![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Bloglar | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Klavye Link | Arama | Bugünki Mesajlar | Okundu Kabul Et |
| Felsefe Bölümü Felsefi Terimler, Felsefe Alanları, Felsefe Tarihi, Büyük Düşünürler,Felsefik Sözler ve Felsefik (Derin) Muhabbetler |
| Etiketler: dusunurler |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #61 (permalink) |
| ...::GüL::... Kazandığı Turnuvalar: 1 Üyelik tarihi: Jan 2007 Nerden: sölemem,gelirsin
Mesajlar: 1,912
Ruh Hali: Teşekkürler: 71
144 Mesaja 228 Teşekkür edildi
| Cevap: Büyük Düşünürler... Farabî'nin islâmiyet ile uzaktan yakından ilişkisi yoktur, bu yüzden ona islam düşünürü diye hitap etmek son derece yanlıştır. Üstün bir zekâ ve kâbiliyete sâhib olduÇu bilinen Fârâbî, tam bir felsefeciydi. Yunan felsefesini en ince ayrıntılarına kadar inceleyerek,Aristo ve Eflâtun’un eserlerinde öne sürülen düşünce ve fikirleri birbirine uydurmaya çalıştı. Sonradan batı âleminde bilhassa bu çalışmaları ile tanınarak eserlerine büyük îtibâr gösterildi ve Aristo’dan sonra gelen bir felsefeci olarak kabul edildi. Eskiyi yeni felsefeye ustalıkla aktardı. Böylece madde, hayat, kâinât, ölüm ve sonrası gibi temel konularda, İslâmiyetin bildirdikleri karşısında tam bir acz ve şaşkınlıÇa düşen batı âlemine, eski Yunan filozoflarını hatırlatarak, onların fikirlerini öÇretti. Montesquieu, Spinoza gibi batılı filozoflar, Fârâbî’nin eserlerinin tesirinde kaldılar. Fakat,İslâm dünyâsında ve İslâm âlimleri yanında; din ile felsefeyi birleştirmek arzusu, peygamberlerle (aleyhimüsselâm) eski Yunan filozoflarını bir tutmak ve bâzı konularda filozofları öne geçirmek isteÇi yüzünden hiç îtibâr görmedi. Fârâbî’nin eserleri, İslâm âlimleri tarafından didik didik edilerek, düştüÇü yanlışlar ve bozuk sözleri, en ufak ayrıntılarına varıncaya kadar gösterildi ve isbât edildi. Fârâbî; eserlerinde öne sürdüÇü idealler nazariyesi, akıllar nazariyesi, aklı-ı faâl nazariyesi, nübüvvet yâni peygamberlik hakkındaki görüşleri, devlet ve siyâset nazariyeleri ile meşhur oldu. Fârâbî hakkında çok şey söylenmiş ve yazılmıştır. Bunlardan batı kaynaklı olanlarda, methedilmiş, İslâm âlimlerinin eserlerinde ise, fikirlerinin yanlış ve bozuk yerleri teşhir ve isbât edilmiştir. Bunun temeli, felsefe ile din arasındaki ayrılıktır. Görüş ve fikirlerindeki yanlışlık ve bozukluklar bilhassa İmâm-ı Gazâlî ve İmâm-ı Rabbânî gibi büyük İslâm âlimlerinin kitaplarında, çok açık bir şekilde îzâh ve isbât edilmiştir. Fârâbî’nin talebelerinden başlıcaları, Zekeriyyâ bin Adiyy ve Süleymân-ı Sicistânî’dir.İbn-i Rüşd, İbn-i Hazm ve İbn-i Sînâ da, Fârâbî’nin eserlerinin tesirinde kalarak yetişmişlerdir.
__________________ ![]() Bela tohumlar? ta??r elma Kendi çekirde?inde Bundan önce ve bundan böyle Ne yapsa,ne etse ?nsan?n en büyük dü?man? Sessizce Kendi derisinin içinde... .:♥: kLavye_GS_TE@M :♥:. |
| | |
| Sponsored Links |
| | #62 (permalink) |
| ...::GüL::... Kazandığı Turnuvalar: 1 Üyelik tarihi: Jan 2007 Nerden: sölemem,gelirsin
Mesajlar: 1,912
Ruh Hali: Teşekkürler: 71
144 Mesaja 228 Teşekkür edildi
| Cevap: Büyük Düşünürler... HZ.MEVLANA KİMDİR?HAYATI.. Özellikle Mevlana, Mevlevi, Hüdavendigar ve Mollayı Rum lakaplarıyla; Belhi, Rumi ve nadir de olsa Konevi nisbeleriyle anılan Celaleddin Muhammed, bugün Afganistan'ın kuzeyinde yer alan Belh şehrinde dünyaya gelmiştir. Alimler yetiştiren bir ailenin ferdi olan babası Baha'uddin Veled'in Belh'te sahip olduÇu büyük maddi ve manevi zenginlikler içerisinde çocukluk yıllarını geçirmiş ve sonrasında vatanı Konya olmuştur. Konya'daki hayatı, ailesi, dergahı ve eserlerine intikal eden fikirleri, O'nu günümüze çok canlı bir şekilde taşımıştır. O, daha çok ilahi aşk, sevgi, zarafet ve hoşgörüyü hatıra getiren ve İslam inancını gönüllere bu bakışla sunmayı hedef edinen bir anlayışın öncüsü olarak kabul görmüştür. Mevlana'nın hayatı ve Mevlevi yolu ile ilgili bazı önemli tarihler şu şekilde kaydedilebilir: Mevlana'nın doÇumu: Belh, 6 Rebiülevvel 604 / 30 Eylül 1207 Ailesiyle Belh şehrinden hicret: 610 / 1212 veya 618 / 1221 tarihlerinde Hicaz'a gittikten sonra Şam yoluyla Anadolu'ya geçiş, bazı şehirlerde bulunduktan sonra Larende'de ikamet edilirken Mevlana'nın Gevher Hatunla evlenmesi: Larende (Karaman), 622 / 1229 Mevlana'nın oÇlu Sultan Veled'in doÇumu: Larende, 623 / 1226 Konya'ya varış: 626 / 1229 Sultanu'l ulema Bahauddin Veled'in vefatı: Konya, 18 Rebiülahir 628 / 12 Ocak 1231 Seyyid Burhaneddin-i Muhakkik'in Konya'ya gelişi: 629 / 1232 Seyyid Burhaneddin'in vefatı: Kayseri, 638 / 1240- 1241 Şems-i Tebriz'in Konya'ya gelişi: 26 Cemaziyelahir 642 /23 Ekim 1244 Şems-i Tebrizi'nin Konya'dan ilk ayrılışı: 643 / 1246 Ricalarla geri dönmüş olan Şems'in ortadan kayboluşu: 645 / 1247 Mevlana'nın Konya'lı Kuyumcu Selahattin'i halife tayin edişi: 647 / 1249 Kuyumcu Selahattin'in vefatı: 657 / 1258 Mevlana'nın vefatı: 5 Cemaziyelahir 672 /17 Aralık 1273 "Sultanu'l Ulema (Alimlerin Sultanı) " ve "Mevlana-yı Buzurg (Büyük Efendimiz)" lakaplarıyla anılan Mevlana'nın babası Ahmet Hatibi OÇlu Bahaüddin Veled Belh'te etkin bir alin ve sufi olarak yaşamaktaydı.Onun kubveriyye tarikatının müessisi Şeyh Necmeddin-i Kübra (ö. 618/1221)'nın talebesi olduÇu kaydedilir ve tarikattaki silsilesi,Ahmet-i Gazzeli (ö.517 / 1123)'ye ulaştırır. İslam dünyasının önemli merkezlerinden biri olan Belh'te Xlll. asrın ilk yarısındaki mevcut ilmi ve siyasi ortamdan rahatsızlık duyan Mevlana'nınbabası,bütün aile efradı ve çevresiyle hicreti tercih etti,Hac maksadıyla yola çıkarak Nişabur,BaÇdat,Mekke,Şam gibi şehirleri dolaşarak Anadoluya ulaştı.Aile yol boyunca büyük alaka gördü,Mevlana babasının yanında bu ilk yolculuÇunda bir çok ünlü alimle sufi ile karşılaştı.Onların sohbetlerine tanık oldu.Larende'ye bügünkü Karaman'a vardıklarında Mevlana ve ailesi için önemli gelişmelerinin yaşandıÇı bir döneme de girilmiş oldu muhtemelen burada geçen yedi yıl zarfında Mevlana,kafilede yer alan Hace Lala Şerefettin-i Semerkandi'nin kızı Gevher hatun'la evlendirildi,iki oÇlu Sultan Velet ve Alaaddin Çelebi dünya'ya geldi,"Mader-i Sultan (Sultan'ın annesi)"lakabıyla anınlan validesi Mümine hatun vefat etti,Konya'ya intikal ettiklerinde Sultan Alaaddin Keykubat ve emirleri tarafından büyük alakayla karşılandılar. Konya'ya varıştan iki yıl sonra ailenin reisi Bahauttin Velet 80 yaşında vefat etti. Genç Mevlana'dan alim,müderris ve müftü babasının yerini alması istendi.Babasının müritlerinden Tirmizli Seyyit Burhanettin bir yıl sonra Şeyhine görmeye Konya'ya geldi ve esas olarak babasından dini ilimleri öÇrenmiş olan Mevlananın tasavvufi talim ve terbiyesiyle meşgul oldu ve ayrıca bu arada Halep ve Şam'da tahsilini ikmal etmesi hususunda'da tavsiyede ve rekabette bulundu.Buluşmalarından dokuz yıl sonra, kendisine babasının manevi yönünü tanıtıp üzerinde derin izler bırakan Seyyit Burhanettin Kayseri'de vefat etti.Bundan beş yıl sonra Şems-i Tebrizi Konya'ya geldi ve aralarındaki sohbetler büyük bir etkileşmeye neden oldu.Mevlana'nın bu buluşmadan sonra gerek hayatında ve gerekse gönül dünyasında büyük deÇişiklikler meydana geldi.Onun Şems'le olan yakın münasebetini kendileriyle eskisi gibi alakadar olmaması hazmedemeyenlerin tepkileri sonucunda Eflaki'nin belirttiÇine göre 16 ay kadar sonra Şems Konya'dan ayrıldı.Ancak bu gidiş onu çekemeyenleri tatmin edecek bir sonuç saÇlamayıp Mevlana yine çevresindekilerle ilgilenmedi.Bu durumu görenlerin ve Mevlana'nın talepleriyle oÇlu Sultan Veled,önceki tatsızlıkların yaşanmayacaÇını Şems'e anlatıp onu ikna ederek birlikte Şam'dan Konya'ya döndüler.Fakat aynı nedenlerle ayrılık kaçınılmaz oldu ve üç yıl kadar süren bu münasebet artık tamamen sona erdi.Mevlana,derinden etkilendiÇi buluşma ve ayrılıktan sonra,önce Ümmü Konyalı Kuyumcu Selahatin'i kendisine halife ve hemdem edindi, oÇlu Sultan Veled'i onun kızı Fatma Hatun'la evlendirdi. Bu yıllar, huzuru, sükunu aradıÇı; derdini, aşkını, heyecanını gazellerinde ve rubailerinde dile getirdiÇi bir dönem oldu. Kuyumcu Selahattin ile olan beraberliÇi on yıl sürdü. Onun vefatından bir müddet sonra aynı sıfatla Hüsamettin Çelebi'yi tayin etti. Ömrünün son ondört, onbeş yılını Mesnevi'yi söylemekle geçirdi. Bu eserin teşvikçisi ve yazıcısı Hüsameddin Çelebi'ydi. Mevlana'nın Gevher Hatun'la evliliÇinden Sultan Veled ve Muhammed Alaaddin, onun vefatından sonra evlendiÇi Kira Hatun'dan da Alim Çelebi ve Melike Hatun dünyaya geldi. Mevlana'nn postunda Sultan Veled, Onun oÇlu Ulu Arif Çelebi (ö. 719 / 1329) soyundan gelenler bulunmuştur.Yaşamını "Hamdım, piştim, yandım" sözleri ile özetleyen Mevlâna 17 Aralık 1273 Pazar günü Hakk'ın rahmetine kavuştu. Mevlâna'nın cenaze namazını vasiyeti üzerine Sadrettin Konevi kıldıracaktı. Ancak Sadreddin Konevi çok sevdiÇi Mevlâna'yı kaybetmeye dayanamayıp cenazede bayıldı. Bunun üzerine Mevlâna'nın cenaze namazını Kadı Siraceddin kıldırdı. Mevlâna ölüm gününü yeniden doÇuş günü olarak kabul ediyordu.O öldüÇü zaman sevdiÇine, yani Allah'ına kavuşacaktı. Onun için Mevlâna ölüm gününe düÇün günü veya gelin gecesi manasına gelen "Şeb-i Arûs" diyordu ve dostlarına ölümünün ardından ah-ah, vah-vah edip aÇlamayın diyerek vasiyet ediyordu.
__________________ ![]() Bela tohumlar? ta??r elma Kendi çekirde?inde Bundan önce ve bundan böyle Ne yapsa,ne etse ?nsan?n en büyük dü?man? Sessizce Kendi derisinin içinde... .:♥: kLavye_GS_TE@M :♥:. |
| | |
| | #63 (permalink) |
| ...::GüL::... Kazandığı Turnuvalar: 1 Üyelik tarihi: Jan 2007 Nerden: sölemem,gelirsin
Mesajlar: 1,912
Ruh Hali: Teşekkürler: 71
144 Mesaja 228 Teşekkür edildi
| Cevap: John Rawls John Rawls (1921-2002) Amerikalı ahlâk ve siyaset felsefecisi. Rawls , hocalık yaptıÇı yıllar boyunca Princeton Üniversitesi, Cornell Üniversitesi, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü ve Harvard üniversitesi'nde dersler vermiştir. Bir Adalet Kuramı (A Theory of Justice, 1971) başlıÇını taşıyan kitabı siyaset kuramı alanında yirminci yüzyılda yazılmış en önemli kitap diye görülmektedir. Rawls, ceza üstüne 1950'lerde yazdıÇı ilk yazılarından tutun da etik ile doÇruluÇun temellerine yönelik yazılarına dek hemen bütün yazılarında toplumsal adalet ya da adaletin eşit daÇılımı sorunlarıyla uÇraşmıştır. Bir Adalet Kuramı başlıklı çalışmasında daha önceki çalışmalarında vardıÇı ana sonuçları biraraya getirerek "doÇruluk/haktanırlık olarak adalet" diye adlandırdıÇı özgün bir toplumsal adalet anlayışını kapsamli bir biçimde savunmaya çalışmaktadır. Bunu yaparken, egemen ahlâk felsefesi olarak nitelendirdiÇi yararcılıÇın karşısına toptan başka bir seçenek getirdiÇi görüşündedir. Söz konusu yapıtında ayrıca liberal adalet anlayışının temel il- kelerini sözleşmecilik çerçevesinde savunan bir kuram geliştirerek, bir bakıma siyaset kuramında toplumsal sözleşme geleneÇini yeniden canlandırmaya giriştiÇi görülür. Rawls 'a göre adaletli bir toplumun temel yapısı "doÇruluk/haktanırlık olarak adalet"in iki ana ilkesini onaylamaktan oluşmaktadır. Bu ilkelerden ilkine göre her insan alabildiÇine geniş temel özgürlükler dizgesi önünde eşit haklara sahiptir. İkincisine göreyse toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler en çok sayıda insanın yararı gözetilerek giderilme yoluna gidilmelidir. Rawls 'un terimcesine göre, bu ilkelerden birincisinin, yani bireysel özgürlüÇün, "fark ya da ayrım ilkesi" diye de bilinen ikincisi karşısında önceliÇi vardır. Bu nedenle, konuşma özgürlüÇü ve ibadet özgürlüÇü gibi birtakım temel özgürlükler toplumun daha az avantajlı olan kesimlerinin üyelerinin konumlarını geliştirmelerine engel olacak biçimde işletilemezler. Bu anlamda toplumsal kurumlar toplumun refah açısından en kötü durumda olan kesimlerinin durumlarının iyileştirmek için tasarlanmak zorundadırlar. Rawls 'un bu iki ana ilke üstüne bina edilmiş genel adalet anlayışı uyarınca savunulan çoÇıınluk kuralı şu tümceyle özlü bir biçimde dile getirilebilir: ' "Birincil düzeydeki bütün toplumsal iyiler -özgürlük, fırsat, gelir, refah, saygınlık- eşit daÇıtılmalıdır; bu iyilerden her- hangi birinin ya da bir bölümünün eşit daÇıtılmayışına ancak daha kötü durumda olan kesimlerin yararının gözetildiÇi durumlarda izin vardır." Ne var ki Rawls 'un bu sonucu temellendirirken sunduÇu uslamlama, kuramının en tartışmaya açık yönünü oluşturur. "DoÇruluk/haktanırlık olarak adalet" düşüncesi öteki bütün adalet anlayışlarından daha yeÇlenir bir şeydir. çünkü "ilk konum" adlı varsayımsal bir başlangıç noktasından seçeceÇimiz tek görüştür. Burada ilgilerimize, tercihlerimize, baÇlamlarımıza ilişkin herhangi bir bilgimiz olmadıÇından, tam bir tarafsızlıkla seçmeye zorlanırız. İşte bu "cehalet perdesi"nin arkasından usu olan birer kişi olarak yararcı, sezgici, benci seçenekleri reddedecek, "doÇruluk/ haktanırlik olarak adalet" anlayışını usa yatkın tek seçenek olarak kabul edeceÇizdir. Bir Adalet Kuramının yayımlanmasından sonra yirmi yılı aşkın bir süre boyunca Rawls yeni bir kitap yazmaya girişmemiş, bir yandan kuramını gözden geçirerek onu iyiden iyiye temellendirmeye yönelik yazılar kaleme alırken bir yandan da kuramına ilişkin eleştirileri yanıtlamaya çalışmıştır. Rawls bu sessizliÇini 1993 yılinda yayımladıÇı ve ilk kitabının bir devamı olarak alınabilecek Siyasal Liberalizm (Political Liberalism) ile bozmuştur. ÇoÇulcu ve eşitlikçi bir liberalizm savunusu olan Siyasal Liberalizm’de Rawls , özgün kuramı olan “doÇruluk/haktanırlık olarak adalet” uslamlamasını liberalizmin çoÇulculuÇuna daha bir uygun hale getirme uÇraşı içine girmiştir. Rawls ’ın bu kitabındaki temel amacı , taşları yerine oturmuş bir demokraside , demokrasi kültürünün iyice yeşerdiÇi bir toplumda tüm yurttaşlarca kabul görecek haktanır bir adalet anlayışını kamusal düzeyde gerekçelendirip temellendirmektir.
__________________ ![]() Bela tohumlar? ta??r elma Kendi çekirde?inde Bundan önce ve bundan böyle Ne yapsa,ne etse ?nsan?n en büyük dü?man? Sessizce Kendi derisinin içinde... .:♥: kLavye_GS_TE@M :♥:. |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bu gençlerde büyük iş var | Haberci | Son Dakika Haberleri | 0 | 10-21-2007 00:50 |
| Büyük Okyanus'ta iki büyük deprem | Haberci | Son Dakika Haberleri | 0 | 09-30-2007 12:00 |
| Büyük Tümülüs | Rosita | Genel Tarih | 0 | 09-13-2007 14:22 |
| Büyük Melekler | eFKaRLı | DiNKültüR | 1 | 06-11-2007 12:28 |
| Juventus'ta büyük şok | EiweiSs | Genel ve Güncel Konular | 0 | 12-16-2006 15:04 |
| Klavye.com da Yenimisiniz? | Yardıma mı ihtiyacınız var ? |