Tekil Mesaj gösterimi
Alt 11-09-2007, 09:50   #5 (permalink)
PaMuK
abc
 
PaMuK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Crazy Coins Champion! Diamond Mine Champion! Eminem Mania Champion! Equilibrium Champion! Festivel Fallout Champion! Maeda Path Champion! Queen Jewels Champion! Sonic Champion! Twins Champion!
Kazandığı Turnuvalar: 1

Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: sölemem,gelirsin
Mesajlar: 1,912
Ruh Hali:
Teşekkürler: 71
144 Mesaja 228 Teşekkür edildi
Rep Gücü: 41140
Rep Puanı: 411295
Rep Seviyesi: PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)PaMuK uzayda hayat yok diyenlere en büyük kanıt =)
Resimlerim: ()
Cevap: Abdullah Cevdet

Abdullah Cevdet





Osmanlı Devletinin son devirlerinde yaşamış siyaset adamı ve yazar. Jön Türkler hareketlerini başlatanlardan ve İttihat ve Terakki Cemiyetinin kurucularından. Babası Diyarbekir Birinci Tabur Katibi Ömer Vasfi Efendi olup, 9 Eylül 1869'da Arapkir'de doÇdu. 1932'de İstanbul'da öldü.
İlk tahsilini Arapkir'de ve Hozat'ta yaptıktan sonra Mamüretü'l-Aziz (ElazıÇ) Askeri Rüşdiyesini bitirdi. Kuleli Askeri Tıbbiye İdadisinden de mezun olduktan sonra Mekteb-i Tıbbiyeye girdi. Biyolojik materyalist fikirlerin tesirinde kaldı. Dinin insan üzerindeki fonksiyonlarını inkar eden ve her şeyi madde ile açıklamaya çalışan materyalist görüşlere yer veren bazı eserler yazdı.
Talebeyken 1889'da tıbbiyeli arkadaşları ile sonradan İttihad ve Terakki Cemiyeti adını alacak olan İttihad-ı Osmani adlı gizli cemiyeti kurdu. Siyasi faaliyetleri sebebiyle birçok defa tutuklandı. 1894'te Mekteb-i Tıbbiyeden mezun oldu. Haydarpaşa Hastanesinde vazife aldı. Geçici olarak Diyarbakır'a vazifeli gönderildi. Orada İttihad-ı Osmani Cemiyetine Ziya Gökalp gibi pekçok kimseyi üye kaydetti. İstanbul'a döndükten sonra siyasi faaliyetlere devam ettiÇi ve devlete karşı olan faaliyetleri sebebiyle arkadaşlarıyla birlikte tutuklandı. 1896'da Bakanlar Kurulu kararıyla Trablusgarb'a sürüldü. Burada da siyasi faaliyetlere devam etti.
Mizan ve Meşveret adlı dergilere imzasız ve "Bir Kürt" takma adıyla yazılar gönderdi. Fizan'a sürüldü ise de oradan Tunus'a kaçtı. Paris'e geçerek Osmanlı Devletini yıkmak için faaliyet gösteren Jön Türklere katıldı. 1897'de Cenevre'ye giderek İttihad ve Terakki Cemiyetinin merkez komitesinde yer aldı. Çeşitli gazete ve dergilerde takma adıyla yazılar yazdı. 1899'da Viyana sefareti tabipliÇine tayin edildi. 1903'te tekrar Cenevre'ye giderek bir matbaa kurdu ve İctihad Mecmuası'nı çıkarmaya başladı. 1904'te Osmanlı İttihad ve İnkılap Cemiyetinin kurucuları arasında yer aldı. Çeşitli gazete ve dergilerde yazdıÇı yazılarda Sultan İkinci Abdülhamid Han ve diÇer hükümet erkanı hakkında çirkin ifadeler kullandı. 20 Ekim 1904’te İsviçre'den sınır dışı edilince, İctihad Dergisi ve kütüphanesini Mısır'a naklederek bölücü ve yıkıcı faaliyetlerine devam etti. Şura-yı Osmani Cemiyetinin idaresinde vazife aldı. Bu sırada İslam düşmanı ve müsteşrik Dozy'nin eseri Essai Sur l'histoire de l'İslamisme adlı kitabını Tarih-i İslamiyet adıyla tercüme etti. Bu kitapta Peygamberimize karşı saygısız ifadeler kullandıÇı için dindar insanların samimi duygularını rencide etti. Bu yüzden pek çok kimse tarafından, kendi yanlış fikirlerinden başkasını kabul etmeyen, Allah düşmanı manasında "Adüvvullah Cevdet" diye anıldı. Bozuk fikirlerine zamanın hakiki alimleri tarafından cevaplar verildi.
İkinci Meşrutiyetin ilanından ve İkinci Abdülhamid Hanın tahttan indirilmesinden sonra 1910 senesi sonlarında İstanbul'a dönen Abdullah Cevdet, İttihat ve Terakki ileri gelenleriyle arası açık olduÇundan CaÇaloÇlu'nda İctihad Evi adını verdiÇi binaya yerleşerek İctihad Dergisini çıkarmaya devam etti. Aynı sene içinde kurulan Osmanlı Demokrat Fırkasının ikinci başkanı oldu. Bu fırka, Hürriyet ve İtilaf Fırkasıyla birleşince de, siyasi faaliyetlerini Kürt Teali Cemiyetine girerek devam ettirdi. ÇıkardıÇı İctihad Dergisi, din ve devlet aleyhinde yazılar yazdıÇı için birçok defa kapatıldı. Bir ara İsviçre'ye giderek Osmanlı Devleti aleyhinde çalışan muhaliflere katılmak istediyse de isteÇi İsviçre hükumeti tarafından reddedildi. Daha sonra İttihatçıların desteÇiyle çıkan Hak Gazetesinin yazarlarından oldu. Birinci Dünya Harbinden sonra yeniden siyaset ve yayın faaliyetlerine başladı. 1 Kasım 1918'den itibaren İctihad Dergisini yeniden çıkardı. Tekrar İttihatçıların aleyhinde yazılar yazdı. İngiliz Muhipler Cemiyetini kurdu. Ayrıca İngilizlerle işbirliÇi yapan Kürdistan Teali Cemiyetinde de önemli roller aldı. İctihad Mecmuasında dini tezyif edici yazılar neşr etmeye devam etti. Bir ara Sıhhıye Müdürü olduysa da bu vazifeden alındı. 25 Mayıs 1920'de bu vazifeye yeniden tayin edildi. Fakat yedi ay sonra tekrar alındı. Yeniden neşr etmeye başladıÇı İctihad Dergisinin 1 Mart 1922 tarihli 144. sayısında BahailiÇin yeni bir din olarak kabul edilmesini tavsiye etti. İstiklal Harbinden sonra İctihad Dergisinde yeni idareyi öven yazılar yazarak nüfuz kazanmak istedi. Bu mecmuada Türkiye'nin nüfus politikasıyla ilgili olarak; "Neslimizi ıslah etmek, kuvvetlendirmek için Avrupa'dan ve Amerika'dan damızlık erkek getirmek gerekir." şeklindeki iddiasının yer aldıÇı bir yazıyı kendi imzasıyla yayımladı. Bu yazısı bütün yurtta büyük ve derin bir nefrete sebep oldu.
Ömrünün sonuna doÇru tamamen yalnız kalan Abdullah Cevdet 29 Kasım 1932'de öldü.
__________________

Bela tohumlari tasir elma
Kendi çekirdeginde
Bundan önce ve bundan böyle
Ne yapsa,ne etse
İnsanın en büyük düsmani
Sessizce
Kendi derisinin içinde...


.:♥: kLavye_GS_TE@M :♥:.
PaMuK isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla