Giriş Yapmadınız Yada Üye Değilsiniz...Üye Olmak İçin Buraya Tıklayın...

Klavye Forum  

Geri git   Klavye Forum > EĞİTİM & ÖĞRETİM > Liseler > Lise Bilgileri > Türk Dili ve Edebiyatı
Kayıt ol Bloglar Yardım Üye Listesi Ajanda Klavye Link Arama Bugünki Mesajlar Okundu Kabul Et


Etiketler:

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 10-08-2007, 10:39   #1 (permalink)
Yine Yeni Yeniden :)
 
mRv - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Üyelik tarihi: May 2005
Nerden: MaviLerin Icınden :)
Yaş: 23
Mesajlar: 4,678
Ruh Hali:
Teşekkürler: 169
123 Mesaja 173 Teşekkür edildi
Rep Gücü: 38010
Rep Puanı: 379843
Rep Seviyesi: mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)
Resimlerim: (0)
TÜrkÇe

BÖLÜM 1: TÜRKÇE
Dinsel açıdan, Batı Avrupa’dan DoÇu Asya’ya kadar uzanan geniş bölgede, kimi yerde yoÇun, kimi yerlerde daÇınık olarak yaşayan Türk asıllı halkların konuştuÇu dile genel olarak Türkçe denir.
Türkçe üzerinde yapılan çalışmalarda, Ana Türkçe’nin bir kolu olan ve tarihi süreç içinde yazı (veya edebiyat) dili olarak gelişme gösterenlere dil (Türk dili), henüz sözlü dil durumunda olanlara lehçe (Türk lehçesi) adı verilmektedir.Ana Türkçe’nin kollarına dil denilmesine politik düşüncelerle karşı çıkanlar da vardır.Buna karşılık, ister dil, ister lehçe, ister şive terimi kullanılsın, bunların Ana Türkçe’nin tarihsel süreç içinde gelişen kolları olduÇu konusunda bugün herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.
Türkçe, son yıllardaki bilimsel araştırmalara göre Altay dillerine baÇlanmaktadır.Ancak bu görüş de henüz kesinlik kazanmış deÇildir.Bitişken dillerden olan Türkçe’nin, ilginç özellikler gösteren dil ve lehçeleriyle, baÇımsız bir dil ailesi olarak da deÇerlendirilmesi de söz konusudur.
1.1 Türkçe’nin Yapısı
Türkçe, dillerin yapı bakımından sınıflandırılmasında, bitişken diller öbeÇine girer.Sözcük yapımı ve çekimi sırasında köklerde deÇişiklik olmaz.Türkçe’nin önemli özelliklerinden biri de kelime köklerinin tek heceli oluşudur (tek heceli fiil kökleri 200 dolayındadır).
Türkçe’nin başka ayırıcı özelliÇi ses uyumudur.Bu da ünlüler (kalınlık-incelik, düzlük-yuvarlaklık), ünsüzler (titreşimlik-titreşimsizlik), ünlü ve ünsüzler arasında görülür.Türkçe’ye giren bazı yabancı kelimeler de uyumdan etkilenmiştir (Fars. Nerdban >merdiven, Ar. Sahife >sayfa, Ar. Kitab >kitap, Ar. Merd >mert, vd.).
Türkçe’de, çeşitli dillerde (Arapça, Almanya, Fransızca) görülen cinslik yoktur.Cinslik, bazen erkek ve dişi kelimeler yardımıyla (erkek kedi / dişi kedi) veya ayrı kelimelerle belirtilir (tavuk / horoz, koyun / keçi).Sözcüklerin cinsliklerini belirleyen tanımlık ve erkekler de yoktur.
Türkçe hafif vurgulu dillerdendir.Bileşik sözcüklerde, vurguyu belirleyen özel kurallar yoktur.Türkçe’nin söz dizimi de büyük bir düzenlilik gösterir.Cümleler genellikle <özne + tümleç(ler) + yüklem > sıralanışı uygundur.
1.2 Türk dil ve lehçelerinin kökeni ve sınıflandırılması
Türk ve Türkçe kelimeleri ilkin 7.y.y.’da Çin ve Türk kaynaklarında (Orhon ve Yenisey Yazıtları)geçmesine raÇmen, bilim adamları Türkçe’nin en eski uygarlık dillerinden biri olduÇu konusunda görüş birliÇi içindir.Türk dil ve lehçelerinin kökeni ve sınıflandırılması konusunda uzmanlarca farklı görüşleri sürülmüştür: yakın zamanlara kadar Türk dil ve lehçeleri Ural-Altay dil ailesi Altay dalında, MoÇolca ve Tunguzca ile birlikte ele alınmıştır.Son yıllarda Altayistik çalışmalarının ilerlemesiyle, Türk dil ve lehçelerinin baÇımsız bir dil Altay dilleri ailesinden olduÇu görüşü aÇırlık kazanmaktadır.
Türk dil ve lehçelerinin bilimsel açıdan sınıflandırılması çalışmalarına 16.y.y.’da başlanmıştır.11. y.y.’da ünlü Türk dilcisi Kaşgarlı Mahmud, Türk lehçelerini sınıflandırılmaya çalışmıştı.Sınıflandırma denemeleriyle ilgi gören bilim adamları arasında W. Radloff, G. J. Ramstedt, A. N. Samoyloviç, L. Ligeti,S. E. Malov, R. R. Arat, N. A. Baskakov, J. Benzing, K. H. Menges, T. Tekin özellikle anılabilir.
Türk dil ve lehçelerinin coÇrafi ölçüte göre sınıflandırılmasında dört öbek ayırt edebilir:
1. Güneybatı öbeÇi: Türkiye Türkçe’si, Gagavuzca, Kırım Osmanlıca’sı, Kerkük aÇzı, Kıbrıs aÇzı, Rumeli aÇzı;
2. Kuzeybatı öbeÇi: Karaimce, Karaçayca, Balkarca, Kumukça, Tatarca, Başkırtça, Kazakça, Karakalpakça, Nogayca, Kırgızca;
3. GüneydoÇu öbeÇi: Özbekçe, Yeni Uygurca;
4. KuzeydoÇu öbeÇi:Altayca, Hakasça, Tuva, Sayan aÇzı;
5. Yakutça
6. Çuvaşça
7. Halaçça
Reşit Rahmetli Arat da fonetik açıdan yaptıÇı sınıflandırmada lehçe ve şive gruplarını belirtmiştir:
A-Türk lehçe grupları: 1)r grubu (Çuvaş); 2)t grubu (Yakut);
B- Türk şive grupları: 1)d grubu (Sayan); 2)z grubu (Abakan); 3)tav grubu (Kuzey); 4)taglı grubu (Tom), 5)taglık grubu (DoÇu); 6)daÇlı grubu (Güney).
1.3 Türk dilinin tarihsel gelişimi
Türk dilinin tarihsel gelişimi açısından aşaÇıdaki dönemlere ayırabiliriz:
1.3.1 En Eski Türkçe Dönemi:Türkçe’nin henüz lehçelere ayrılmadıÇı,tek bir Türk dilinin konuşulduÇu, yazılı dönemlerden çok önceki karanlık bir dönemi gösterir.Türkçe’nin bu dönemdeki yapısı ve fonolojisi bilgiyi ancak, bugünkü Türk dil ve lehçelerinin karşılaştırılmasından ve bir takım komşu dillere bu dönemlerde geçen sözcüklerden kuramsal olarak çıkarabiliriz.Üzerinde pek az bilgimiz olan Hazar Türkçe’sinin de bu dönemde Türkçe’den ayrılmamış olduÇu varsayılır.
1.3.2 Eski Türkçe Dönemi:6.-10. yy’lardaki Göktürkçe ve Uygurca dil anıtlarını içine alan dönemin dilidir.Bu dönemden kalan belgelerde Göktürk, Uygur, Brahmi, mani, soÇdak, tibet, süryani gibi çeşitli yazı sistemleri kullanılmıştır.Şamanlık, buddhacılık, manicilik, hristiyanlık ile ilgili metinler vardır.
1.3.3 Orta Türkçe Dönemi:11.-15. yy’ları içine alır.Türklerin islamiyeti kabul etmeleriyle başlayan bu dönem, Türkçe’nin çeşitli yazı dillerine ayrıldıÇı bir dönem olduÇundan ayrı ayrı adlarla adlandırılır:
a) Karahanlı Türkçe’si:11.-13. yy. orta Asya yazı dilidir.Eski Türkçe ile orta Türkçe arasında bir köprü niteliÇindedir.Bu yüzden de bir çok bilgin, Karahanlı Türkçe’sini Eski Türkçe içinde deÇerlendirir.Türk dil tarihinin incelenmesi açısından son derece önemli olan Divanü lügat it-türk ve Kutadgu bilig gibi iki önemli yapıtın bulunması, bu döneme büyük bir önem verilmesine neden olmuştur.
b) Harizm Türkçe’si:13.-14. yy.’lar DoÇu Türkçe’si metinlerini içine alır.
c) ÇaÇatay Türkçe’si:14. yy.’dan 19. yy.’a kadar süren ÇaÇatay yazı dilinin başlangıç ve orta dönemini içine alır.Bu dönemde Ali Şir Nevai gibi büyük bir şair yetişmiştir.
d) Eski Anadolu Türkçe’si:13.-15.yy.’lar arasındaki Anadolu Türkçe’si metinlerini içine alır.Yunus Emre, Sultan Velet, Ahmet Fakih, Şeyyat Hamza, Gülşehri, Hoca Mesut, Ahmedi, Ahmet Dai gibi şairlerin yetiştiÇi bu dönemde OÇuz lehçesine dayanan bir yazı dili kurulmuştur.
e)Kıpçak Türkçe’si:14.-15.yy.’ları içine alan bu dönemden özellikle memluk alanında yazılmış sözcükler, dil bilgisi kitapları kalmıştır.
f)Azeri Türkçe’si:Eski Anadolu Türkçe’sinden kesin çizgilerle ayrılmamakla birlikte Kadı Burhanettin, BaÇdatlı Ruhi gibi şairlerin başlattıÇı ve 16. yy.’da Fuzuli gibi büyük şair yetiştiren Azeri Türkçe’sinin ilk yapıtları bu dönem içerisinde verilmiştir.Azeri Türkçe’sinin ÇaÇatayca’nın etkisi altında geliştiÇi doÇu kolunda ise Kişveri, Şah İsmail gibi ünlü şairler yetişmiştir.
1.3.4 Yeni Türkçe Dönemi:16.-19. yy.’ları kapsar.Çeşitli alanlarda ayrı yazı dilleri halindeki bu döneme Osmanlı, Azeri, ÇaÇatay ve Özbek yazı dilleri verileri girer.Bu dönem yazı dillerinin tek ortak özelliÇi Arapça ve Farsça’dan çok sayıda sözcük ve kuralın Türkçe’ye geçmiş olmasıdır.Ayrıca bütün bu yazı dilleri birbirinden farklı bir yol izlemişlerdir.
1.3.5 ÇaÇdaş Türkçe Dönemi:Bugün yaşayan her biri birer tazı dili olarak gelişen ÇaÇdaş Türk dil ve lehçeleri içine alır:Türkiye Türkçe’si, Azeri Türkçe’si, Türkmence, Özbekçe, Kırgızca, Kazakça, Tarançı, Yeni Uygurca, Sarı Uygurca, Kazan Tatarcası, Hogayca, Çuvaşça, Yakutça gibi Türk dil ve lehçeleri 20. yy.’da ayrı birer yazı ve edebiyat dili olarak gelişmeye başlamıştır.Türkçe gibi üç kıtada çok geniş bir coÇrafya alanına yayılan bir dilin kolları arasında büyük farklılıkların ortaya çıkması kaçınılmaz bir durumdur.Özellikle günümüzde her biri birer yazı dili olarak gelişen bu lehçelerin hızla birbirinden uzaklaşması da doÇal bir sonuçtur.Biz burada “dil” ve “lehçe” tartışmasını bir yana bırakarak ülkemizde eskiden beri süren geleneÇe uyarak “lehçe” terimini kullanacaÇız.
__________________

~~ вℓα¢к яσѕє ~~
mRv isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
Alt 10-08-2007, 10:40   #2 (permalink)
Yine Yeni Yeniden :)
 
mRv - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Üyelik tarihi: May 2005
Nerden: MaviLerin Icınden :)
Yaş: 23
Mesajlar: 4,678
Ruh Hali:
Teşekkürler: 169
123 Mesaja 173 Teşekkür edildi
Rep Gücü: 38010
Rep Puanı: 379843
Rep Seviyesi: mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)mRv uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)
Resimlerim: (0)
Cevap: TÜrkÇe

BÖLÜM 2:TÜRKİYE TÜRKÇESİ
Ana Türkçe’nin güneybatı (oÇuz) öbeÇinde özellikle Anadolu’da 18. yüzyılda ortaya çıkan Türkiye Türkçe’si, bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dilidir.Eski Anadolu dilleriyle köken bakımından hiçbir ilgisi, baÇı yoktur.
Türkiye Türkçe’sinde, çeşitli yöresel aÇızların varlıÇına raÇmen, 20. yüzyıl başlarında İstanbul aÇzı üzerine temellendirilen standart konuşma ve yazı dili, toplumsal iletişime büyük kolaylık getirmiştir.Bunda, eÇitim-öÇretim kurumlarıyla kitle iletişim araçlarında bu standart dilin kullanılmasının ve bir de Latin kökenli yeni Türk alfabesinin fonetik (ses bilgisel) ve kolay öÇrenebilir olmasının payı büyüktür.
Türkiye Türkçe’si, son yıllarda baÇımsızlıklarını kazanan Orta Asya Türk cumhuriyetlerine de, özellikle Batı dünyasına, açılmada örneklik edebilecek birikime sahiptir.
Bugün, Türk dil ve lehçeleri arasında bilim ve kültür dili olarak en gelişmişi kabul edilen Türkiye Türkçe’sinin karşı karşıya olduÇu sorunların başında, yabancı dillerden, özellikle Amerikan İngilizce’sinden borç alınan kelimeler gelmektedir.Yabancı dille eÇitim ve öÇretim yapan orta ve yüksek dereceli okulların son yıllarda artması, bu sorunu daha da karmaşıklaştırmaktadır.
2.1 Türkiye Türkçe’sinin Tarihsel Gelişimi
Türkiye Türkçe’sinin tarihi gelişimi kuramsal olarak iki devrede incelenir:
2.1.1 Eski Anadolu Türkçe’si (Eski Türkiye Türkçe’si)iÇer adıyla eski Türkiye Türkçe’sidir.18. yüzyıl Anadolu’sundaki Türk beyliklerinin dilini anlatmak için kullanılır.Selçuklular döneminde resmi dili Farsça,öÇrenim dilinin Arapça olması, Anadolu beyliklerini hemen hiç etkilememiş, dahası tepkilere yol açmıştır.1277’de KaramanoÇulları beyi Mehmed Bey’in < Bugünden sonra divanda, dergahta, mecliste, meydanda Türkçe’den başka dil konuşulmayacak...> anlamına gelen fermanı çok anlamlıdır.
Osmanlıların, Anadolu beyliklerini birer birer kendine baÇlayarak egemenlik alanını genişlettikten sonra, DoÇu Roma’nın başkenti İstanbul’u fethetmeleri Batı dünyasını sarsmıştır.Bu tarihi olgunun yanı sıra Anadolu’da yeni bir devletle birlikte yeni bir kültür ve uygarlık serpilip gelişmeye başlıyordu.İstanbul, hem yeni devletin başkenti, hem de kültür ve3 sanat merkezi olmuştu.
2.1.2 Osmanlıca:Osmanlıca, Türkçe, Arapça ve Farsça’dan olma bir dildi.Osmanlı bürokrasisinde, bilim, kültür ve sanat çevrelerinde yalnızca yazı dili olarak kullanıldı.Halk diline karşıt olarak yalnızca seçkinci çevrelerde gelişmesi, devletin bir tür resmi dili olması, Osmanlı Devleti’nin bir imparatorluk yapısıyla da ilgiliydi.15. yüzyılda Aydınlı Visali’nin 16. yüzyılda Tatavlalı Mahremi ve Edirneli Nazmi’nin bu dile tepkileri sonuç vermemiştir.Osmanlı ve kısmen de Batı kültürünü edinmiş olan Tanzimat aydınlarının iyi niyetli, fakat temelsiz ve programsız çalışmaları, sorunun daha açık seçik görünmesini saÇladı, fakat çözümü için yeterli olamadı.
__________________

~~ вℓα¢к яσѕє ~~
mRv isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
T e m e l R e i s 3d (Türkçe) orjinal vcd ShirinBaby Cizgi Film 0 10-06-2007 19:11
Xara3D v6.0 TÜRKÇE ile eFKaRLı Web dizayn 3 07-30-2007 11:26
LCG JukeBox S60 V2.0 ( Türkçe ) eFKaRLı Programlar 0 01-28-2007 03:19
WinRAR (Türkçe) SeRKaN Program Download 0 12-21-2006 23:38
ICQ 4 Lite Türkçe mRv Icq 0 12-20-2006 00:19


Klavye.com da Yenimisiniz? Yardıma mı ihtiyacınız var ?

Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. şuan saat: 14:09.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Copyright © 2005 | Klavye.Com
Türkçe çeviri: Klavye.Com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.

Webservis
Firma Rehberi Klavye Forum Serkan
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457