Giriş Yapmadınız Yada Üye Değilsiniz...Üye Olmak İçin Buraya Tıklayın...

Klavye Forum  

Geri git   Klavye Forum > KÜLTÜR & SANAT > Genel > Tiyatro Bölümü
Kayıt ol Bloglar Yardım Üye Listesi Ajanda Klavye Link Arama Bugünki Mesajlar Okundu Kabul Et

Tiyatro Bölümü Türk ve Dünya Tiyatrosu Uzerine Güncel Haberler, Yazarlar, Kulis, "Duyurular", Festivaller, Ödüller, Oyun Eleştirileri, Sahne İnsanları, Tiyatro Eğitimi, "Tiyatro Kitaplığı", Tiyatro Teknii, Tiyatroda Efekt, Tiyatro Terimleri ,İnceleme, Tezler ve Koservatuarlar.


Etiketler:

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11-08-2007, 12:32   #1 (permalink)
...::GüL::...
 
PaMuK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Crazy Coins Champion! Diamond Mine Champion! Eminem Mania Champion! Equilibrium Champion! Festivel Fallout Champion! Maeda Path Champion! Queen Jewels Champion! Sonic Champion! Twins Champion!
Kazandığı Turnuvalar: 1

Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: sölemem,gelirsin
Mesajlar: 1,912
Ruh Hali:
Teşekkürler: 71
144 Mesaja 228 Teşekkür edildi
Rep Gücü: 41140
Rep Puanı: 411295
Rep Seviyesi: PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)
Resimlerim: (36)
Arrow tiyatronun tarih süreci

Batı tiyatrosu bugün de genel olarak Stanislavski'nin sahne düzeni ve oyunculuk anlayışına dayalı bir gerçekciliÇi sürdürmekle birlikte, 20. yüzyılın ilk yarısında dışavurumculuk, gelecekçilik ve Bertolt Brecht'in epik tiyatrosu gibi gerçekçilik karşıtı akımlar da etkili oldu. Bu akımların hepsi farklı amaçlar ve yöntemlerle de olsa, sanatın gerçeÇi yansıttıÇı düşüncesine karşı çıktılar; doÇallık yanılsamasını kırarak sanatın doÇal deÇil yapılmış bir şey olduÇunu savundular. Geliştirdikleri deneysel teknikler tiyatroyu bir vakit geçirme ve eÇlenme aracı olmaktan çıkardıÇı için de çoÇu zaman seyirci çekemedi, hatta skandallara yol açtı. Bu yeni akımların bir başka özelliÇi de, oyun yazarları kadar sahne tasarımcıları ve yönetmenlerin de öne çıkması, kuramcı kimliÇini kazanmalarıydı. Deneysel tiyatro üzerinde etkili olmuş kuramcıların başında, İsveçli tasarımcı Adolphe Appia gelir. Appia, sahnenin bir gerçeklik atmosferi veren "sahici" dekor öÇeleriyle doldurulmasına karşı çıkıyor, bunun yerine yapıtın "ruhunu" ortaya koyacak yalın bir sahne düzeni öneriyordu. DoÇalcı ayrıntıların yerine, dikkati oyuncunun jestleri üzerinde toplayacak ve dramatik gerilimi çıplak bir biçimde dışa vuracak basit bir dekor gerekliydi. Appia'nın dışavurumcu görüş leri, İngiliz yönetmen Gordon Craig tarafından daha da geliştirildi. Craig, sahnede soyutlamayı uç noktasına götürdü; duygusal ve görsel deÇil, tinsel ya da zihinsel bir etki yaratmak için son derece öznel bir ışıklandırma yöntemi yarattı. Tek bir gotik sütunun, sahneye bir kilise havası vermekte ayrıntılı bir mukavva kilise dekorundan çok daha etkili olacaÇını düşünüyordu. Craig'e göre, tiyatro ve oyunculuk simgesel düzeni bozmamalıydı. Craig ve Appia'nın görüşleri, çok geniş bir uygulama alanı bulamadı. Yalnızca Avusturyalı yönetmen Max Reinhardt, Craig'in soyutlamaya dayalı dışavurum anlatımıyla canlı ve renkli bir oyun anlayışı arasında bir uzlaşma noktası yakalayabildi.
Rusya'da da 1917 Devrimi'nden sonra, kısa bir süre için, Stanislavski'nin doÇalcı anlatımına karşı olan deneysel anlayışlar tiyatroya egemen oldu. Bu dönemde en etkili yönetmen, daha önce Stanislavski'nin yanında oyunculuk yapan Vsevolod Meyerhold'du. Craig'in izinden giden Meyerhold, dekorda soyutluÇu daha işlevselci bir yöne çekti. Biyomekanik oyunculuk adını verdiÇi yöntemle oyuncuların özel kişiliklerini silmeye ve oynuculuÇu bir dizi kimliksiz fiziksel harekete indirgemeye çalıştı. Sahnenin doÇal bir ortam deÇil, tiyatro amacıyla kurulmuş yapma bir düzen olduÇunu açıkça belirtmek için, vida ve çivileri gizlenmemiş dekor öÇeleri kullandı. 1918'de, ilk Sovyet oyunu olan, gelecekçi şair Mayakovski'nin Misteriya-buff'uru (Kutsal Güldürü) sahneleyen de Meyerhold'du. Gelecekçilik, Rusya'dakinin tam karşıtı bir siyasal görüşü savunmakla birlikte, İtalya'da da ektiliydi. İtalyan gelecekçileri, makine çaÇının hızını, şiddetini, mekanikliÇini kutsayan ve seyirciyle oyun arasındaki görünmez duvarı yıkmaya yönelen kışkırtıcı gösteriler düzenlediler. 1921'de BaÇımsız Deneysel Tiyatro'yu kuran Anton Giulio Bragaglia deneysellikle izlenebilirlik arasında bir denge oluşturmaya çalıştı.
Modernizmin Almanya'daki biçimi, dışavurumculuktu. Bu akım ilk örneklerini Strindberg'in son oyunlarında, Frank Wedekind'in sahne ve kabare için yazdıÇı ve bestelediÇi şarkılı oyunlarda vermişti. Dışavurumculuk, hem bireyin kendi ruhsal potansiyelini topluma karşı gerçekleştirmesini önerdiÇi, hem de bunun olanaksız olduÇunu söylediÇi için, sahnede gerilimi, çatışmayı ifade eden öÇelere önem veriyordu. Sanatın gösterdiÇi gerçeklik, dış dünyanın deÇişmez yüzü deÇil, insanın gerilen ve kaynaşan iç dünyasıydı. Bu akımın daha siyasal bir kolu da vardı; 1918 ayaklanmasına aktif olarak katılan sosyalist şair Ernst Toller'in Die Maschinenstürmer (1922; Makine Kırıcıları) bu eÇilimin en tipik örneÇiydi. Dışavurumcu tiyatro, yazarlardan çok, yönetmenlerle etkili oldu. Daha sonra Brecht'le birlikte epik tiyatro deneyine katılan Erwin Piscator, 1920'lerde, makineleri hem birer dekor öÇesi hem de sahne teknolojisi olarak kullandıÇı oyunlarda, insanın artık yaşamadıÇını, ama mekanik dünyanın bir tür insani (daha doÇrusu, şeytani) canlılık kazandıÇını gösterebilmişti.
Fransa'da ise deneysel tiyatro fazla gelişmedi. Bunun bir nedeni, modernizmin Fransa'ya özgü biçimi olan gerçeküstücülüÇün tiyatroya fazla önem vermemesi ve sanatını da zaten seyirlik bir gösteri biçiminde gerçekleştirmesiydi. Öte yandan, yeni akımlardan etkilenen oyun yazarları ve yönetmenler de, Almanya ve Rusya'da olduÇu gibi oyunculuk sanatını sarsmaya çalışmıyorlar, tam tersine oyuncuyu öne çıkaran eski commedia dell'arte geleneÇini sürdürüyorlardı. Fransa'da, 20. yüzyılın ilk yarısında Georges Feydeau'nun bulvar komedileri popülerdi. Buna karşılık, Jacques Copeau, Louis Jouvet, Charles Dullin ve Georges Pitoeff gibi yönetmenler, seyircisiz kalma noktasına düşmeden, tiyatronun da bir sanat olduÇu iddiasını elden bırakmadılar. Özellikle Pitoeuff, Almanya'dakine koşut bir biçimde, dikkati oyunun düşünsel içeriÇi üzerinde toplamak amacıyla dekor ve oyunculuÇu süsleme öÇelerinden arındırdı.
İngiliz tiyatrosu, kara Avrupa'sındaki deneylerden uzak durdu. Yüzyıl başında, Bernard Shaw'un sahneyi bir felsefi ve siyasal tartışma arenasına dönüştüren oyunları ilgi çekiyordu. Granville-Barker da Shakespeare oyunlarını sadeleştirdi, geleneksel yorumlardaki tumturaklı ve aÇır havayı eledi. Amerikan tiyatrosu bu dönemde aslında bir eÇlence endüstrisi durumundaydı; gene de ülkenin ilk önemli oyun yazarı olan Eugene O'Neill'in yapıtları 1920'lerde sahnelenmeye başladı. İrlanda'da da J. M. Synge ve Seah O'Casey'in oyunları, yüzyıl başlarındaki toplumsal ve ruhsal çalkantıyı yansıtıyordu.
20. tiyatrosunun en etkili adı, hiç kuşkusuz Bertolt Brecht'ti. Brecht'in epik tiyatro anlayışı ve ADC'de 1949'da kurduÇu Berliner Ensemble, John Arden ve Edward Bond gibi İngiliz yönetmenleri de etkiledi. Tiyatroda yanılsamaya ve edebi anlatıma karşı tepkinin bir ifadesi de belgesel tiyatro ya da olgu tiyatrosu adı verilen anlayıştı. Burada, yaşanmış bir olay fazlaca deÇiştirilmeden ve belgelerle desteklenerek sahneye konuyordu. Peter Weiss'ın Ermittlung'u (1965; Soruşturma, 1971) bu tarzın en başarılı örneÇiydi. 1980'lerde de İskoçya'da John McGrath'ın 7:84 adlı topluluÇu bu anlayışı sürdürmektedir.
20. yüzyıl tiyatrosundaki bir başka önemli eÇilim de , insanla dünya arasındaki uyumsuzluÇu hem insanın, hem de dünyanın anlamının silindiÇi noktaya kadar götüren uyumsuzluk tiyatrosuydu. Beckett'in sıkıntılı ve hüzünlü kuklalara dönüşmüş insanların dünyasını anlatan tiyatrosu, Arthur Adamov ve Eugene Ionesco'nun daha fantastik denemeleri, İngiltere'de Harold Pinter'ın oyunları, eleştirmenlerce bu akım içinde deÇerlendirilir. Tarzın kökenleri, Fransız yazarı Alfred Jarry'nin 15 yaşındayen yazdıÇı kukla oyunu Ubu roi'ya (1896; Übü, 1963) deÇin götürülebilir.
Uyumsuzluk tiyatrosu sahnedeki bütün görsel ve duyusal öÇeleri en aza indirmişti. Buna karşılık, Antonin Artaud'nun vahşet tiyatrosu bu duyusal etkileri insanların bastırılmış güdülerini ayaklandırmak için kullanır. Bazı eleştirmenlerce uyumsuzluk tiyatrosu içinde deÇerlendirilen Jean Genet ve Fernando Arrabal'ın oyunları da kamçılayıcı gerginlikleriyle Artaud çizgisine daha yakındır. 1960'ladan sonra İngiltere ve ABD'de de seyirciyle oyuncu arasındaki mesafeyi kaldırmaya, tiyatronun dokunulmazlıÇını parçalamaya yönelen "alternatif tiyatro" hareketleri yaygınlaştı. Bunların en etkilileri, ABD'de Julian Beck ve Judith Malina'nın Living Theatre'ı (Yaşayan Tiyatro) ile İngiltere'de epik tiyatro uygulamasını sürdüren George Devine'in İngiliz Sahne TopluluÇuy'du. Arnold Wesker, John Osborne ve John Arden gibi yeni oyun yazarlarının yapıtları Devine'in tiyatrosunda sahnelendi. Deneysel tiyatronun Avrupa'daki öncülerinden biri ise, seyircinin oyuna katılmasını savunarak hem Avrupa, hem de ABD'deki deneysel tiyatro topluluklarını etkileyen Polonyalı yönetmen Jerzy Grotowski'ydi.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra İngiltere'de Laurence Olivier ve John Gielgud gibi Shakespeare yorumcuları, geleneksel tiyatroyu sürdürerek yeni bir klasik oyuncu kuşaÇının yetişmesini saÇladılar. 1961'de Kraliyet Shakespeare TopluluÇu'nu kuran Peter Book da, deneycilikle seyirci zevkini uzlaştırabilmiş yönetmenlerden biridir. Aynı dönemde Fransa'nın önemli yönetmenleri arasında, yönetmenin yaratıcılıÇına aÇırlık veren tümel tiyatro anlayışını geliştiren oyuncu ve yönetmen Jean Vilar'ı anmak gerekir. Almanca konuşan ülkelerde ise 1960'lar ve sonrasında Max Frisch, Friedrich Dürrenmatt, Peter Weiss ve Peter Handke gibi yazarlar karamsar bir dünya görüşünü ilerici bir siyaset anlayışıyla birleştirmeye çalıştılar.
__________________

Bela tohumlar? ta??r elma
Kendi çekirde?inde
Bundan önce ve bundan böyle
Ne yapsa,ne etse
?nsan?n en büyük dü?man?
Sessizce
Kendi derisinin içinde...


.:♥: kLavye_GS_TE@M :♥:.
PaMuK isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
Alt 11-08-2007, 12:33   #2 (permalink)
...::GüL::...
 
PaMuK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Crazy Coins Champion! Diamond Mine Champion! Eminem Mania Champion! Equilibrium Champion! Festivel Fallout Champion! Maeda Path Champion! Queen Jewels Champion! Sonic Champion! Twins Champion!
Kazandığı Turnuvalar: 1

Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: sölemem,gelirsin
Mesajlar: 1,912
Ruh Hali:
Teşekkürler: 71
144 Mesaja 228 Teşekkür edildi
Rep Gücü: 41140
Rep Puanı: 411295
Rep Seviyesi: PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)
Resimlerim: (36)
Cevap: 19. Yüzyıl ve Romantizm

19. Yüzyıl ve Romantizm
19. Yüzyıl romantizm çaÇıydı. Romantizmin başarılı olduÇu edebiyat türü ise tiyatro deÇil, şiirdi. Bununla birlikte, Almanya'da daha 18. yüzyılın sonlarından başlayarak oldukça iddialı bir romantik tiyatro ortaya çıktı. Yeni tarzın en başarılı deÇilse bile en sevilen örneklerini Friedrich Schiller verdi. Goethe de başlangıçta bu akım içinde yer almış ve ilk oyunu Götz von Berlichingen (1773; Demir Elli Şövalye von Berlichingen, 1933) ile coşkunluk akımının, yeni ruh halini yansıtan en güçlü belgelerden birini ortaya koymuştu. Kleist'in Prinz Fiedrich von Homburg'u da Alman romantik tiyatrosunun tipik ürünlerinden biriydi. Romantizm, tiyatroda güncel konuların, orta sınıf yaşamına özgü konuların yerini tarihin almasına yol açtı. Fransa'da Hugo'nun Hermani'si ve Alfred de Musset'nin bazı oyunları, bu tarihsel duyarlıÇı yansıtıyordu. Almanya'da yüzyılın ikinci yarısında Wagner'in bütün sanatları birleştirmeyi amaçlayan müzik dramları da tarihselciliÇin atavizme doÇru gerileme eÇilimini temsil eder. Gerek Hugo'nun, gerekse Wagner'in yapıtlarında, sahnelemeyi son derece güçleştiren bir "insanüstü hacimler yaratma" tutkusu görülür.
19. yüzyılda tiyatroda daha hafif tarzlar da ortaya çıktı. Bürlesk, burletta (şarkılı fars) ve vodvil bu dönemin en yaygın türleriydi. Eugene Scribe karakter gelişiminden çok entrikaya uyarak yazdıÇı için "iyi kurulu oyun" olarak adlandırılan 400'e yakın yapıtıyla Paris sahnelerinde geniş bir seyirci kalabalıÇı toplayabildi. Eugene-Marin Labiche aynı yöntemi fars türüne uyguladı, Scribe'in bir başka öÇrencisi Victorien Sardou da oyunlarının yüzeyselliÇine karşın ünlü oyuncu Sarah Bernhardt'ın oyunculuÇundan yararlanabildi.
19. yüzyılda tiyatro sanatını sürdürenler yazarlardan çok, oyuncu-yönetmenlerdi. Bernhardt'ın yanı sıra, Charles Kean ve "sir" unvanını alan ilk oyuncu olan Henry Irving gibi oyuncular, yalnızca sıradan oyunlara deÇil, Shakespeare ve Racine'in yapıtlarına kendi damgalarını basarak bir yorum olduÇunu kanıtladılar.
19. yüzyıl sonunda tiyatroda yeniden daha "ciddi" eÇilimler ortaya çıktı. Norveç'te Ibsen'in, İsveç'te Strindberg'in, Rusya'da Çehov'un oyunlarıyla tiyatro edebi deÇerini yeniden kazandı. Her üç yazar da edebiyata gerçeklik akımının içinde başlayıp daha sonra simgecilik, izlenimcilik ve dışavurumculuk gibi modernist akımların ilk örnekleri sayılan yapıtlar verdiler. Gene aynı dönemde Almanya'da Gerhart Hauptmann ile Rusya'da Maksim Gorki, kapitalizmin insan yaşamında yol açtıÇı yıkımı gösteren oyunlarıyla tiyatroda doÇalcılıÇın başlıca temsilcisi oldular.
Varoluşun karanlık yüzüne işaret eden bu tür oyunlar kolayca seyirci çekmediÇi için, 19. yüzyılda Fransa, Almanya ve İngiltere'de, gişe hasılatını gözetmeyen bir "baÇımsız tiyatro" hareketi doÇdu. 1887'de Fransa'da Andre Antoine'ın kurduÇu Theatre-Libret (Özgür Tiyatro), Almanya'da Otto Brahm'ın Frei Bühne'si (Özgür Sahne) ve İngiltere'de Jacob Grein'ın Independent Theatre Club'ı (BaÇımsız Tiyatro Kulübü) başta Ibsen olmak üzere, Hauptmann, Strindberg, Lev Tolstoy ve George Bernard Shaw gibi eleştirel ve karamsar yazarların oyunlarını sahnelemeyi üstlendi.
Tiyatroda doÇalcılıÇın bir başka önemli ürünü de Rusya'da 1898'di kurulan Moskova Sanat Tiyatrosu'ydu. Çehov'un oyunlarını sahnelemesiyle ünlenen bu tiyatronun kurucusu Konstantin Stanislavski, son derece ayrıntılı ve planlı bir hazırlıÇa ve uzun prova süresine dayalı yönetim anlayışıyla tiyatroda "gerçeklik yanılsamasını" kusursuzlaştırdı.
__________________

Bela tohumlar? ta??r elma
Kendi çekirde?inde
Bundan önce ve bundan böyle
Ne yapsa,ne etse
?nsan?n en büyük dü?man?
Sessizce
Kendi derisinin içinde...


.:♥: kLavye_GS_TE@M :♥:.
PaMuK isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-08-2007, 12:34   #3 (permalink)
...::GüL::...
 
PaMuK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Crazy Coins Champion! Diamond Mine Champion! Eminem Mania Champion! Equilibrium Champion! Festivel Fallout Champion! Maeda Path Champion! Queen Jewels Champion! Sonic Champion! Twins Champion!
Kazandığı Turnuvalar: 1

Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: sölemem,gelirsin
Mesajlar: 1,912
Ruh Hali:
Teşekkürler: 71
144 Mesaja 228 Teşekkür edildi
Rep Gücü: 41140
Rep Puanı: 411295
Rep Seviyesi: PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)
Resimlerim: (36)
Cevap: Orta Sınıf Tiyatrosunun DoÇuşu

Orta Sınıf Tiyatrosunun DoÇuşu
18. yüzyılın Avrupa tiyatrosuna getirdiÇi en büyük yenilik, yükselmeye başlayan orta sınıf için üretilen burjuva oyunlarıydı. Bu türün öncülüÇünü Fransa'da Diderot, Almanya'da da Lessing yaptı. Orta sınıf tiyatrosu, ahlakçılıÇıyla Rönesans öncesi dinsel tiyatroyu andırıyor, ama konularını aile yaşamından alması ve duygusallıÇı ile daha modern bir ruh halini yansıtıyordu. İngiltere'de Georg Lillo, The London Merchantr, the History op George Barnwell (1731; Londralı Tüccar yada George Barnwell'in öyküsü) adlı yapıtında orta sınıftan kişilere yer vererek bir orta sınıf trajedisi yaratmayı denemiş, İtalya'da da Vittorio Alfieri oyunlarında eski Yunan öykülerinin içini güncel orta sınıf tutkularıyla doldurmuştu. Bu dönemde, klasik trajedi ve komedi, varlıklarını daha çok operada sürdürdüler. John Gay'in The Beggar's Opera'sı (1728; Dilenci Operası) popülerliÇini daha sonra da koruyan bir şarkılı komediydi.
Komedi, 18. yüzyılın en başarılı tiyatro yapıtlarının verildiÇi türdür. İngiltere'de Richard Steele'in, Nivelle de La Chausee'nin acıklı komedileri bugün de bulvar tiyatrolarınca sürdürülen bir türün ilk örnekleriydi. Buna karşılık, Oliver Goldsmith ve Richard Sheridan, Elizabeth dönemi ve sonrasının töre komedisini geliştiridiler. Eski canlılıÇı yitiren commedia dell'arte geleneÇi ise Fransa'da Marivaux, İtalya'da da Goldoni ve Gozzi'nin oyunlarıyla daha edebi ve düşünsel bir yaşama kavuştu. 18. yüzyıldan günümüze kalan en popüler komediler, Fransız oyun yazarı Beaumarchais'nin Le Barber de Seville'i (1775; Sevil Berberi, 1944) ile Le Mariage de Figaro'sudur.
__________________

Bela tohumlar? ta??r elma
Kendi çekirde?inde
Bundan önce ve bundan böyle
Ne yapsa,ne etse
?nsan?n en büyük dü?man?
Sessizce
Kendi derisinin içinde...


.:♥: kLavye_GS_TE@M :♥:.
PaMuK isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-08-2007, 12:35   #4 (permalink)
...::GüL::...
 
PaMuK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Crazy Coins Champion! Diamond Mine Champion! Eminem Mania Champion! Equilibrium Champion! Festivel Fallout Champion! Maeda Path Champion! Queen Jewels Champion! Sonic Champion! Twins Champion!
Kazandığı Turnuvalar: 1

Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: sölemem,gelirsin
Mesajlar: 1,912
Ruh Hali:
Teşekkürler: 71
144 Mesaja 228 Teşekkür edildi
Rep Gücü: 41140
Rep Puanı: 411295
Rep Seviyesi: PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)
Resimlerim: (36)
Cevap: tiyatronun tarihi süreci

tiyatronun tarihi süreci
Rönesans tiyatrosu İtalya'da başladı, ama en önemli ürünlerini Rönesans'ı geç yaşayan İngiltere gibi ülkeler verdi. 15. yüzyılda İtalya'da Plautus, Terentius ve Seneca'nın oyunları yeniden okunmaya başlamıştır. Yüzyılın sonuna doÇru bu yazarların oyunları önce Roma, sonra Ferrara'da sahnelenmiştir. İtalyan Rönesans tiyatrosu, mimarlık açısından da klasik tiyatroya öykünüyordu. 1414'te, Romalı mimar Vitruvius'un Mimarlık Üzerine adlı kitabı keşfedildi ve Avrupa dillerine çevrildi. Bu yapıta dayanılarak İtalya'da Roma tiyatroları inşa edilmeye başladı. Bu çalışmaların ürünü olan Venedikli mimar Andrea Palladio'nun tasarlayıp 1585'te Vincenzo Scamozzi'nin tamamladıÇı Vicenzo'da ki Olimpico Tiyatrosu, Avrupa'nın günümüze ulaşan en eski kapalı tiyatrosudur. Scamozzi, geri plandaki kemerlerin arkasına, sokak sahnelerini gösteren üç boyutlu perspektif panoları yerleştirmişti. Rönesans tiyatrosunun en özgün yönlerinden bir de perspektife verdiÇi önemdir.
Rönesans döneminin başında İtalyan tiyatrosu fazla kuralcı bir yola sapmış, klasik ölçülere ve Aristoteles'in zaman, mekan ve eylem birliÇi ölçütüne baÇlı kalma adına uzun bir süre cansız ürünler vermiştir. Gene de Plautus'un açık saçık komedyaları, bu dönemde, Aristo ve Ruzzante gibi iki önemli yazara esin kaynaÇı oldu. İtalyan tiyatrosuna ulusal bir dil ve yerel karakterler kazandıran bu iki yazardan sonra, İtalyan'ın dünya tiyatrosuna en önemli katkısı olan Commedia dell'arte doÇdu. Canlı bir halk tiyatrosu geleneÇine dayanan ve farklı öÇeleri bütünleştiren Commedia dell'arte edebi bir metne deÇil, doÇaçlama oyunculuÇuna dayanan bir tiyatro türüydü. Kökenleri ortaçaÇ cambazlıÇına, mime ve fabula Atellana'ya deÇin götürülebilecek olan Commedia dell'arte'nin yeniliÇi, topluluk oyununa dayanmasıydı. Sürekli bir arada çalışan ve çok uzun bir süre aynı rolü oynayan oyuncular, daha öncesi eşi görülmemiş bir virtüözlük düzeyine ulaşabiliyordu. Oyunlarda senaryo vardı, ama her oyuncu diyalogun kendine düşen bölümünü zaman içinde istediÇi gibi geliştirebiliyordu. Venedikli pinti tüccar Pantalone gibi bütün tiyatroya mal olacak tipleri Commedia dell'arte yarattı. Profesyonel kadın oyuncu kullanan ilk tiyatroda Commedia dell'arte'ydi.
İtalyan tiyatrosu 16. yüzyılda sahneyi edebiyattan arındırırken, İspanya da tam tersini yaptı; tiyatroyu yeniden edebileştirdi, en önemli edebiyat ürünlerini tiyatro alanında verdi. İspanya Reform hareketinden etkilenmediÇi için, eski dinsel tiyatro, auto sacramental (ayin oyunu) adıyla devam etti. Bu tek perdelik oyunlar, öteki ülkelerde dinsel tiyatroyu gülünçleştiren öÇelerden arındırıldıÇı için, İspanya'nın en iyi şairleri de bu alanda yeteneklerini denemekten çekinmediler. Ülkenin ilk sabit tiyatroları da, İspanyol edebiyatının Altın çaÇ olarak anılan bu dönemde yapıldı. İspanyol tiyatrosu, kendini klasikçiliÇin kurallarıyla sınırlamamasıyla İtalyan tiyatrosundan farklıydı. Duyguya, lirizme, tutkulu eylemlere yer veriyordu. En önemli yazarları, orta sınıf törelerini ve entrikalarını konu alan özgün bir İspanyol türü olan perdelerin ve kılıç oyunu tarzında binden çok yapıt yazmış olan Lope de Vega ile İspanyol barok üslubunun en tipik temsilcisi olan Calderon'dur.
İtalyan Rönesansı'nın etkisi İngiltere'de daha geç ve daha zayıf hissedildi. Bu yüzden, Elizabeth dönemi (1558- 1603) yalnızca tiyatroda deÇil, genel olarak edebiyatta özgün İngiliz geleneÇinde kurulduÇu yıllar oldu. Aslında bu dönemde İngiliz tiyatrosu karşıt etkilere açık durumdaydı: Bir yandan Protestan kilisesinin nüfuzunu kırmak için Corpus Christi Yortusu'nu kutlamak yasaklanmış, bu da gizem ve ibret oyunlarının gerilemesine yol açmıştır. Öte yandan , saray tiyatroyu İngiliz ulusak kimliÇini pekiştirmek içinde kullanmak istiyordu. Bütün bunlara karşı, Avrupa'daki düşünsel, ahlaki ve dinsel çatışmaların özgürleştirici etkisi de 16. yüzyılın sonuna doÇru şiddetlendi. Bunun sonucunda ortaya tiyatro da bu gerilimli, yeniliklere açık ruh halini yansıtıyordu. İngiliz tiyatrosu, kendi özgün ortaçaÇ geleneÇinden aldıÇı mirası kara Avrupa'sının daha incelmiş buluşlarıyla kaynaştırarak, saray tiyatrosunun sınırlarını aşan, toplumun her kesimine seslenebilen bir sanat türü yarattı.
Marlovu'un, Shakespeare'nin, Beaumant ve Fletcher'in oyunlarını herkes izleyebiliyordu. İngiltere'de de ilk tiyatrolar, 1576'dan başlayarak Elizabeth döneminde kuruldu. Bu ilk tiyatrolar, daha önce oyunların sahnelendiÇi han avlularının biraz daha geliştirilmiş biçimiydi; seyirciler, üstü açık bir yapı içinde, yükseltilmiş bir tahta platformdan oluşan sahnenin üç yanında bulunan sıralarda oturuyordu. İzleyicilerle oyuncular arasındaki alış veriş, İtalyan tiyatrosundan daha fazlaydı. Buna karşılık biletler de daha ucuzdu. 1590'larda her tiyatro soylu bir kişinin desteÇiyle işletiliyordu. İtalyan tiyatrosundan bir farkı da, kadın oyuncuların olmamasıdır. Kadın rollerini çoÇu zaman erkek oyuncular üstleniyordu. Elizabeth'ten sonra gelen James döneminde (1603-25), tiyatro içerik olarak klasikçiliÇe daha çok yaklaşırken, konu zenginliÇini ve ufuk genişliÇini de yitirmeye başladı. Bu dönemde, Ben Janson, John Ford, John Webster ve John Lyly gibi yazarlar zaman, mekan ve eylem birliÇi kurallarına önem verirken, trajedi ve komediyi de birbirinden daha kesin çizgilerle ayırdılar. 17. yüzyılın ortalarına doÇru İngiliz tiyatrosu, maske ve dekor gibi görsel öÇelere daha çok yer vermeye başlamıştı. 1642'deki burjuva devriminden sonra tiyatrolar kapatıldı ve sahne sanatı çok uzun bir süre eski canlılıÇına kavuşamadı.
Fransa'da düzenli tiyatro toplulukları 16. yüzyılda yaygınlaşmıştır. Bunların repertuvarında, ibret ve mucize oyunları kadar, kaba bürlesk ve parodiler de yer alıyordu. Ama Fransa'nın öbür Avrupa ülkeleri gibi özgün bir yerel tiyatro geleneÇi yoktu. Bu yüzden İtalyan Rönesansı'nın etkisini kolayca benimsedi. 17. yüzyılda ülkenin güçlü bir merkezi yönetim altında birleşmesini saÇlayan Başbakan Kardinal Richeliu, en gelişmiş sahne teknolojisini içeren bir tiyatro binası yaptırdı. Richeliu, trajedi ile komedinin birbirinden ayrılması, tiyatrodan traji-komik öÇelerin atılması içinde çalıştı. Ama dönemin üç önemli yazarından biri olan Corneille'in Le Cid'i Kardinalin yerleştirmeye çalıştıÇı klasik birlik kurallarını hiçe sayan bir trajikomediydi. Corneille'in rakibi Racine ise klasikçi kuralların içinde kalarak trajediye romantik bir ton kazandırdı. Konularını Yunan-Roma mitolojisinden ve tarihten alan bu iki yazara karşılık Moliere, Fransız toplumunun gündelik yaşamından aldıÇı tiplerle kendi çaÇını aşan bir modern komedi anlayışının kurucusu oldu. Üstelik, dönemin en sevilen oyun yazarıydı.
17. yüzyılda Avrupa'nın başka ülkelerinde de ulusal tiyatrolar kuruldu. Ama, bunların çoÇu, sınırlı bir izleyici kesimine seslenebilen saray tiyatroları olarak kalacaktı. Opera ve balede gene aynı dönemde, soylu sınıfın seyirlik sanatları olarak gelişmişti.17. yüzyılın ikinci yarısında, İngiliz Restorasyon dönemi (1660-85) tiyatrosu Elizabeth dönemine geri dönmek istediyse de, İngiliz aristokrasisinin soÇuk mizah anlayışını yansıtan bir töre komedisinden öteye gidemedi. Restorasyon tiyatrosunun en başarılı örneÇi sayılan William Congreve'in The Way of the World'ü (Dünyanın Hali) bile günümüzde sahnelenmektedir. İtalyan tiyatrosunun en önemli yazarı 18. yüzyılın ortasında bir çok komedi kaleme alan Carlo Goldoni'dir.
__________________

Bela tohumlar? ta??r elma
Kendi çekirde?inde
Bundan önce ve bundan böyle
Ne yapsa,ne etse
?nsan?n en büyük dü?man?
Sessizce
Kendi derisinin içinde...


.:♥: kLavye_GS_TE@M :♥:.
PaMuK isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-08-2007, 12:35   #5 (permalink)
...::GüL::...
 
PaMuK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Crazy Coins Champion! Diamond Mine Champion! Eminem Mania Champion! Equilibrium Champion! Festivel Fallout Champion! Maeda Path Champion! Queen Jewels Champion! Sonic Champion! Twins Champion!
Kazandığı Turnuvalar: 1

Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: sölemem,gelirsin
Mesajlar: 1,912
Ruh Hali:
Teşekkürler: 71
144 Mesaja 228 Teşekkür edildi
Rep Gücü: 41140
Rep Puanı: 411295
Rep Seviyesi: PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)
Resimlerim: (36)
Cevap: Orta ÇaÇ Tiyatrosu

Orta ÇaÇ Tiyatrosu
Hristiyanlık, geleneÇin sürekliliÇinin parçalandıÇı bir ortamda, kendi tiyatrosunu yoktan var etti, kendi inançlarından yeni bir tiyatro türetti. OrtaçaÇ, kilise tiyatrosunun yanı sıra akrobatların, soytarıların, hokkabazların tek kişilik yada grup halinde yaptıÇı gösterilerde hem halk arasında hem de saraylarda ilgi görüyordu. Ama tiyatroyu yeniden kurallı bir oyuna, yani sanata dönüştüren, oyunun yazılı öÇesini vurgulayan kilise oldu. Bunun ilk örnekleri, Kitabı Mukaddes'ten belli bölümlerin sahne etkileri de gözetilerek seslendirilmesiydi. Bu seslendirme daha sonra 10. yüzyılda oyuncular ve diyaloglarla gerçek bir canlandırmaya dönüştü. 13. yüzyıldan sonrada manastırların dışına yayıldı; artık kent yönetimleri de yapım giderlerini üstleniyordu. Dinsel tiyatronun manastır dışında gelişen birbirine baÇlı bir dizi kısa oyunlardan oluşan dizilerdi ve 2-3 gün boyunca oynanıyordu. Gizem oyunlarının sahnelenmesini de loncalar gibi özel kentsel örgütler üstlenmiştir. Her lonca, kendi zaanatıyla ilişkili olan bir oyunun giderlerini karşılıyordu. Başlangıçta, oyunlar, "ev" adı verilen süslenmiş tahta platformlar üzerinde oynanıyordu. İtalya'da bir alanın ortasında oturan seyirciler, alanın çevresine yerleştirilmiş platformlar üzerinde oynanan oyunu izliyordu. İngiltere'de ise oyunlar araba gibi çekilen pagent adı verilen tekerlekli sahnelerde oynanıyordu. Gizem oyunları başlangıçta Latince diyaloglardan oluşurken, sonradan yerel diller yaygınlaştı. Bu da oyunların halk geleneÇinden ve mizahi öÇelerden yana zenginleşmesini saÇladı. Dinsel tiyatronun öteki iki türünden biri mucize oyunları, öbürü ise ibret oyunlarıdır. İbret oyunları ilk kez İngiltere'de ortaya çıkmıştır.
OrtaçaÇ tiyatro düşüncesi yeni bir görüş üretmemiş, türlerin ayrımı, ahlak eÇitimi gibi antik dönem kuramcılarının düşüncelerini yinelemiş, tragedyada yıkımın yazgı olduÇunu vurgulamıştır. Tiyatro düşüncesinin gelişmemiş olmasının nedeni, ortaçaÇda tiyatronun yasaklanması, din adamlarının tiyatronun zararları üzerinde bildiriler yayımlamış olmalarıdır.
__________________

Bela tohumlar? ta??r elma
Kendi çekirde?inde
Bundan önce ve bundan böyle
Ne yapsa,ne etse
?nsan?n en büyük dü?man?
Sessizce
Kendi derisinin içinde...


.:♥: kLavye_GS_TE@M :♥:.
PaMuK isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-08-2007, 12:36   #6 (permalink)
...::GüL::...
 
PaMuK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Crazy Coins Champion! Diamond Mine Champion! Eminem Mania Champion! Equilibrium Champion! Festivel Fallout Champion! Maeda Path Champion! Queen Jewels Champion! Sonic Champion! Twins Champion!
Kazandığı Turnuvalar: 1

Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: sölemem,gelirsin
Mesajlar: 1,912
Ruh Hali:
Teşekkürler: 71
144 Mesaja 228 Teşekkür edildi
Rep Gücü: 41140
Rep Puanı: 411295
Rep Seviyesi: PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)
Resimlerim: (36)
Cevap: Roma Tiyatrosu

Roma Tiyatrosu
Roma, tiyatroya özgü bir katkı yapmaktan çok Yunan tiyatrosuna öykünmekle yetinmiştir. Bununla birlikte, Roma toplumunun estetik bir eşiÇi aşamayan, ama belli bir canlılıÇı sürdüren yöresel bir oyun geleneÇi vardır. Bunlardan biri, yöresel hasat şenlikleri ve evlilik törenlerinde hokkabaz-oyuncu- şarkıcıların söylediÇi ve belli bir temsil öÇesini de barındıran carmina Fescenninay'dı. Güney İtalya'da doÇan ve IO 3. yüzyılda Roma'da yaygınlaşan bir başka yöresel türde fabula Atellanay'dı. Fars, parodi ve siyasal taşlama öÇelerini içeren bu oyunlar, İtalyan tiyatrosuna palyaço Maccus ve budala Bucca gibi tipler kazandırdı.
Bir Yunana oyununu Latinceye çevirerek Yunan tiyatrosunu Roma'ya tanıtan kişi Yunanlı Livius Andronicus'tur. İlk Romalı oyun yazarı olan Naevius, fabula palliata adı verilen türün de kurucusudur. İÖ 2. yüzyılda Roma tiyatrosunun en önemli iki temsilcisi, Plautus ve Terentius, Yunan, Yeni Komedyası'nı, Roma toplumuna uyarladı. Ama Roma'da tiyatroya gidenler, özelliklede Terentius'un daha düşünsel içerikli oyunlarını izleyenler nüfusun sınırlı bir kesimini oluşturuyordu. Roma tiyatrosu, en baştan beri, Yunan kentlerinden daha büyük bir nüfusun incelmemiş, zevklerine cevap vermeye yönelikti.
İzleyici çekmeyen oyunlara ayrılmış ödeneÇin şenlik yöneticisince iptal edilebildiÇi bir ortamda, oynanan oyunlarda da gösteri öÇeleri öne çıktı. Senecan'ın bu gelişmeye bir tepki olarak yazdıÇı oyunlar (IS 1.yy) oynanmaktan çok, yüksek sesle okunmak için yazılmıştır.
Roma döneminde tiyatro sanatı ile ilgili en önemli eser, Horatius'un Ars Poetika'sıdır. Ars Poetika'da, tiyatronun eÇitici işlevi ve biçimsel düzeni hakkında açıklamalar yapılmıştır. Roma tiyatrosunun iki büyük komedya yazarı Plautus ve Terentius, Atina Yeni Komedyasından aldıkları konuları Romalının günlük yaşantısına, aile ilişkilerine uyarlamışlardır. Amaç, seyirciyi, günlük ilişkilerini yöneten kurallar korusunda eÇitmektir.
__________________

Bela tohumlar? ta??r elma
Kendi çekirde?inde
Bundan önce ve bundan böyle
Ne yapsa,ne etse
?nsan?n en büyük dü?man?
Sessizce
Kendi derisinin içinde...


.:♥: kLavye_GS_TE@M :♥:.
PaMuK isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-08-2007, 12:37   #7 (permalink)
...::GüL::...
 
PaMuK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Crazy Coins Champion! Diamond Mine Champion! Eminem Mania Champion! Equilibrium Champion! Festivel Fallout Champion! Maeda Path Champion! Queen Jewels Champion! Sonic Champion! Twins Champion!
Kazandığı Turnuvalar: 1

Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: sölemem,gelirsin
Mesajlar: 1,912
Ruh Hali:
Teşekkürler: 71
144 Mesaja 228 Teşekkür edildi
Rep Gücü: 41140
Rep Puanı: 411295
Rep Seviyesi: PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)
Resimlerim: (36)
Cevap: Antik ÇaÇ Tiyatrosu

Antik ÇaÇ Tiyatrosu
Tiyatro ilk kez IO 6. yüzyılda Yunan toplumunda dinsel törenden özerkleşerek bir sanat türü haline geldi; dinsel ya da pratik ölçütlerle deÇil, estetik ölçütlerle deÇerlendirilen bir "oyun" a dönüştü. Yunan toplumunda tiyatronun öncülü, şarap, bereket ve bitkiler tanrısı Dionysos'u kutsamak için yapılan Bacchanolia şenliklerinde bir koronun söylediÇi dithyramboy şarkılarıydı. Koro, bu şarkılarda, farkı kişilerin konuşmasını canlandırmak için söz ve tavır deÇişikliÇinden yararlanıyordu. Daha sonra, oyuncu ve oyun yazarı Thespis, koronun karşısına, farklı kişilikleri farklı maskelerle temsil eden bir oyuncu koydu. Böylece daha karmaşık konular ele alınabiliyor, farklı anlatım biçimleri denenebiliyordu. İÖ 534'te Atina'daki ilk tiyatro şenliÇinde, Thespis'in bir tragedyası ödül kazandı. Bu tarihten sonrada tragedyalar Dionysos şenliklerinin bir parçası olarak gelenekselleşti.
İÖ 5 . yüzyılın ilk yarısında, Aiskhylos, koroyu 50 kişiden 12 kişiye indirerek ve ikinci bir oyuncu ekleyerek bugünkü Batı tiyatrosunun da temelini attı. Artık birden fazla kişi arasında yaşanan bir olayın, bir ilişkinin, sahnede canlandırılması olanaÇı doÇmuştu. Aiskhylos, tragedyayı Dionysos cümbüşündeki azgın ve utançsız kökeninden de kopardı. Tiyatro önemli kişilerin başından geçen önemli olayları yüceltmiş bir üslupya temsil etme sanatı haline geldi. Efsaneleri, mitleri ve efsaneleşecek kadar eski olayları işleyen tragedyanın dinsel, ahlaki ya da siyasi bir mesaj vermesi, toplumu ve evreni bir bütün olarak temsil etmesi bekleniyordu. Hiyerarşik bir evrendi bu: En üstte tanrılar katı yer alıyor, altta ölümün, sürgünün ve cezanın yurdu bulunuyor, bu ikisinin ortasında da oyunun, dramatik eylemin gerçekleştiÇi yuvarlık sahneyle temsil edilen insanların dünyası duruyordu. Tragedya, daha sonra Sophokles ve Euripides tarafından daha da geliştirildi, gerçekçi gözlem öÇeleri katılarak Aiskhylos'taki soyutluÇundan bir ölçüde uzaklaştırıldı.
Komedya ise İÖ 486'dan başlayarak Atina'da Lenia kış şenliÇinde yapılan yarışmalarla yaygınlık kazandı. Yunanca Komos sözcüÇünden türeyen komedya, Dionysosçu kökenlerine tragedyadan çok daha baÇlı kaldı. İÖ 6. yüzyıldan sonra Yunan egemen sınıfları arasında gözden düştüÇü halde köylülerin ve yoksul halkın yaşamında önemini koruyan soytarılık, hokkabazlık, herkesin birbiriyle utançsızca çiftleştiÇi bahar ayinleri gibi avam öÇeler, komedyada önemli yer tutuyordu. Dili de konuşma diline yakındı. Eski Komedya'nın en büyük temsilcisi Aristophanes'in oyunları, siyasal ve toplumsal yergicilikleriyle ahlaki bir görev de üstlenmişlerdir. Euripides'in İÖ 406'da ölümünden ve Atina'nın İÖ 404'te yenilgisinden sonra tragedya iyice geriledi ve komedya en popüler tür haline geldi. İÖ 320'den sonra, Büyük İskender döneminde ortaya çıkan Yeni Komedya eskisinden oldukça farklıydı. Mitolojik öÇelerin yerini genç Atinalıların erotik serüvenleri ve aile yaşamları almış, eski şen, cümbüşlü ve grotesk üslup da daha gerçekçi ve yumuşak bir anlatıma dönüşmüştür. Bu dönemden günümüze yalnızca Menandros'tan bazı parçalar kalmıştır.
Eski Yunan tiyatrosunun önemli bir özelliÇi kamusallıÇıdır. Oyunları ortalama 10 bin ile 20 bin seyirci aynı anda izleyebiliyordu. Eski Yunan oyunları, Sofokles'in trajedileriyle teknik yetkinliÇe ulaşmıştır. Sofokles oyunlarında dekor kullanan ilk tiyatro yazarıdır. Aiskhylos, Sofokles ve Euripides konularını mitolojisinden alan oyunlar yazmıştır. Bu üç yazar, sonradan Aristo'nun Poetika adlı yapıtında belirlediÇi kurallara uygun oyunlar yazmışlardır. Bu kurallardan biri zaman, yer ve eylemde birliktir. Eski Yunan komedisinin tanınmış yazarlarından Aristofanes, oyunlarında dönemin siyaset adamlarının ve düşünürlerinin yanlış tutumlarını alaya almıştır.
__________________

Bela tohumlar? ta??r elma
Kendi çekirde?inde
Bundan önce ve bundan böyle
Ne yapsa,ne etse
?nsan?n en büyük dü?man?
Sessizce
Kendi derisinin içinde...


.:♥: kLavye_GS_TE@M :♥:.
PaMuK isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Pandanin Gelisim Süreci... ShirinBaby Hayvanlar Alemi 2 10-12-2007 01:43
Tiyatronun gözyaşları Haberci Son Dakika Haberleri 0 10-06-2007 02:20
'Referandum süreci durdurulmalıdır' Haberci Son Dakika Haberleri 0 10-05-2007 15:00
Tiyatronun babası Shakespeare hakkında bilgi edinelim MeLodi Tiyatro Bölümü 0 09-29-2007 00:35
PHP'de tarih ve zaman kavramlarini anlamak, Turkce tarih ciktisi yaratmak SeRKaN PHP 0 01-03-2007 18:50


Klavye.com da Yenimisiniz? Yardıma mı ihtiyacınız var ?

Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. şuan saat: 03:14.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Copyright © 2005 | Klavye.Com
Türkçe çeviri: Klavye.Com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.

Webservis
Firma Rehberi Klavye Forum Serkan
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230