![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Bloglar | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Klavye Link | Arama | Bugünki Mesajlar | Okundu Kabul Et |
| Tiyatro Bölümü Türk ve Dünya Tiyatrosu Uzerine Güncel Haberler, Yazarlar, Kulis, "Duyurular", Festivaller, Ödüller, Oyun Eleştirileri, Sahne İnsanları, Tiyatro Eğitimi, "Tiyatro Kitaplığı", Tiyatro Teknii, Tiyatroda Efekt, Tiyatro Terimleri ,İnceleme, Tezler ve Koservatuarlar. |
| Etiketler: tiyatro |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #21 (permalink) |
| .::.SustuM.::. Üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,844
Ruh Hali: Teşekkürler: 147
116 Mesaja 209 Teşekkür edildi
| Cevap: Diksiyon, Fonetik, Artikülasyon Etkili Konuşmak İçin -------------------------------------------------------------------------------- 1- Erken başlayın Bir konuşma yapmak zorundaysanız, daha sonra deÇil, hemen işe başlayın. Hazırlanmak için ne kadar çok zamanınız olursa, kendinizden o kadar emin olursunuz. 2- Dinleyicilerinizi tanıyın KİME konuşacaÇınız hakkında bulabildiÇiniz kadar bilgi edinin. Dinleyicilerinizin ortak özellikleri nelerdir? EÇitim düzeyleri nasıldır? Bu tür sorulara ne kadar çok yanıt bulabilirseniz, konuşmanızı onların duymak isteyeceklerine o kadar çok odaklayabilirsiniz. 3- Orijinal olmak konusunda endişelenmeyin Heyecanlı ve kalpten gelen bir konuşma yapar ve söylediklerinize inanırsanız, seçtiÇiniz konu hakkında konuşan ilk ya da 15. kişi olmanız fark etmez. Tüm orijinalliÇiniz SESİNİZdir. 4- Basit olun Kısa ve öz bilgi parçacıkları, dinleyicilerin söylenenleri daha kolay algılamalarını saÇlar. 5- Onlara bir fırsat sunun Dinleyicilerinizin sorunlarına çözüm bulun; onların düşünce ve eylem biçimlerini zorlayacak bir iddia öne sürün ya da onlara yeni bir şey öÇrenme fırsatı sunun. Konuşmanızı, sunduÇunuz fırsatın çevresinde şekillendirin. (“Bugün size işlerinizi sürekli erteleme eÇilimini yaşamınızdan sonsuza dek silmeniz için 3 araç sunacaÇım.”) 6- Bir diyalog yaratın YaptıÇınız işi “bir konuşma yazmak” şeklinde düşünmeyin. Bunu, sizinle dinleyiciniz arasında bir diyalog yaratmak olarak deÇerlendirin. 7- Dinleyiciyi konuşmanın içine alın Diyalog hissini yaratmak için dinleyicinizle etkileşimde bulunun. Onlara soru sorun (“Kaçınız bu konuda hemfikir?”); yapacak iş verin (“Bir sonraki gerçeÇi yazmanızı istiyorum…”). 8- Kendinizi dinleyin Konuşmanızın kulaÇa nasıl geldiÇi, nasıl okunduÇundan daha önemlidir. Konuşmanızı göze deÇil, kulaÇa hitap edecek biçimde oluşturun. 9- Prova, prova, prova! Konuşmanızı mümkün olduÇunca sık prova edin; sürekli tekrarlayın. Böylece, mükemmel bir sunum yapabilirsiniz. 10- EÇlenin Konuşmanızı oluşturma sürecinin kolay ve zahmetsiz geçmesine özen gösterin. Süreci eÇlenceli kılarsanız, bu durum konuşmanıza da yansır ve süper bir sunum yapmış olursunuz! |
| | |
| Sponsored Links |
| | #22 (permalink) |
| .::.SustuM.::. Üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,844
Ruh Hali: Teşekkürler: 147
116 Mesaja 209 Teşekkür edildi
| Cevap: Diksiyon, Fonetik, Artikülasyon Hazır-cevaplılık YeteneÇi -------------------------------------------------------------------------------- Hazırcevaplılık, her ortamda, her soruya anında cevap verebilme, söylenecek söz bulamadıÇınızda bile ortamı ölüm sessizliÇinden kurtaracak cümleleri oluşturabilme yeteneÇidir. Etkili bir iletişimci olmak istiyorsunuz. Fikirlerle dopdolusunuz. Konuşmaya kalktıÇınızda tüm cümleleriniz bir edip veya şairin satırları gibi vecizeye benzemeyebilir. Konuşma sırasında her cümlenin kelimelerinin bile anlam zenginliÇinin bir parçası olması saÇlanamayabilir. Bu noktada asıl önemli olan duraksamadan konuşmaya devam edebilmektir. ÇoÇu zaman öyle sorularla karşılaşırsınız ki bir anda ne söyleyeceÇinizi şaşırabilirsiniz. Oysa hazırcevaplılık yeteneÇini kazandıÇınızda hiç bir zaman sözün altında kalmazsınız. Beklenmedik çıkışlarınızla insanları şaşırtabilir ve çıkışlarınızla hayran bırakabilirsiniz. Dahası derin bilgiye sahip olmadıÇınız konularda bile konuşabilmek sayesinde her kesimden veya fikir gurubundan insanla sohbet ortamı kurabilirsiniz. ÇoÇu zaman bilgi sahibi olmadıÇımız konularda söz söylemek zorunda kalabiliriz. İçerik yönünden boş sözler söylesek de “duraksamadan söyleyebilmek” sayesinde tüm tehlikeleri aşabiliriz. Konuşma sırasında söyleyecek söz bulamayarak durakladıÇımızda tüm imajımızı zedeleriz. Boş da olsa söyleyebileceÇimiz mantıklı sözler bizi utançtan kurtaracaktır. Unutmamamız gereken bir gerçek var: Konuşmak için insanların huzuruna çıktıÇımızda insanlar da dinlemek için bizlere yönelirler. O anda hepimiz başarılı konuşmayı arzulamaktayız. Daha da iyisi bizi dinlemekte olanlar da başarılı olmamızı arzulamaktadırlar. EÇer biz utanç verici bir duruma düşersek dinleyenler de bu utançtan nasiplerini almakta ve onlar da utanmaktadırlar. Şu halde konuşacaÇımız zaman başarılı olmamızı içtenlikle bekleyen insanlara sevgiyle yönelmeli ve başarılı olmalıyız. En önemli sorunumuz söyleyecek sözden mahrum kalmamız deÇildir. Pek çok şey biliyoruzdur. Ama “Boşluk doldurma cümlelerini kullanmayı bilmiyorsak” tüm söyleyeceklerimiz bir kaç cümlede bitiverir. Duraklarız, tıkanırız ve artık tüm konuşmamız tahrip olur. Cesaretimizi yitirdiÇimizde diÇer fikirlerimizi ifade etmeye fırsatımız kalmaz. AşaÇıdaki alıştırmalar ayak üstü düşünürken aralıksız hazırcevap verebilecek bir yetenek geliştirmemize yarayacaktır. Lütfen bu çalışmaları istendiÇi gibi yapınız. Ayrıca bulduÇunuz her fırsatı benzer alıştırmalar için kullanınız. ÖZET 1. Tek bir kelimeden yola çıkarak uzun konuşmalar yapabilmelisiniz. 2. Fikir boşluÇu doÇduÇunda arayı içerik yönünden boş da olsa ilgili sözlerle doldurabilmelisiniz. 3. Şaşırtıcı sorulara, altında kalmayacaÇınız kısa olmayan cevaplar verebilmelisiniz. ALIŞTIRMA: HAZIR CEVAPLILIK 1. AşaÇıdaki her bir kelimeyi okuyun ve hemen ardından okuduÇunuz kelimeyi içerisinde barındıran bir cümle oluşturunuz. Cümlelerinizin 6 kelimeden küçük olmamasına dikkat ediniz. Örnek: “Kalem” - Kalem olmasaydı binlerce kitabın yazılması mümkün olamayacaktı. Kuş Fasulye Cam Elma Tabak Kelebek Patlıcan Salatalık Defter Telefon Radyo Çocuk Pamuk Bahar Kırmızı Hırsızlık İdam Burun Tırnak SaÇlık Sevgi BaÇırmak Zıplamak Melek Cami Sadakat Bayrak Şerefli DaÇılmak Rehber Makine Mutluluk BaÇlantı İçerik Soyut 2. Simdi söz söyleme süremizi bir dakikaya çıkaracaÇız. AşaÇıda göreceÇiniz kelimeler üzerinde birer dakika konuşacaksınız. Duraklama yapmamaya dikkat ediniz. Düşünce akışınız yavaş işliyorsa başlangıçta zaman kazanmak için yavaş bir hızla konuşacaksınız. Örnek: “Sevgi”- Sevgi üstüne çok şey yazılmıştır. O, insanın kalbinde olan en saygıdeÇer duygu. Sevmek ve sevilmek ne güzel. Bir çocuÇu sevmek, bir çiçeÇi sevmek, işi, eşi, aşı sevmek. Hayat sevgi üstüne kurulmuş. Yunus ne güzel söylemiş: “Yaratılanı severiz, Yaratandan ötürü”. Bana göre sevebilen insan olmak büyük olmaktır. Hepimiz de büyük olmak istemiyor muyuz? O zaman sevgiyi neden ihmal edelim. Sevgi mutluluktur. Mutluluk uÇrunda ne günlerimizi aç kalarak feda etmeye hazırızdır. Ne geceler uykusuz bırakır bizi sevgi. Oysa sevgi bir bakıştır. Bir gülüştür. Bir soluyuştur sevgi. CiÇerlerimize her soluyuşta sevgi dolar. Arzularsak tüm hücrelerimizin sevgiyle dolabildiÇini görürüz.” Şimdi sıra sizde: Bayram Ay Kalp Fedakarlık Kahvaltı Burun Çiçek Çocuk Işık Müzik Kitap Başara Mikrofon Elbise Kir Bahar Hayranlık Merak Temizlik YaÇmur 3. AşaÇıda size çeşitli sorular yöneltilmiştir. Bu sorulara en az 30 kelimeden oluşan cevaplar vermelisiniz. Sorunun cevabı için tek bir kelime yeterli olsa bile cevabınızı mutlaka gerektiÇi kadar uzatmanız gerekmektedir. Örnek soru: En çok sevdiÇiniz kişi kimdir? Örnek cevap: Benim Selim isminde bir arkadaşım var. Hayatımda tanıdıÇım en vefakar, en iyiliksever insan o. Onu gördüÇüm zaman mutlu oluyorum. Böyle bir arkadaşı kim sevmez. En çok sevdiÇim insanın o olduÇunu düşünüyorum.(31 kelime)” Şimdi sıra sizde: -Güzel konuşma kursuna katılmaktan memnun musunuz? -Sizce yarın yaÇmur yaÇacak mı? -Kursa giderek başarılı olma yolunu öÇrenmemiz mümkün mü? -En çok hangi özelliÇinizden gurur duyuyorsunuz? -Mecbur kalsanız çocuÇunuzu döver miydiniz? -Hiç kimsenin sizi sevmediÇini söylüyorlar. DoÇru mu bu? -Rahmetli Turgut ÖZAL’ı hatırlıyor musunuz? -Hiç nefret ettiÇiniz bir öÇretmeniniz oldu mu? -Bir akşam aç kalmak pahasına elinizdeki parayı bir kitaba verir miydiniz? -Sabahları erken kalkar mısınız? -İskender kebabı hangi lokantada yersiniz? -Niçin tavuk eti yemiyorsunuz? -İradenizi nasıl kuvvetlendirdiniz? -Gözleriniz neden bu kadar güzel? 4. Konuşmayı KaldıÇı Yerden sürdürebilmelisiniz. AşaÇıdaki örnekte iki farklı fikrin arası boş bırakılmıştır. Konuşmacı sizsiniz. önce bir fikir veriyorsunuz ve ardından bu fikri örneklendireceksiniz. Ancak örnek aklınıza gelmiyor. ÖrneÇi hatırlayıncaya kadar kaldıÇınız cümleye paralel, yeni fikirler içermeyen dolgu cümleleri kullanacaksınız. Arada en az beş cümle kullanmaya dikkat ediniz. İlk örnek sizin için hazırlanmıştır: a) Ben biliyorum insan cevabı çok arzularsa rüyasında bile cevabı bulabilir. (Fikir kesintisi: ÖrneÇi hatırlamadınız ve boşluÇu dolduruyorsunuz.) ArzuladıÇınızda ne olur? Arzunuz bir türlü zihninizden gitmez. Arzu duygudur. Hep gözlerinizin önünde dolaşır. Öyle ki her zaman arzunuzu düşünürsünüz. Rüyanızda bile arzunuz aklınızda dolaşır. Adeta arzu insanın hücrelerine kadar vücuduna işlemiştir. Arzunuzdan kalbiniz titrer. “Ah bir şu cevabı bulabilsem” dersiniz. Yemek yerken arzu kafanızdadır. Yolda yürürken hep o arzuyu düşünürsünüz. Sonunda cevabı rüyanızda görürsünüz... (Devam)Bunun en ilginç örneÇini Elias Howe yaşamıştır. Dikiş makinesini keşfetmek için bıkmadan çalışmış, arzulamış durmuş ve sonunda rüyasında kendisini yakalayan yamyamların mızraklarının ucunu gördüÇünde hemen fikir kendisine doÇmuştur. Bu rüyadan sonra tezgahının başına geçmiş ve dikiş makinesini tamamlamıştır. b) Bir yetim çocuÇun başını okşasanız ona neler kazandırabileceÇinizi biliyor musunuz? (Fikir akışı koptu siz doldurun) (Devam) Yetim çocuÇun kendine duyacaÇı güven sayesinde çalışma azmi, zekası ve başarısı gelişecektir. c) Aya ilk kim ayak basmıştı biliyor musunuz? (Fikir akışı koptu siz doldurun) (Devam) İşte Ay’a ilk ayak basan Neal Armstrong olmuştu. d) Size dün buraya gelip çok çalışmamız gerektiÇini söyleyen kadının adını söylemek istiyorum. (Fikir akışı koptu siz doldurun) (Devam) O kadının adı Halime Yazgan’dı. e) Huzurlarınıza hangi konuda söz söylemek için çıktıÇımı biliyor musunuz? (Fikir akışı koptu siz doldurun) (Devam) Sizinle “zekanın gelişiminin önemi” konusunda konuşmak için buradayım. f) Benim kaç yaşında olduÇumu merak ediyor musunuz? (Fikir akışı koptu siz doldurun) (Devam) Belki de tahmin ediyorsunuz; ben tam 31 yaşındayım. |
| | |
| | #23 (permalink) |
| .::.SustuM.::. Üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,844
Ruh Hali: Teşekkürler: 147
116 Mesaja 209 Teşekkür edildi
| Cevap: Diksiyon, Fonetik, Artikülasyon Etkili Sunuş-I -------------------------------------------------------------------------------- 1.BÖLÜM - SUNUŞLAR NEDEN YAPILIR? Sunuş, bir topluluk önünde konuşma forumudur. Bir organizasyon adına içeride ya da dışarıda sunuş yapılabilir. Dış sunuşlar ikna etmeye yöneliktir. Bunlar özel tutumlar örneÇin,"Toplumun gelişmesine yardımcı olmak istiyoruz" ya da "Fiyatları yükseltmemiz lazım" ya da "Biz sizin için çalışıyoruz" veya "ürünlerimiz tamamen doÇal maddeler içermektedir" gibi geliştirmeye çalışır. İçe yönelik sunuşlar genellikle enformasyon yaymak amacıyla verilir. Bunlar; bolümler, yöneticilerle astları, kıdemli işçilerle genç işçiler arasında bilgi paylaştırmanın bir aracı işlevini görür. İç sunuşlara örnek olarak brifingler, tanışmalar ve eÇitim etkinlikleri verilebilir. Sunuş bir iletişim kanalıdır. Organizasyonun büyüklüÇü, karmaşıklıÇı ve yönetim felsefesi sunuş gerektiren olayların yapısını ve türünü belirler. Sunuşlar çok çehrelidir. Konuşmacı, dinleyiciler, amaç, zaman, yer ve konu bunların tümü sunuşun etkinliÇine katkıda bulunur. Bu yüzden, konuşmacının iletişim sürecinin karmaşıklıÇının ve dinamiklerinin bilincinde olması önem taşır. BİR GRUP ÖNÜNDE KONUŞMA KORKUSUNU HAFİFLETMEK Şirket içinde bir sunu yapmanın düşüncesi bile midenizde kramplar oluşturuyor, aÇzınızı kurutuyor, terlemenize neden oluyor ve bacaklarınızı titretiyor mu? EÇer durum buysa, yalnız deÇilsiniz. ÇoÇu insan topluluk önünde konuşmaktan korkar. Bu korkuyu insanları gerçeklikten kaçmaya yönelten algılanmış bir tehdit meydana getirir.. Korku, algılanmış tehditle orantılı ya da orantısız olabilir. Kendisini yaratan nedenle orantılı olan korku, sizi olumlu ve yapıcı bir şeyler yapmaya yöneltir. Buna karşılık orantısız korkular psikolojik ve duygusal bakımdan zararlıdır. Bir sunuş yapma korkusu algılanan tehditle genellikle orantılı olur. Konuşmacılar çoÇunlukla; birincisi anlayış arayarak, ikincisi korkuyu yapıcı eyleme dönüştürerek -görevi üstlenerek- stresi yönetirler. İLETİŞİM SÜRECİ Etkili iletişim iki yönlü bir süreçtir; bir verici ile bir alıcı arasındaki düşünce alış verişidir. Konuşmacı (verici) olarak göreviniz, dinleyicilerin (alıcı) mesajı anladıklarından emin oluncaya kadar bitmez. Dinleyicilerden bir mesaj aldıÇınız zaman, bu mesajı anladıÇınızı dinleyicileri ikna edecek bir biçimde ifade edinceye kadar göreviniz tamamlanmaz. Verici ve alıcı eş zamanlı biçimde mesajı süzgeçten geçirir. Süzgeçten geçirme işleminin sonucu şudur; Alıcı mesajı vericinin kastettiÇi biçimde algılamayabilir. Dinleyicinin anlayışını zenginleştirecek müdahelerde bulunmak amacıyla sunuşun planlanmış düzenini deÇiştirmek için, konuşmacıların iletişim dinamiklerinin bilincinde olması gerekir. ÖrneÇin, bir konuşmacı mesajı yeniden ifade edebilir, örneklere başvurabilir, diyagramlar çizebilir, dinleyicilerin duygularını yansıtabilir ve özetleme yapabilir. Sözcüklerin herkes için mutlaka aynı şeyi ifade etmeyeceÇini unutmayın. algılama kişisel birşeydir. İLETİŞİMİN ÖĞELERİ Sözlü sunuşların yapılmasında yer alan iletişim öÇeleri konuşma, dinleme, geri besleme (sözlü veya sözsüz) ve soru sormaktır. Konuşma: Sesiniz tutumunuzu, duygularınızı ve iç durumunuzu yansıtır. İç dünyanızın bir aynasıdır. Sesli anlatımın başlıca öÇeleri ses hacmi, ses perdesi, tonlama, kalite, hız, lehçe ve stildir. Ses Hacmi: Yüksek ses, fikirleri vurgulamak amacıyla etkili biçimde kullanılabilir. Buna karşılık, gereksiz yere sesi yükseltmek mesajdan çok şey götürebilir ve dinleyicileri kızdırabilir. Öte yandan bazı insanlar çok yumuşak konuşur. Sanki odada dinleyicilerin olduÇunun farkında bile deÇildirler. Ses hacmi ya da tonunda hiçbir deÇişiklik olmadıÇından bunların konuşma biçimleri monotondur. Sonuç olarak dinleyiciler hayallere dalıp uyuklayabilir ya da sinirlenebilir. Ses Perdesi: Etkili konuşmacılar anlamı güçlendirmek ve kullandıkları sözcüklere canlılık kazandırmak amacıyla seslerini alçaltır ya da yükseltir. Ses perdesinin uygun kullanımı anlamı berraklaştırır. Hız: Konuşmacının sözcükleri söyleme hızının farkında olması ve bunu kontrol etmesi gerekir. Konu karmaşık olduÇu zaman konuşma hızı düşürülmelidir. Kalite: Kalite, kişinin sesinin kendine özgülüÇünü anlatır. Ama duygusal ve fiziksel durumlarda etkide bulunur. Tonlama ve Telaffuz: Tonlama, konuşma seslerinin yapısını anlatır. Telaffuz ise seslerin sözcükler içinde kaynaşmasıdır. Stil: En çekici stil sohbet biçiminde olanıdır. Bu, ezbere, kendiliÇinden konuşmak demek deÇildir. Tam tersine dinleyicilerden herbirine sanki kendisine konuşuluyormuş duygusunu veren bir konuşma tarzıdır. Dinleme: Etkili iletişim hem dinlemeye hem de konuşmaya baÇlıdır. İki tür -pasif ve aktif- dinleme vardır. Pasif dinleme dikkatli suskunluÇu ve en az yanıt vermeyi kullanır. DiÇer kişinin fikirlerini istediÇi gibi ifade etmesine izin verir. Konuşmacı uzunca bir sözlü etkileşim beklemez. Suskunluk ya da tek bir sözcük yeterli olabilir. Bazen sözsüz bir karşılık daha uygun düşer. Aktif dinleme daha zordur. Dinlerken karşımızdaki kişinin dilini, hızını ve konuşmasının içeriÇini izlememiz gerekir. Aktif dinleme karşınızdakinin duygularını paylaşarak dinlemektir. Geri Besleme: Geri besleme kişiye başkalarını nasıl etkilediÇi konusunda bilgi verir. İki tür geri besleme vardır. Sözlü geri besleme ses perdesi, ses tonu ve konuşma hızıyla birlikte kullanılan sözcükleri kapsar. Sözlü anlatım konuşmacının başlıca mesajını dinleyicilere aktarır. Sesin kontrol edilmesi ses hacmi, ses perdesi, hız, nitelik, telaffuz ve stil üzerinde yoÇunlaşarak başarılır. Ses perdesi deÇişmesi bir sözcüÇe genel anlamından daha güçlü bir anlam verir. Sözsüz geri besleme, yani beden dili; yüz ifadelerini, göz temasını, duruşu, jestleri, fiziksel mekanı ve zamanı kapsar. Konuşmacının vücut hareketleri dinleyiciye gönderilen ikinci dereceden mesaja katkıda bulunur. Yüz kasları ve gözler belki de vücudun diÇer kısımlarından daha fazla sözsüz mesaj iletir. ÖrneÇin, bir kaşın havaya kalkması şaşkınlık, gözlerin açılması hayret, tavana bakma derin düşüncelere dalma, yere bakma günlük hayaller kurma anlamına gelebilir. Yüz ifadeleri ve göz hareketleri dinleyenlere konuşmacının onlarla iletişim kurmak isteyip istemediÇini ve mesajı anlamalarına ilgi duyup duymadıÇını anlatır. Dinleyenlerin mesajı anlamadıÇını düşünüyorsanız, konuyu yeniden anlatmanız ya da tekrar etmeniz veya karışıklıÇı düzeltmek için belki de bir örnek vermeniz gerekir. Beden Dili: Konuşmacı kürsüye ya da podyuma yaklaşırken dinleyicide ilk izlenimini oluşturur. En iyi strateji emin adımlarla yürümek, notları hızlı bir şekilde düzenlemek, dinleyicilere bir göz atmak ve derin bir nefes alarak konuşmaya başlamaktır. Öne arkaya sallanmak, aÇırlıÇı bir bacaktan ötekine vermek ve gereksiz yere podyumun gerisine doÇru gitmek dinleyicinin dikkatini daÇıtır. Jestler el ve kollarla yapılan vücut hareketleridir. Genellikle konuşmacının kendini konuya kaptırması sonucu kendiliÇinden ortaya çıkar. ÖrneÇin, dinleyicilerden biri konuşmacıya bir soru yöneltirken konuşmacı kollarını göÇsüne kavuşturarak durursa, dinleyiciler konuşmacının soruyu önemsemeyerek, savunmaya geçtiÇini ya da başka sorular dinlemek istemediÇini düşünebilir. Poz. konuşmacının duruş biçimidir. Dimdik durmak ya da kendini koyuvermek dinleyiciye ayrı ayrı mesajlar verir. Konuşmacı fiziksel olarak rahat edebileceÇi şekilde, gergin olmayan bir çeviklik ve kontrol duygusu yaratarak durmalıdır. Ayaklar birbirine yakın olmalı ve aÇırlık iki ayaÇa da eşit olarak daÇılmalıdır. Oturma Düzeni: Bir sunuş için oturma yerlerinin fiziksel düzenlenmesi bir mesaj verir ve dinleyicilerde bir tepki yaratır. Konuşmacının niyeti hazır bulunan herkesin aktif katılımını saÇlamaksa, bu durumda oturma düzeninin bu mesajı vermesi gerekir. Sunuş Programı: Dinleyicilerin zamanının en az sizinki kadar deÇerli olduÇunu unutmayın. Başlangıç ve bitiş zamanları en küçük noktasına kadar belirlenmelidir. Ne olursa olsun, programa baÇlı kalınmalıdır. Konuşmaya geç başlarsanız ya da önceden belirtilen zamanlarda ara verilmezse, bu durum konuşma konunuzu gölgede bırakabilir. Sorular ve Cevaplarİki tür dolaylı ve dolaysız- soru vardır. Dolayısıyla sorular özgül bir konuyu ortaya atar. Bu sorular "evet", "hayır", şeklinde ya da kısa olarak cevaplanabilir. Dolaysız bir soruya şu örnek verilebilir: "Önceki slaytta gösterilen satış hacmi sadece Ocak ayına mı aittir?" Dolaylı sorular açık uçludur. Cevap vermeden önce düşünmek gerekir. ÖrneÇin, şu soru "Önceki slaytta gösterilen satış rakamlarına nasıl ulaştınız?" Sorular şu işlevleri yerine getirir: * Nedenleri saptamak. * Tepkileri açıÇa çıkarmak. * Öneriler almak. * Dikkati yoÇunlaştırmak. * Geri besleme elde etmek. * Zıt görüşleri ortaya atmak. * YaratıcılıÇı kamçılamak. * Tartışma yaratmak. * Mutabakatı sınamak. * Performansı eleştirmek. * Yeni alanlar keşfetmek. * Anlama derecesini deÇerlendirmek. Özanlayış Öz anlayışınız kendi görme biçiminizdir. Bir sistem içinde kendimizi belli bir hiyerarşik düzeye koyarız. Birçok sistemin öÇesi olduÇumuz için kendimizi gördüÇümüz düzey sistemden sisteme deÇişebilir. Son olarak hepimizin bir özel bir de genel yanı bulunmaktadır. Özel ve genel davranışlarımızın dört boyutu vardır: 1) Kendimizin bildiÇi ve başkasının bilmesine izin vermediÇi davranış. 2) Kendimizin bildiÇi ama başkalarına açık olmayan davranış.(derin duygular, fikirler) 3) Kendimizin bilmediÇi ama başkalarının gözlediÇi davranışlar. 4) Kendimizin bilmediÇi ve başkalarına da açık olmayan davranışlar. Geri besleme (sözlü veya sözsüz), kendimizin bilmediÇi bu davranışların farkına varmamıza yardımcı olmak için başkaları tarafından yürütülen bir girişimdir. Kendini AçıÇa Vurma AçıÇa vurma sayesinde kendimizin bir parçasını başkalarıyla paylaşma konusunda serbestçe kararlar alırız. Kendimizi daha iyi anlamamız için kendimizi başkalarıyla paylaşmamıza gerek vardır. Kendini açıÇa vurma ancak kendinizi başkalarına gösterdiÇiniz zaman ortaya çıkar. Bunun riskli olacaÇı korkusundan kurtulun. Bereket versin ki ödüller risklere aÇır basar. Kendinizi açıÇa vurma süreci boyunca olgunlaşırsınız. Kendini Analiz Etme Kendinizi sürekli ve dürüst bir şekilde sınavdan geçirmenizi kapsar. Bunu yaparken aşaÇıdaki soruları yanıtlamak yardımcı olabilir: 1. Temel deÇerlerim neler? 2. Bu deÇerlerin herbiri benim için ne kadar önemli? 3. İhtiyaçlarım neler? 4. Bu ihtiyaçlardan hangileri karşılanıyor? 5. Karşılanmayan ihtiyaçlarım nasıl karşılanabilir? 6. Güçlü yanlarım ne? 7. Gelişme alanlarım hangileri? 8. Bu alanları nasıl bir güce dönüştürebilirim? Olumlu bir öz anlayışa sahip olduÇunuz zaman daha etkili bir konuşmacı olacaksınız. Özet Bu bölümde, etkili sunuşlar yapma konusunda sizi içsel olarak hazırlamaları bakımından iletişim süreci ve öz anlayışı inceledik. |
| | |
| | #24 (permalink) |
| .::.SustuM.::. Üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,844
Ruh Hali: Teşekkürler: 147
116 Mesaja 209 Teşekkür edildi
| Cevap: Diksiyon, Fonetik, Artikülasyon Etkili Sunuş-II -------------------------------------------------------------------------------- 2.BÖLÜM - SUNUŞLAR NİÇİN PLANLANMALI? Planlama etkili bir sunuşun anahtarıdır. Planlama çok yönlüdür. En azından aşaÇıdaki noktaların belirlenmesini kapsar: 1. Sunuşun amacı. 2. Konuşmacının hedefi. 3. Dinleyicilerin rolü ve ihtiyaçları. 4. Lojistik: Ne zaman? Nerede? Kim? 5. Donanım ve materyaller. 6. Maliyetler. 7. Sunuşa yaklaşım. 8. Sunuşun içeriÇi. Konuşmacının Hedefleri Konuşmacının iki hedef dizisi bulunur: Sunuşun hedefleri ve kendi hedefleri. Bazı kişisel hedefler sunuşun etkisini arttırır. Bunun örnekleri şunlardır: * Saygı, inanç ve güven uyandırmak. * Geri beslemeden öÇrenmek. * Soruları daha iyi kullanmak. * Özgüven oluşturmak. * Aktif bir dinleyici olmak. Sunuşun etkisini azaltan kişisel hedeflere de şu örnekler verilebilir: * Bu uzmanlıÇa sahip tek kişi olduÇunu göstermek. * Terfi etmek. * Başka birisini kötü göstermek. * Övgü almak. * Kişisel konumunu yükseltmek. Dinleyicinin Hedefleri Bir kişiden bir sunuşa katılması istendiÇinde, çoÇunlukla Şu iki kendiliÇinden tepkiden birisini gösterir: "Harika!" ya da "Zamanımı boşa harcamayacaÇım." Dinleyicinin Rolü 1. Bölümde sunuşun iletişime yönelik bir forum olduÇunu belirttik. Dinleyicinin rolü pasif deÇildir. Dinleyici sözlü ve sözsüz olarak enformasyon gönderir. Dinleyici Nedir? Dinleyici, özel bir amaçla bir araya getirilmiş insan grubudur. Dinleyiciler arasındaki tek ortak baÇ bu olabilir. Bir sunuş sırasında, her zaman iki çeşit karşılıklı etkileşim görülür: 1) Dinleyicilerin arasında etkileşim. 2) Dinleyicilerle konuşmacı arasındaki etkileşim. Dinleyici Analizi Dinleyici analizi kendinize şu soruları sormaktan ibarettir: 1. Dinleyici grubu oluşturacak insanlar hakkında ne biliyorum? 2. Bu insanlar hakkında nasıl daha çok şey öÇrenebilirim? 3. Bu bilgileri sunuşun etkili olma olasılıÇını arttırmak için nasıl kullanabilirim? Dinleyiciyi analiz etmede yardımcı olacak bilgiler şunlardır: 1. Gelecek insan sayısı. 2. Geleceklerin isimleri. 3. Geleceklerin konumları. 4. Temsil edilen bölümler. 5. Bölüm yöneticilerinin sayısı. 6. Yardımcı personel sayısı. 7. Geleceklerin cinsiyeti. 8. Geleceklerin yaş ortalaması ve kıdem durumu. 9. Karar alma gücüne sahip insan sayısı. 10. Sunuşun konusuna çok ilgi duyan insan sayısı. 11. Sunuşun konusuna çok az ilgi duyan insan sayısı. Sunuş Ortamı Kötü bir sunuş ortamı çok istekli dinleyicilerin bile hevesini kırabilir. Fiziksel düzenleme, dikkat daÇıtıcı dış etkiler ve dinleyicilerin kalabalıÇı sunuş ortamına etkide bulunur. Fiziksel Düzenleme. Dinleyicilerin nasıl oturacaÇını, mekanın büyüklüÇünü ve kullanılacak araçları önceden belirlemek, sunuş sırasında problemleri en aza indirir. Bilinmeyen deÇişkenler ne kadar azsa özgüvenimiz o kadar artacaktır. Sadece ödevinizi yapmadıÇınızın açıkça görüldüÇü durumlar dinleyiciyi çileden çıkarabilir. Dış Etkiler. Siren, trafik, koridor konuşmaları ve vantilatörün yarattıÇı gürültüler dinleyicinin dikkatini daÇıtır. Dikkat daÇılması anlık bir durum ise, sesinizi ve/ya da vücut pozisyonuzu ayarlayıp konuşmaya devam edin. Gürültü, devam etmeyi olanaksızlaştıracak kadar sinir bozucuysa zorunlu bazı ayarlamalarla yetinmek daha iyidir. Dinleyici KalabalıÇı. Dinleyicilerin kalabalıklıÇı sunuşun ne kadar biçimsel olacaÇını belirler. ÖÇrenme Bir sunuş dinleyicilere bilgi mesajı verir. Yetişkinlerin öÇrenimi konusunda önde gelen otoritelerden birisi olan Dr. Malcolm Knowles, Yetişkin ÖÇrenci: İhmal Edilmiş bir tür adlı kitabında, neredeyse 20.yy. lın ortalarına kadar, "hem çocukların hem yetişkinlerin eÇitimi için tek bir teorik yapı vardı: pedagoloji. Pedagoloji Pedagoloji, "çocukları eÇitme sanatı ve bilimi" olarak tanımlanır. Bunun kökenleri romanın yıkılışına kadar gider. romanın düşüşünden sonra, bu varsayımlar putperestlik olarak görüldü ve 7. yy. da yasaklandı. Pedagolojinin mesajı şudur: "Bu böyledir, buna inan ve bunu hatırla". Andragoloji "Andragoloji", yetişkinleri eÇitme teorisini tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Yetişkin eÇitiminin mesajı şöyledir: "İşte sana bilgi, bunu al ve sana yararlı olacaÇını düşünüyorsan kullan". Deneysel ÖÇrenme mi, Konferans mı? Yetişkinler en iyi deneysel olarak yani, birşeyle baÇlantı kurarak ya da bir şey yaparak öÇrenirler. Deneysel öÇrenimin çeşitli düzeylerini bir sunuşa aktarmanın sayısız rolü bulunmaktadır. Kuşkusuz, deneysel sunuşlar geliştirirken göz önünde bulundurulması gereken iki deÇişken, mevcut zaman ve dinleyicilerin esneklik derecesidir. 3. BÖLÜM - SUNUŞUN ÖĞELERİMesajlar bir çok yoldan (sözlü sunuşlar, resimler, doÇa) iletilir. Sunuş Hazırlamanın Dokuz Aşaması 1. Sunuş analizini yapma. 2. Veri toplama. 3. Verilerin düzenlemesini yapma. 4. Sunuşun planını çıkarma. 5. Metni yazma. 6. Görsel yardımcıları kararlaştırma. 7. Metni konuşmaya dökme. 8. Sunuşu prova etme. 9. Sunuşu yapma. Veri Toplama Konuşmacı: Bilgi deponuzdaki verileri etkili biçimde hatırlamanın yolu beyin fırtınasıdır. Organizasyonun Dosyaları: Şirketin dosyaları sunuş geliştirmek için mükemmel bir bilgi kaynaÇı olabilir. Notlar, mektuplar, politika ile ilgili yöntem ve broşürler raporlar, istatistikler gibi şeylerin tümü potansiyel bilgi kaynaklarıdır. Görüşmeler: Bilgiye ihtiyaç duyulduÇunda gösterilen ilk tepki bilen birisine sormaktır. Aynı ilke bir sunuş için veri toplamada da geçerlidir. Verilerin Düzenlenmesi Sunuşun hedefleri açık ve konuşmacının hitabetleri iyi olsa bile, içerik iyi düzenlenmemişse dinleyiciler hayal kırıklıÇına uÇrayacak ve zaman yitireceklerdir. konuşmacı elindeki verileri düzenli olarak aktarırsa böyle bir sorun olmayacaktır. Kilit Düşünce Kilit noktaları belirlemeden önce, konuşmacının kilit düşünceyle ilgili bir ifade geliştirmesi gerekir. Kilit noktalar buradan çıkarılır. Kilit düşünce, etrafında kilit noktaların geliştirileceÇi sunuşun özüdür. Kilit Noktalar Kilit noktalar, kilit düşüncelerden çıkarılır. Larry Samovar ve Jack Mills kilit noktaların seçilmesi ve ifade edilmesi için bir dizi yol göstermişlerdir: 1. Her nokta kilit düşün cenin bir ürünü olmalıdır. 2. Her nokta öteki kilit noktalardan farklı olmalıdır. 3. Kilit noktalar kilit düşünceyi yeterince tartışmalıdır. Ana Noktaların SıralanmasıVerileri düzenlemenin birkaç deÇişik yolu bulunmaktadır: 1. Kronolojik. EÇer ana noktalar en iyi kronolojik sıraya göre geliştiriliyorsa bunları ortaya çıkacakları zamana göre sıralayın. 2. Tarihsel. EÇer ana noktalar bir dönem meydana gelen deÇişikliklerle birlikte arka plan bilgisi de veriyorlarsa, sıralama tarihsel olmalıdır. 3. Mekansal. ÖrneÇin bir şirketin bölge ya da yöreye dayalı çalışmalarının tartışılması hakkında bilgi vermek amacıyla kullanılır. 4. Konuya Göre. Bu düzenleme konuyu mantıksal ya da doÇal bileşenlerine ayırır. 5. Problem Çözümü. Bu düzenleme bir problemi, problemin nedeninin analizini ve önerilen Bir çözümü ortaya koyar. Plan Çıkarma Bir plan iki temel amaca hizmet eder. Fikirleri planda hiyerarşik bir sıraya koymak için semboller kullanılır. Ortaya çıkan plan şuna benzer: I. Ana nokta A. Kilit nokta 1. Destekleyici veri 2. Destekleyici veri B. Kilit nokta II. Ana nokta Bu plandaki her bölüm yalnızca bir fikri gösterir. Metin Yazma UzunluÇu ne olursa olsun sunuş asla ezberden yapılmamalıdır; Çünkü sunuşun dinamikleri çok karmaşıktır. Ama notlara da çok fazla baÇlı kalmayın. Notlar sadece hafızayı canlandırır. Yazılı Metni Geliştirme Yazılı metin sözlü sunuştan farklıdır. Hem mesajı ham sunulacak görsel metaryelleri tanımlar. Yazılı metin kendi kendine yeterlidir. Sözlü sunuş olmadan da anlaşılabilir. Yazılı Metnin Bölümleri Yazılı metinde, plandaki dört bölüme denk düşen dört bölüm bulunur. Giriş: Dinleyicilerin konuşmacıyla ilgili ilk izlenimlerine katkıda bulunur. Bazı konuşmacılar dinleyicinin dikkatini hemen konunun üstüne yoÇunlaştıracak bir cümleyle başlarlar. Dinleticiye yönelmek ya da neden bir araya getirildiklerinden söz etmek dinleyiciyi anında konunun içine çekecektir. Kilit Düşünce: Kilit düşünce sunuşun hedefidir. Sunuşun neyi gerçekleştireceÇini söyler. Gelişme: Bu kısım hem plandaki her bir noktanın ayrıntılarının tartışılmasını, hem de kilit noktayı destekleyici veriler içerir. Sonuç ya da Kapanış: Etkili olması için sonuç bölümü dinleyicinin dikkatini iletilen mesaja yöneltmeli ve dinleyicilere bir tamamlanmışlık duygusu vermelidir. Son TaslaÇı Hazırlama: Askerlikle ilgili bir deyişte olduÇu gibi: "Onlara ne söylemeye geldiÇinizi söyleyin, söyleyeceklerinizi söyleyin ve arkasından ne söylediÇinizi söyleyin." Bu bir sunuşun yapısı içinde geçerlidir. Görsel Yardımcıları Belirleme: Bazı konuşmacılar önce yaratıcı ve ilginç görsel araçları seçip, daha sonra da sunuşu bunları kapsayacak şekilde yazma yanlışına düşüyor. Bu, süreci tersine çevirir. DoÇru sıra sunuşu yazmak, sonra hangi görsel araçların kullanılacaÇına karar vermektir. METNİ KONUŞMAYA DÖNÜŞTÜRME Yazılı bir sunuşun dili ve stili, sözlü bir sunuşun dili ve stiliyle aynı olamaz. Bu nedenle sözlü sunuş yapmadan önce yazılı metni konuşma stiline çevirmeniz gerekir. Bir konuşma stili geliştirmek için önerilen bazı ilkeler şunlardır: 1. Şahıs zamirleri kullanın. 2. Kısaltmalar kullanın. 3. Günlük sözcüklere dayanın 4. Kısa ama çok fazla olmayan baÇlaçlar kullanın. 5. Argo, jargon ve akrostiklerden kaçının. 6. Olumlu sözcükler kullanın. 7. Cümleleriniz kısa olsun. Rahat ve sohbet eder gibi konuşmak yapaylıÇı azaltır ve tek tek her dinleyicide sadece kendisine konuşuluyormuş hissi uyandırır. 4. BÖLÜM Görsel Araçların Kullanılması - Görsel Araçlar Sunuşlara Nasıl Katkıda Bulunur?Görsel araçlar fikirleri güçlendirir, berraklaştırır ve açıklıÇa kavuşturur. Sunuşa Yardımcı Araçlar Sunuşa yardımcı araçlar üç kategoriye ayrılır: sessiz görsel araçların kapsamına yazı tahtaları, yazı levhası, projeksiyonlar gibi görsel araçlar girer. İşitsel araçlar teyp, makaralı teyp ve plakları kapsar. Prejoksiyonlar: Projeksiyonlar ya da saydam göstericiler hem küçük hem de orta büyüklükteki dinleyici grupları için elverişlidir. Etkili olması için net ve okunaklı olmalıdır. Konuşmacının dia üzerindeki belirli noktaları göstermesi için bir çubuk kullanması gerekir. Slaytlar: Slaytlar, renk, fotoÇraf, film ve çizim kullanmak için mükemmel araçlardır. Işıkların açılıp kapanması sırasında dinleyicinin dikkati daÇılacaÇından, konuşmacı bu anlarda akışı nasıl koruyacaÇını planlamalıdır. Filmler: Film, bir teoriyi, kavramı, tekniÇi ya da süreci pekiştirmenin iyi bir yoludur. Konuşmacı sunuşun mesajını desteklemek amacıyla filmi iyi analiz etmelidir Yazı Tahtaları: Siyah zemine beyaz, yeşil zemine sarı renkli tebeşir daha iyi gider. El yazısı da okunaklı olmalıdır. En büyük dezavantajı tahta silinince bilginin yok olmasıdır. Yazı Levhası: Yazı levhası bir yazı sehpasına, duvara ya da tahtaya iliştirilebilen büyük boy boş kaÇıtlardan meydana gelir. Yazılı Materyal: Yazılı materyaller; görsel araçlarda ya da sunuş sırasında sunulan metaryelin kopyalarını ek bilgileri, istatistiksel verileri ve hatta sunuş metnini içerebilir. Grafikler: Grafikler sessiz görsel araçların bir biçimidir. ÇoÇu kez bir konu bazı grafik türlerini kullanarak daha iyi aydınlatılabilir. Telekonferans: Masrafların yükselmesi nedeniyle deÇişik coÇrafi bölgelerde yaşayan insanlar arasında baÇlantı kurmak için telekonferans yöntemi kullanılıyor. Telekonferans, ayrı yerlerdeki bireylerin, karşılıklı etkileşim amacıyla telekominikasyon sistemlerinden yararlanmasıdır. 5. BÖLÜM KONUŞMACININ LİDERLİK ROLÜ GRUP DAVRANIŞLARI Grup davranışları bir gruptaki tek tek bireylerin sergilediÇi davranışların bir bileşkesidir. Sadece bir grubun üyesi olmakla grup davranışı hakkında çok şey öÇrenebilirsiniz. Her grup yaşam süresi boyunca bir parça deÇişir ve gelişir. Buna "grup dinamikleri" denilmektedir. Grup Dinamiklerinin ÖÇeleri Grup dinamiklerine katkıda bulunan belli başlı altı öÇe mevcuttur: misyon, normlar, yapı, roller, liderlik ve iletişim. Gruplar ister gönüllü ister gönülsüz kurulsun, bir amacı başarmak için oluşur. Kendi misyonlarını kendileri belirleyebilir ya da misyon grubun dışındaki bir güç tarafından önceden belirlenebilir. Her grubun özgül deÇer ve standartları vardır. Misyonunu başarıyla yerine getirmek için grubun izlediÇi süreci böylesi deÇerler ve standartlar yönlendirir. Bu süreçte lider çok önemli bir rol oynar. Etkili ve verimli grup performansı iletişimle doÇrudan ilintilidir. Grup ÜretkenliÇi Grup üretkenliÇini etkileyen iki faktör bulunmaktadır. Birincisi, grup içindeki her bir bireyin tutumu grubun oluşturacaÇı sonuçları etkiler. İkincisi, grup üretkenliÇi bir bütün olarak grubun kollektif davranışına baÇlıdır. Bireysel Davranış. 1) Grup üyeliÇine isteÇiniz dışında seçilmiş olsanız bile aktif bir katılım gösterip göstermeyeceÇinizi kararlaştıracak olan kişi sizsiniz 2) Rol özdeşmesidir. Bazı bireyler ait oldukları grupta lider olmak için güçlü bir istek taşır. 3) kabullenmedir. Kendinizi grubun bir parçası olarak görüyor musunuz? Grup sizi bir üye olarak kabul ediyor mu? 4) sevgidir. Düşünceli ve sevecen davranış, kendi kendine motive olmuş, özsaygıya sahip ve aktif katılım göstermeye aday bir kişi olmanın işaretidir. Bir sunuşa katılma payınızı bu konuların her birini ne kadar iyi çözdüÇünüz belirler. Kollektif Davranış. Bir grubun performansını etkileyen ikinci faktör, üyelerin grup üretkenliÇinin önündeki engellerle nasıl başa çıktıÇıdır. Karar Alma Sunuş bir karar alma ihtiyacını doÇurabilir. Grup kararları iki kategoriye -süreç ve görev- ayrılır. Süreç kararları bir görevin nasıl başarılacaÇını kararlaştırır. Görev kararları ise doÇrudan grubun ortaya koyduÇu ürünle baÇlantılıdır. Grup kararları otoriteye çoÇunluÇa ya da mutabakata dayalı olarak alınabilir. Otoriter bir karar, özel bir birey ya da bireyler tarafından alınır. Problem Çözme Etkili problem çözümü mantıksal bir atak planını izler. LİDERLİK Bir lider grubun amacına ulaşılmasını kolaylaştırdıÇı zaman etkili olur. Konuşmacı kişisel saldırılara kutuplaşmaya ve düşmanlıÇa engel olmalıdır. Liderlik Yaklaşımları Esas olarak iki liderlik yaklaşımı -dolaysız ve dolaylı- bulunmaktadır. Sunuşlarda her ikisi de geçerlidir. Dolaysız liderlik yaklaşımında konuşmacı; dinleyici, konuyu ve sunuştan çıkan sonucu mutlak olarak kontrolü altında tutar. Sadece sunuşta nelerin yer alacaÇını belirlemekle kalmaz, sunuşun yönünü ve vurgusunu da belirler. Dolaylı liderlik dinleyicilerin daha fazla kontrol sahibi olmasına izin verir. Sorumluluk Dinleyiciler konuşmacının belirli rolleri yerine getirmesini beklerler. Konuşmacının sadece üç temel sorumluluÇu -kolaylaştırma, özendirme ve kontrol etme- vardır. Konuşkan dinleyicilerin tartışmaya egemen olmasını engellemeli ve konuşmacının konuşmayı hedefe yönelik tutması gerekir. Güven Oluşturma Webster's New Collegiate Dictionary, "güven"i şöyle tanımlıyor: "Birisinin ya da birşeyin karakterine, yeteneÇine, gücüne veya gerçekliÇine kesin biçimde bel baÇlama." Güve iki yönlü bir süreçtir. Güven duyan kimseye güven duyulur. MizahÇoÇu sonuçlar mizaha başvurmak için fırsatlar meydana getirir. Sunuşlarda mizaha başvurmanın iki yol gösterici ilkesi vardır. Dinleyicilerin oluşturduÇu gülüşmelere katılın ve kişisel hatalarınıza gülün. DİNLEYİCİLERİ SUNUŞA KATMA Dinleyiciyi Konuşmaya Teşvik Etme Birincisi, hedeflerinizi (sunuşla ve dinleyicilerle ilgili hedeflerinizi ) önceden analiz edin. İkincisi, tüm sunuşu planlayın. Üçüncüsü, konunuzu tanıtmak için yeterince zaman ayırın. Giriş önemlidir! Bu, konuşmacı ve dinleyicilerin kendilerine alışmasını saÇlayan bir süreçtir. Dördüncüsü, soru ve cevaplar, grup tartışmaları, görsel araçlar, örnek olay incelemeleri ve rol canlandırması rolüyle mesajı hayata geçirmeleri için dinleyicilere bir şans tanıyın. Dinleyici yanıtları Aktif ve uygun biçimde karşılıklı etkileşime girenler, bir şey söylemeyenler söz konusudur. Öte yandan, konuşma üzerinde tekel kuranlar tüm konuşmaları kendileri yapmak ister. Konuyu deÇiştirmek ya da tartışmaya yeni bir konu sokuşturmak isteyenlere yandan dolananlar deniyor. Konuşmacının Yanıtlarıkonuşmacılar iddialı insanlardır. Katılımı özendirmekte anahtar konuşmacının tutumudur. BEKLENMEYENİ YÖNETME: Dinleyici Davranışları Düşman Katılımcıüşmanlık bir protesto ifadesidir. Birey konuyu konuşmacıyı organizasyonu ya da kişisel baskıları protesto ediyor olabilir. Düşmanlık konuşmacıda korku duyguları uyandırabilir. Bu düşmanca durumu yönetmenin en iyi yolu nedir? Dinleyici düşmanlıÇını yönetmek önce, özkontrolü korumayı; sonra da düşman katılımcı üzerinde kontrol kurup sürdürmeyi gerektirir. Düşmanca tavrı kontrol etmek için, kişisel düşmanlıÇı daÇıtmaya çalışın. Düşman katılımcıdan kaçmak ya da onu önemsememek sadece sunuştan birşeyler alıp götürür. Gönülsüz Katılımcı. Sunuşta olmayı istemeyen bir dinleyici genellikle sandalyeye yayılma bir şeyler karalama ya da uyuklama gibi pasif sözsüz davranışlar sergileyecektir. Bazı insanlar konuşmacı kim olursa olsun ya da mesaj ne kadar deÇerli olursa olsun sunuşlara katılmaktan heyecan duymaya bilir |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
| Klavye.com da Yenimisiniz? | Yardıma mı ihtiyacınız var ? |