitlerini görelim. 1. Cins (Tür) İsmi Aynı türden varlıkları karşılayan isimlerdir. Bu varlıkların benzerleri etrafta çoktur: “AÇaç, çiçek, kitap, ev, okul, insan, ders...” 2. Özel İsim Tek olan, tam bir benzeri bulunmayan varlıkları karşılayan isimlerdir. Balıkesir, Çukurova, Alpler gibi yer adları, Yunus, Serpil, Recep gibi kişi adları, Türkiye, Portekiz, Hollanda gibi ülke adları, Günün Ötesi, Kiralık Konak, Türk Edebiyatı, Hürriyet gibi kitap, dergi, gazete adları, Bilkent Üniversitesi, Yeşilay, Türkiye Büyük Millet Meclisi gibi kurum adları, Almanca, Türkçe, Rusça gibi dil adları, İslâmiyet, Ortodoks, Yahudilik gibi din adları, Boncuk, Tekir, Yumak gibi hayvanlara verilen adlar özel isimdir. 3. Tekil İsim Sayıca tek bir varlıÇı karşılayan isimlere tekil isim denir. Bunlar "kitap, çocuk, şiir, bilgisayar..." gibi bir varlıÇı karşılayan isimlerdir. 4. ÇoÇul İsim Sayıca birden çok varlıÇı karşılayan isimlerdir. ÇoÇul isimler, "-ler, -lar" eki getirilerek yapılır. "Kitaplar, çocuklar, şiirler, bilgisayarlar..." isimleri çoÇul isimlerdir. 5. Topluluk İsmi Yapıca tekil olduÇu hâlde, yani çoÇul eki almadıÇı halde birden çok varlıÇı karşılayan isimlere topluluk ismi denir. "Toplum, halk, millet, ordu, bölük, sürü..." sözcükleri birer topluluk adıdır. Topluluk isimleri de çoÇul eki alabilir. Bu durumda grupların çoÇulu bildirilmiş olur. ÖrneÇin, "Ordular ilk hedefiniz Akdeniz!" cümlesinde "ordu" topluluk ismi çoÇul eki almıştır. Burada ordunun birden fazla olduÇu anlatılmak istenmiştir. 6. Somut (Madde) İsim Duyu organlarımız ile algılanan isimlere somut isim denir. "Kitap, masa, insan, ışık..." beş duyumuzdan biri ile algılanan somut isimlerdir. 7. Soyut (Mana) İsim Duyu organlarımız ile algılanamayan, ama varlıÇına inandıÇımız isimlerdir. "Neşe, özlem, sevgi, korku..." duyu organlarımız ile algılanamayan soyut isimlerdir.
__________________ ~~ вℓα¢к яσѕє ~~ |
| | |
| Sponsored Links |
| | #2 (permalink) |
| Yine Yeni Yeniden :) ![]() Üyelik tarihi: May 2005 Nerden: MaviLerin Icınden :) Yaş: 23
Mesajlar: 4,678
Ruh Hali: Teşekkürler: 169
123 Mesaja 173 Teşekkür edildi
| Cevap: SÖzcÜk TÜrlerİ İSİM TAMLAMALARI Bir ismin aitlik ilgisi bakımından daha belirli hâle gelmesi için başka bir isim tarafından tamlanmasıyla meydana gelen söz öbeÇine isim tamlaması denir. Belli kurallar dahilinde en az iki sözcük bir araya gelerek isim tamlamasını oluşturur. İsim tamlamaları "tamlayan ve tamlanan" olmak üzere iki unsurdan oluşur. Tamlayan birinci sözcük, tamlanan ise ikinci sözcüktür. İsim tamlamalarının tamlayanında ilgi, tamlananında ise iyelik eki vardır. Şimdi isim tamlamasının türlerini görelim. 1. Belirtili isim Tamlaması Tamlayanın ilgi, tamlananın iyelik eki aldıÇı tamlamalardır. Her iki unsuru da ek alarak oluşturulan bu tür tamlamalarda kuvvetli bir aitlik ilgisi vardır. "Evin kapısı açık kalmış." cümlesindeki “evin kapısı” altı çizili söz öbeÇi belirtili isim tamlamasıdır. GörüldüÇü gibi, her iki sözcük de ek almıştır. Bu tamlamada iki sözcük arasındaki kuvvetli bir ilişki kendini göstermektedir. Belirtili isim tamlamalarında tamlayan ile tamlanan arasına başka sözcükler girebilir. "Kerem'in mavi gömleÇi güzelmiş." cümlesinde araya "mavi" sıfatı girmiştir. "- den" hal eki tamlayanda kullanılan ilgi ekinin yerine geçerek belirtili isim tamlaması kurabilir. "Resimlerin birini de ben alayım." cümlesindeki "resimlerin birini" sözü belirtili isim tamlamasıdır. Biz bunu "resimlerden birini" biçiminde de söyleyebiliriz. Yani sadece tamlayan eki "-in" yerine, aynı işlevi gören "-den" hâl ekini getirmiş oluyoruz. Belirtili isim tamlamalarında bir tamlayan birden fazla tamlanana baÇlanabileceÇi gibi, bir tamlanan birden fazla tamlayana da baÇlanabilir. "Evin bahçesi, odaları, mutfaÇı o kadar geniş ki..." cümlesinde "evin" tamlayan; "bahçesi, odaları, mutfaÇı" sözcükleri de tamlanandır. "Kırların, çiçeklerin, kuşların, böceklerin neşesi hepimizi coşturmuştu." cümlesinde "kırların, çiçeklerin, kuşların, böceklerin" tamlayan; "neşesi" tamlanandır. 2. Belirtisiz İsim Tamlaması Tamlayanın ilgi eki almayıp tamlananın iyelik eki aldıÇı tamlamalardır. Bu tür tamlamalarda bir ismin başka bir isme aitliÇinden çok bir nesne ya da kavram ismi oluşturmak esastır. "ÇocuÇun elbisesini alacaÇız." cümlesindeki "çocuÇun elbisesi" tamlaması belirtilidir. Bu tamlamada belli bir çocuÇa ait elbiseden söz edilmektedir. Biz bu tamlamayı, "Çocuk elbisesi alacaÇız." şeklinde söylersek yani "-nın" ekini kaldırırsak tamlama belirtisiz olur. Bu durumda belli bir kişiye ait elbiseden deÇil, genel bir elbise çeşidinden "çocuk elbisesi" nden söz etmiş oluruz. Belirtisiz isim tamlamalarında tamlayan tamlananın neden yapıldıÇını, neye benzediÇini bildirebilir: "Lahana turşusu", "Erik hoşafı", "Bulgur pilâvı" Bu tamlamalarda tamlayan tamlanın neyden yapıldıÇını bildirir. "Deve kuşu", "Kılıç balıÇı", "Küpe çiçeÇi" Bu tamlamalarda ise tamlayan tamlananın neye benzediÇini bildirir. Belirtisiz isim tamlaması sıfat göreviyle kullanılabilir. "El yazması kitaplar şimdi çok deÇerli." cümlesinde "el yazması" belirtisiz isim tamlamasıdır. Bu tamlama cümlede sıfat göreviyle kullanılmıştır. 3. Takısız İsim Tamlaması Tamlayanı ve tamlananı ek almamış olan isim tamlamalarıdır. Takısız isim tamlamalarında her iki unsur da ilgi ve iyelik eklerini almaz. Bu tamlamaları iki grupta inceleyebiliriz: a. Bir şeyin neyden yapıldıÇını gösterir. "Boynunda altın kolye vardı." cümlesindeki "altın kolye" sözü kolyenin altından yapıldıÇını gösterir. "Cam vazo, çelik tencere, deri mont" tamlamaları da bunlara örnektir. b. Bir şeyin neye benzediÇini bildirir. "Altın saçları rüzgârda dalgalanır." cümlesinde "altın saç" takısız isim tamlamasıdır. Bu tamlamada "saçlar" altına benzetilmiştir. "Gül yanak, zeytin göz, tilki Rıfkı..." gibi tamlamalar takısız isim tamlamasıdır. 4. Zincirleme İsim Tamlaması Tamlayanın, tamlananın veya her ikisinin kendi içinde başka bir isim tamlaması olduÇu söz öbekleridir. Zincirleme isim tamlamaları en az üç ismin bir raya gelmesi ile oluşur. "Macera romanlarının okuyucusu çoktur." cümlesinde "macera romanları" belirtisiz isim tamlamasıdır. Bu tamlamaya "-nın" ilgi eki eklenmiş ve tamlama "okuyucusu" tamlananına baÇlanmış. Böylece iki tamlama iç içe girmiş ve zincirleme isim tamlaması olmuştur: "Saka kuşunun ötüşü çok hoştu." cümlesinde "saka kuşunun ötüşü" üç isimden oluşan zincirleme isim tamlamasıdır. Tamlayan "saka kuşu", tamlanan ise "ötüşü" sözcüÇüdür.
__________________ ~~ вℓα¢к яσѕє ~~ |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Yine Yeni Yeniden :) ![]() Üyelik tarihi: May 2005 Nerden: MaviLerin Icınden :) Yaş: 23
Mesajlar: 4,678
Ruh Hali: Teşekkürler: 169
123 Mesaja 173 Teşekkür edildi
| Cevap: SÖzcÜk TÜrlerİ SIFAT (ÖN AD) İsimleri niteleyen ya da belirten sözcüklere sıfat denir. Sıfatların varlıÇı isimlere baÇlıdır. Bu nedenle sıfatlar tek başına kullanılamaz. Bu açıdan sıfatlar tamlama olarak karşımıza çıkar. "Güzel kitapları hemen alırım." cümlesinde "güzel" sözcüÇü "kitap" isminin özelliÇini belirten bir sıfattır. Burada "kitap" isminden önce gelerek onun özelliÇini belirtmiş ve sıfat olmuştur. Bu nedenle bir sözcük yalnız başına sıfat olamaz. Yukarıdaki örnekte görüldüÇü gibi mutlaka bir isimle kullanılır. Sıfatlar kendi içinde niteleme ve belirtme sıfatları olmak üzere ikiye ayrılır. A. Niteleme Sıfatları B. Belirtme Sıfatları A. NİTELEME SIFATLARI Varlıkların yapısal özelliklerini ortaya koyan sıfatlardır. Niteleme sıfatları isimlerin nasıl olduÇunu bildirir ve isme sorulan "nasıl" sorusuna cevap verir. "Kimsesiz çocuklara yardım edelim." cümlesindeki "kimsesiz" sözcüÇü, "çocuklar"ın özelliÇini belirtmektedir. Bu cümlede "çocuklar" ismine "nasıl" sorusunu sorduÇumuzda "kimsesiz" cevabını almaktayız. "Siyah gözlükler sana yakışmış." cümlesinde "siyah" sözcüÇü gözlüÇün yapısal özelliÇini anlatan bir sıfattır. Nasıl gözlük? Siyah gözlük. GörüldüÇü gibi isme sorulan "nasıl" sorusuna cevap veriyor. Adlaşmış Sıfat Bazen kişinin tam olarak bilinmediÇi ya da niteliÇinin vurgulanmak istendiÇi durumlarda isim söylenmeyip sıfat, ismin yerine geçirilebilir. Bu tür sözcüklere adlaşmış sıfat denir. Adlaşmış sıfatlar niteleme sıfatlarıyla yapılır. "Akıllı insanlar kendine güvenir." cümlesinde niteleme sıfatı olan "akıllı" sözcüÇü, "Akıllılar kendine güvenir." cümlesinde "insanlar" isminin düşmesiyle adlaşmış sıfat olmuştur. B. BELİRTME SIFATLARI Varlıkların diÇer varlıklarla ilgileri sonucunda aldıÇı özellikleri belirten sıfatlardır. Belirtme sıfatları varlıkların geçici özelliklerini belirtir. Belirtme sıfatları kendi arasında dört gruba ayrılır. 1. İşaret Sıfatı Varlıkların bulunduÇu yerleri gösteren sıfatlara işaret sıfatı denir. Bu sıfatlar, söyleyen kişinin, sözünü ettiÇi nesneye uzaklıÇına göre deÇişir. "Bu kitabı ben aldım." cümlesinde yakındaki kitabı, "Şu kitabı verir misin?" cümlesinde biraz uzaktaki kitabı, "O kitabı getirir misin?" cümlesinde çok uzakta olan ya da, sözü edilen kitabı işaret etme anlamı vardır. Yukarıdaki cümlelerde bulunan "bu, şu, ve o" sözcükleri işaret sıfatıdır. İşaret sıfatları, isme "hangi" sorusunun sorulmasıyla bulunur. Hangi kitap? Bu kitap. 2. Sayı Sıfatları İsimlerin sayısal özelliklerini bildiren sıfatlara sayı sıfatı denir. Sayı sıfatları kendi içinde dörde ayrılır: a. Asıl sayı sıfatları : İsimlerin sayılarını kesin olarak belirten sıfatlara asıl sayı sıfatı denir. "Üç arkadaş geziye çıktık." "İzmir'de on gün kalacaktık." "Bu çantayı ancak iki kişi taşıyabilir." b. Sıra sayı sıfatı : Varlıkların sırasını bildiren sıfatlara sıra sayı sıfatı denir. Sıra sayı sıfatları isimlere gelen "-ıncı, -inci" ekleri ile yapılır. "Biz beşinci katta oturuyoruz." "Buradaki birinci günüm iyi geçmişti." c. Üleştirme sayı sıfatı : İsimlerin eşit paylara ayrılmış olduÇunu belirten sıfatlara üleştirme sayı sıfatı denir. Bu sıfatlar isimlere getirilen "-ar, -er" eki ile oluşturulur. "ÖÇrencilere ikişer kitap verildi." "Her komşuda yarımşar saat kaldık." d. Kesir sayı sıfatı : İsimleri kesirli olarak belirten sıfatlardır. "Bu işte yüzde yirmi kâr var." "Yarım kilo kıyma yeter." 3. Belgisiz Sıfat İsimlerin sayı bakımından belirsizliklerini ifade eden sıfatlara belgisiz sıfat denir. Bazı işlerde acele edilmeli. Birkaç arkadaş dışarıda bekliyor. Hiçbir emek boşa gitmez. Bütün öÇrencileri bahçeye çıkarmışlar. Her konuda bilgi sahibi olamayız. Bir gün yine karşılaşırız. cümlelerinde altı çizili sözcükler belgisiz sıfatlardır. Bu sözcükler, isimleri sayıca belirtmişler, ama onların ne kadar olduÇunu belirtmemişler. 4. Soru Sıfatı İsimlerin niteliÇini, herhangi bir özelliÇini soru yolu ile bildiren sıfatlardır. “Nasıl şiirleri beÇenirsiniz?” “Kaçar gün kaldın şehirlerde?” “Hangi konuyu işleyeceÇiz?” “Kaç soru çözmeli günde?”
__________________ ~~ вℓα¢к яσѕє ~~ |
| | |
| | #4 (permalink) |
| Yine Yeni Yeniden :) ![]() Üyelik tarihi: May 2005 Nerden: MaviLerin Icınden :) Yaş: 23
Mesajlar: 4,678
Ruh Hali: Teşekkürler: 169
123 Mesaja 173 Teşekkür edildi
| Cevap: SÖzcÜk TÜrlerİ SIFATLARDA KÜÇÜLTME Sıfat olan sözcüÇün anlamında küçültme ya da daralma, "-cik,-ce, (-ı)msı, (-ı)mtırak" ekleri ile yapılır. Bu eklerin getirilmesi ile oluşan sıfatlara küçültme sıfatları denir. "Küçük bir evleri vardı." cümlesinde "küçük" sıfattır ve kendinden sonra gelen ismin niteliÇini belirtmektedir. "Küçücük evleri vardı." cümlesinde "-cik" eki almış "küçücük" sözcüÇü de niteleme sıfatıdır. Buradaki "küçücük" sözcüÇün "küçük" sözcüÇünden farkı, eklendiÇi ismin anlamında küçültme yapmış olmasıdır. Küçük ev küçücük ev "Ekmek ayvasının ekşimsi bir tadı vardı." "Üzerine mavimtırak bir ceket giymişti." "Masada kalınca bir kitap duruyordu." Yukarıdaki cümlelerdeki altı çizili sözcükler küçültme sıfatıdır
__________________ ~~ вℓα¢к яσѕє ~~ |
| | |
| | #5 (permalink) |
| Yine Yeni Yeniden :) ![]() Üyelik tarihi: May 2005 Nerden: MaviLerin Icınden :) Yaş: 23
Mesajlar: 4,678
Ruh Hali: Teşekkürler: 169
123 Mesaja 173 Teşekkür edildi
| Cevap: SÖzcÜk TÜrlerİ SIFATLARDA PEKİŞTİRME Sıfatlarda pekiştirme, yani anlamın kuvvetlendirilmesi iki şeklide yapılır: • Sıfat olan sözcüÇün ünlüye kadarki ilk hecesi alınır, daha sonra "m, p, r, s" harflerinden uygun olanı getirilir. En son da sıfat olan sözcük tekrar yazılır. İsterseniz "temiz" sözcüÇü üzerinde bu anlatılarımızı uygulayalım: Te - r - temiz tertemiz "Çocuklar bembeyaz elbiseler giymişlerdi." "Dümdüz yolda ilerliyorduk." "Şöyle yemyeşil çimenlerin üzerine uzansam!" cümlelerinde altı çizili sözcükler pekiştirme sıfatıdır. • Sıfat olan sözcüÇün tekrar edilmesi ile yapılır. ÖrneÇin "çeşit" sözcüÇünü ele alalım. Bu sözcük tekrar ederek bir ismi nitelediÇinde pekiştirme sıfatı olur: "Çeşit çeşit meyveler vardı masada." Bu cümlede altı çizili sözler pekiştirme sıfatıdır. "Bahçede uzun uzun aÇaçlar vardı." "Derin derin ırmaklar aşarak geldik." cümlelerindeki altı çizili sözler pekiştirme sıfatıdır.
__________________ ~~ вℓα¢к яσѕє ~~ |
| | |
| | #6 (permalink) |
| Yine Yeni Yeniden :) ![]() Üyelik tarihi: May 2005 Nerden: MaviLerin Icınden :) Yaş: 23
Mesajlar: 4,678
Ruh Hali: Teşekkürler: 169
123 Mesaja 173 Teşekkür edildi
| Cevap: SÖzcÜk TÜrlerİ SIFATLARDA DERECELENDİRME Sıfatlarda derecelendirme "pek, çok, daha, en..." gibi sözcüklerle yapılır. "Kardeşin onlardan daha akıllı biri." cümlesinde "daha" sözcüÇü üstünlük, "En güzel kitap buydu." cümlesinde "en" sözcüÇü en üstünlük, "Çok güzel çiçekleri vardı." cümlesinde "çok" sözcüÇü aşırılık anlamı katmıştır.
__________________ ~~ вℓα¢к яσѕє ~~ |
| | |
| | #7 (permalink) |
| Yine Yeni Yeniden :) ![]() Üyelik tarihi: May 2005 Nerden: MaviLerin Icınden :) Yaş: 23
Mesajlar: 4,678
Ruh Hali: Teşekkürler: 169
123 Mesaja 173 Teşekkür edildi
| Cevap: SÖzcÜk TÜrlerİ ZAMİR (ADIL) İsim olmadıkları hâlde isim gibi kullanılan, isimlerin yerini tutan kelimelere zamir denir. Zamirler sözcük ve ek durumunda olmak üzere ikiye ayrılır. A. Sözcük Hâlindeki Zamirler 1. Kişi Zamirleri 2. İşaret Zamirleri 3. Belgisiz Zamirler 4. Soru Zamirleri B. Ek Hâlindeki Zamirler 1. İlgi Zamiri 2. İyelik Zamirler A. SÖZCÜK HÂLİNDEKİ ZAMİRLER Sözcük durumundaki adıllar da kendi aralarında şahıs, gösterme, belgisiz ve soru olmak üzere dörde ayrılır. 1. Şahıs (Kişi) Zamirleri Sadece insan isimlerinin yerini tutan zamirlerdir. Sözü söyleyenle diÇerlerini ayırmada kullanılır. Üç tekil, üç de çoÇul olmak üzere altı şahıs zamiri vardır. Bunlara kişi adılı da denir. Bu zamirler; “ben, sen, o, biz, siz, onlar” dır. “Size ben yardım ederim.” “O, sana mektup göndermiş.” Şahıs zamirlerinin yerine kullanılabilen, ama esas olarak şahıs zamirleriyle birlikte kullanılarak cümledeki anlamı pekiştiren “kendi” zamiri vardır. Bu zamire “dönüşlülük” zamiri de denir. Dönüşlülük zamirlerinin asıl görevi anlamı pekiştirmektir. “Bu kitabı ben yazdım.” “Bu kitabı ben kendim yazdım.” İki cümle arasındaki anlam derecesi açıkça görülmektedir. 2. İşaret (Gösterme) Zamirleri İsimleri, yerini işaret yoluyla, göstererek tutan zamirlerdir. Gösterme adılları tekil ve çoÇul olarak kullanılabilir. Asıl işaret zamirleri “bu, şu, o, bunlar, şunlar, onlar” dır. “Bu bana dedemden kaldı.” “O dün kapıya bırakılmış.” “Şunlar neden masanın üzerinde duruyor.” “Şu senin deÇil mi?” “Bunlar en sevdiÇim kitaplarımdır.” İşaret zamirleri varlıkların mesafesini belirtmek için kullanılır. • Yakında olan için : bu • Biraz uzakta olan için : şu • En uzakta olan için : o işaret zamirleri kullanılır. “O ve onlar” zamirleri hem işaret hem de şahıs zamiri olarak kullanılabilir. Bu zamirler insan isimlerinin yerine kullanılırsa şahıs, insan dışındaki nesnelerin yerine kullanılırsa işaret zamiridir. “O, tatilde dayısının yanına gidecek.” “Onlar, sınıfın en çalışkan öÇrencileridir.” cümlelerindeki altı çizili zamirler insanların yerine kullanıldıÇından şahıs zamiri, “O, okula giderken cebinden düşmüş.” “Onlar, bayatladıÇı için çöpe atılacak.” cümlelerindeki altı çizili zamirler, insan dışındaki nesneleri karşıladıÇı için işaret zamiridir. 3. Belgisiz Zamirler İsimlerin yerini belli belirsiz, kesin olmayacak şekilde tutan zamirlerdir. Hangi varlıÇın yerini tuttukları açıkça belli deÇildir. Bunlara belirsizlik adılı da denir. Başlıca belgisiz zamirler şunlardır: “Bazısı, kimi, çoÇu, hepsi, birkaçı, birçoÇu, tümü, tamamı, herkes, hiçbiri, biri, falan, şey ...” “Bana her şey seni hatırlatıyor.” “Biri bizi gözetliyor.” “Herkes bu kitabı okusun.” “ÖÇrencilerin çoÇu Türkçeyi sever.” “Kimler ödevini yapmamış.” 4. Soru Zamirleri İsimlerin yerini soru yoluyla tutan zamirlerdir. Esas soru zamirleri “kim” ve “ne” dir. Bunun yanında soru bildiren diÇer sözcükler de soru zamiri olarak kullanılabilir. “Annem sana ne dedi?” “Bu çocuk da kim? “Bu saate kadar nerede kaldın.” “Şimdi nereye gidiyoruz?” “Soruların kaçını çözmüş?” “Bu işi kime danışalım?” “Hanginiz bu soruyu çözecek.” Soru zamiri olarak kullanılabilecek diÇer sözcükler şunladır: “Nere, nereye, nerede, nereden, kime, kimde, kimden, kimi, kaçı, kaçımız, hanginiz ...” B. EK DURUMUNDAKİ ZAMİRLER 1. İyelik Zamirleri İsimlere getirilerek, onların ait olduÇu kişiyi bildiren zamirlerdir. 1. tekil - m 2. tekil - n 3. tekil - ı 1. çoÇul - miz 2. çoÇul - niz 3. çoÇul - ları “Okulumuz ana yolun kenarındadır.” “Annesi güzellik salonu açmış.” Kısacası, isim tamlamalarının tamlananlarında bulunan eklere iyelik zamiri denmektedir. İyelik ekleri aynı zamanda iyelik zamiridir. 2. İlgi Zamiri Cümlede daha önce geçmiş bir ismin ya da isim tamlamalarında tamlananın yerini tutan ek hâlindeki “-ki” zamiridir. Bu zamir kendinden önceki kelimeye bitişik yazılır. “Bizim arabamız sizinkinden eski.” “Bahçedekiler içeri girsin.” “Üzerindeki sana çok yakışmış.” cümlesindeki altı çizili sözcüklerdeki “-ki” eki ilgi zamiridir.
__________________ ~~ вℓα¢к яσѕє ~~ |
| | |
| | #8 (permalink) |
| Yine Yeni Yeniden :) ![]() Üyelik tarihi: May 2005 Nerden: MaviLerin Icınden :) Yaş: 23
Mesajlar: 4,678
Ruh Hali: Teşekkürler: 169
123 Mesaja 173 Teşekkür edildi
| Cevap: SÖzcÜk TÜrlerİ ZARF (BELİRTEÇ) İsimlerin varlıkları ya da kavramları karşılar. Fiillerin ise hareketleri, oluşları karşılar. Varlıkların nasıl belli nitelikleri varsa, fiillerin de belli nitelikleri vardır. İsmin niteliÇini bildiren sözcüklere sıfat demiştik. Fiillerin niteliÇini bildiren sözcüklere de zarf denir. "Güzel bir kitap okuyorum." cümlesinde "güzel" sözcüÇü "kitap" isminin niteliÇini bildiriyor, onun nasıl olduÇunu açıklıyor. Öyle ise bu sözcük sıfat görevindedir. Aynı sözcük; "Bu kitap daha güzel görünüyordu." cümlesinde "görünmek" fiilinin nasıl olduÇunu bildiriyor. İşte bu durumda "güzel" sözü zarftır. Zarflar kendi içinde beşe ayrılarak incelenir: 1. Durum Zarfları Fiilin durumunu yani nasıl yapıldıÇını bildiren sözcüklerdir. Fiile sorulan "nasıl" sorusuna cevap verir. “Kardeşim, hızlı koşardı.” Bu cümlede "hızlı" sözcüÇü "koşmak" eyleminin durumunu anlatmaktadır. Bunu eyleme sorduÇumuz "nasıl" sorusu ile bulabiliriz. "Mobilyalar çok yeni görünüyordu." – Nasıl görünüyor? – Yeni görünüyor. "Derdini iyi anlatırsan çözüm bulursun." "Neden çok sessiz konuşuyorsun?" cümlelerinde altı çizili sözler durum bildiren zarflardır. 2. Zaman Zarfı Fiilin yapılma zamanını bildiren sözcüklere zaman zarfı denir. Zaman zarfları fiile sorulan "ne zaman" sorusuna cevap verir. "İzmir'den dün geldim." cümlesinde "dün" sözcüÇü, "Bu konuyu akşam konuşalım." cümlesinde "akşam" sözcüÇü, "O erken kalkar, geç yatardı." cümlesindeki "erken ve geç" sözcükleri fiile sorulan "ne zaman" sorusuna cevap veren zaman zarflarıdır. 3. Yön Zarfı Fiilin yöneldiÇi yeri bildiren sözcüklere yön zarfı denir. Yön zarfları ek almadan kullanılır ve fiile sorulan "nereye" sorusuna cevap verir. Bunlar "aşaÇı, yukarı, içeri, dışarı, ileri, geri, öte, beri" sözcükleri eylemin yönünü belirttiÇinde yön zarfı olur. "İsterseniz aşaÇı inelim." cümlesinde, fiile "Nereye inelim?" diye sorarsak, "aşaÇı" cevabı gelir. Bu sözcük ek almadan da kullanıldıÇına göre yön zarfıdır. EÇer cümle, "İsterseniz aşaÇıya inelim." şeklinde olsaydı, sözcük isim görevinde kullanılmış olacaktı. Çünkü ikinci cümlede sözcük, çekim eki alarak kullanılmıştır. aşaÇı aşaÇıya AşaÇı inecek misiniz? Öte git de rahatlayalım. Geri gelmeyi düşünüyorlar mı? Beri gel de ne ezdiÇine bak. İleri git, sonra tekrar gelirsin. Dışarı çıkarsan üşürsün. İçeri gir de, biraz konuşalım. cümlelerinde altı çizili sözcükler yön zarflarıdır. 4. Miktar Zarfları Fiilleri miktar bakımından sınırlandıran sözcüklerdir. Miktar zarfları diÇer zarflardan farklı olarak fiilin, sıfatın, zarfın miktarlarını da bildirir. Miktar zarfları fiile sorulan "ne kadar" sorusuna cevap verir. "İstanbul'da çok gezdiniz mi?" cümlesinde "gezmek" fiiline "ne kadar" sorusunu sorarsak "çok" cevabı gelir. İşte fiilin miktarını bildiren bu sözcük zarftır. Bu tür zarflar sıfata sorulan "ne kadar" sorusuna da cevap verebilir. ÖrneÇin; "Çok güzel bir evi vardı." cümlesinde "ev" isimdir. "Nasıl ev?" diye sorarsak "güzel" sıfatı cevap verir. "Ne kadar güzel?" diye sorarsak "çok" cevabı gelir. İşte sıfatın derecesini bildiren "çok" sözcüÇü zarftır. Çünkü burada çok olan güzelliktir. Bu tür zarflar, başka bir zarfın derecesini de bildirebilir. Bu durumda zarfa sorulan "ne kadar" sorusuna cevap verir. "Çok hızlı koşuyor." cümlesinde "koşuyor" fiildir. "Nasıl koşuyor?" diye sorarsak "hızlı" zarfını buluruz. "Ne kadar hızlı?" diye sorduÇumuzda ise "çok" cevabı gelir. Zarfın derecesini bildiren bu sözcüÇe de zarf diyoruz. “O, bu derse pek çalışmadı.” “Pek saÇlam bir ayakkabıya benzemiyor.” “Pek akıllısın sen de!” "Ne kadar" sorusu elbette sadece zarfı buldurmaz. "Fazla mal göz çıkarmaz." cümlesinde altı çizili sözcük "mal" isminin miktarını bildirdiÇi için sıfattır. Çünkü isimlerin zarfı olmaz. 5. Soru Zarfı Cümlelerde zarfları bulmak için kullandıÇımız sorular vardı. "Sizi nasıl tanımam?" "GittiÇi yerden ne zaman dönecek?" "Ne kadar hızlı yürüyor?" "Neden söz vermesine raÇmen gelmiyor?" "Ne konuşup duruyorsun ki?" cümlelerinde altı çizili sözcükler soru zarfıdır.
__________________ ~~ вℓα¢к яσѕє ~~ |
| | |
| | #9 (permalink) |
| Yine Yeni Yeniden :) ![]() Üyelik tarihi: May 2005 Nerden: MaviLerin Icınden :) Yaş: 23
Mesajlar: 4,678
Ruh Hali: Teşekkürler: 169
123 Mesaja 173 Teşekkür edildi
| Cevap: SÖzcÜk TÜrlerİ EDAT (İLGEÇ) Kendi başına bir anlamı olmayan, diÇer söz ve söz öbekleriyle kullanıldıÇında anlam kazanan sözcüklerdir. Kimi edatlar cümlede tek başına kullanılıyor olsa bile, anlamlı olması ancak cümle içinde kullanılmasına baÇlıdır. "İçin, kadar, göre, doÇru, sonra, dolayı, beri, gibi, yalnız, ile…" belli başlı edatlardır. Edatlar, sözcük türü olarak baÇlaçlara yakın olduÇundan bazen onlarla karıştırılabilir. Önce karışan edatlardan başlayarak önemli olanları inceleyelim. Edat olarak cümlede deÇişik anlamlar verecek biçimde kullanılır. Daha çok kendinden önceki sözcüÇe eklenerek "- le, - la" biçiminde görülür. "Almanya'ya uçak ile gidecekmiş." cümlesinde araç bildirir. "Yarın arkadaşlar ile balıÇa gideceÇiz." cümlesinde birliktelik bildirir. "Davranışının doÇru olmadıÇını güzellikle anlat." cümlesinde durum bildirir. Burada "ile"nin edat ve baÇlaç oluşu arasındaki ayrımı da belirtelim. Cümlede "ile" sözünün olduÇu yere "ve" sözünü koyduÇumuzda anlam bozukluÇu oluyorsa "ile" edat; olmuyorsa baÇlaçtır. "Ben öykü ile şiiri çok severim." cümlesinde "ile" baÇlaçtır. Çünkü bu cümlede "öykü - şiir" sözcüklerini birbirine baÇlamıştır. Ayrıca bu cümlede "ile" yerine "ve" sözcüÇü getirilebilir: "Ben öykü ve şiiri çok severim." Ama; "Ben yıllardır öykü ile uÇraştım." cümlesinde "ile" sözcüÇü yerine "ve" getiremeyiz: "Ben yıllardır öykü ve uÇraşırım." GörüldüÇü gibi "ile" yerine "ve" getirilemiyor. Demek ki bu cümlede "ile" edattır. Bunların dışındaki edatları cümlelerle gösterelim. "Buz gibi limonatayı içiverdi." "Bu hediye etmek için mi aldın?" "Aslında onun kadar çalışmadım." "Sabaha doÇru eve varabildi." "Şimdiye dek hiçbir konuda başarılı olamadın." "O günden sonra Ayhan ile hiç görüşmedim." cümlelerindeki altı çizili sözcükler edattır.
__________________ ~~ вℓα¢к яσѕє ~~ |
| | |
| | #10 (permalink) |
| Yine Yeni Yeniden :) ![]() Üyelik tarihi: May 2005 Nerden: MaviLerin Icınden :) Yaş: 23
Mesajlar: 4,678
Ruh Hali: Teşekkürler: 169
123 Mesaja 173 Teşekkür edildi
| Cevap: SÖzcÜk TÜrlerİ BAĞLAÇ Kendi başına bir anlamı olmayan, cümlede eş görevli söz ya da söz öbeklerini hatta cümleleri birbirine baÇlayan sözcüklerdir. BaÇlaçlar edatlardan farklı olarak cümle içinde baÇladıkları sözlerin görevlerinde herhangi bir deÇişme yapmazlar, cümleden çıkarıldıklarında anlamda deÇişme olsa bile bozulma olmaz. Kimi baÇlaçlar baÇlayacakları sözcüklerin arasında kullanılır. "Çiçekçiden karanfil ve gül aldım." Kimi baÇlaçlar cümleleri birbirine baÇlar: "Eve gidiyorum, ama yine geleceÇim." cümlesinde "ama" baÇlacı iki cümleyi birbirine baÇlamıştır. "Kitabı verdi, fakat geri almadı." "Ankara'ya gitmedim, çünkü işim düşmedi." "Pek dikkat çekmedi, oysa güzel bir filmdi." "İki yıldır hiç görmedim, yalnız arada bir telefonlaşırız." "Hem koşuyor hem bize lâf yetiştiriyordu." "Ya işinizi güzelce yapın ya da bu işten vazgeçin." "Üniversiteyi bitirdi, hatta öÇretmenliÇe bile başladı." Bu baÇlaçların dışında özelliÇi olan, yazımı yönünden eklerle karışan baÇlaçlar da vardır. Bunların en önemlileri "de" ve "ki" baÇlaçlarıdır. Edatlarla ya da diÇer sözcük türleriyle karışan baÇlaçlar da vardır. Bunlar "yalnız, ancak, bir, tek" gibi edatlardır. Bu sözcükler kullanıldıkları cümlelerde "sadece" anlamını veriyorlarsa edat; "fakat" anlamını veriyorlarsa baÇlaç görevindedirler. Bunları cümleler üzerinde gösterelim. "O kadından şikâyet eden yalnız sen deÇilsin." "Benim sözümü bir sen dinlemezsin zaten." "Bu odaya ancak beş kişi sıÇar." "Tek bu olay deÇil, daha birçok sebep var beni kızdıran." cümlelerinde altı çizili sözcükler "sadece" anlamına geldikleri için edat göreviyle kullanılmışlardır. Aynı sözcükleri deÇişik görevlerde de kullanabiliriz. "Ben gelirim, yalnız yol parasını siz ödersiniz." "Söylediklerine inanmıyorum, ancak benim yapabileceÇim bir şey yok." cümlelerinde altı çizili sözcükler "fakat" anlamına geldiklerinden baÇlaç olarak kullanılmışlardır.
__________________ ~~ вℓα¢к яσѕє ~~ |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Pok türLeri | AntaLyaLi | Komik Yazılar | 4 | 09-12-2007 03:08 |
| Virüs Türleri | ShirinBaby | Genel Bilgi | 0 | 08-08-2007 13:10 |
| Aşkın Türleri.. | eFKaRLı | Aşk & Evlilik | 0 | 07-31-2007 23:57 |
| Kehanet Türleri | SeRKaN | Kehanetler | 0 | 01-16-2007 09:07 |
| Hack TürLeri | SeRKaN | Genel Bilgi | 0 | 12-23-2006 22:55 |
| Klavye.com da Yenimisiniz? | Yardıma mı ihtiyacınız var ? |